Bu ülkede… Muhalefette olmanın doyulmaz lüksü!

Yayınlanma : 27 Ekim 2026 14:15
  • atatürk üniversitesi

Siyasette en konforlu alan muhalefettir.

Sırtında yumurta küfesi yoktur…

Aklına gelen her kelamı savurur…

Sıfır risk, minimum sorumluluk…

Bazen şöyle bir durum olur:

Muhalefet bakar ki, seçmen bizi iktidar yapmaya çalışıyor.

Öyle bir panikler, öyle bir korkar ki…

Anında akla ziyan taktiklerle, iktidara gelme ihtimalini ortadan kaldırır.

Tıpkı şu sıralar olduğu gibi…

İktidar, sorumluluktur.

İktidar, gövdeni taşın altına koymaktır.

Oysa…

Türkiye’de muhalefetin böyle bir yükümlüğü yok.

Yakası açılmamış yalanları da söylese…

Kan donduran cinsten iftiralar da atsa…

Siyaseten bir bedel ödemiyor…

Ellili yılların Türkiye’sinde, Demokrat Partili genç bir siyasetçi, İsmet Paşa’ya bindireyim derken hızını alamayıp; “Bu İsmet Paşa ki, bir asker kaçağıdır” der.

Daha tecrübeli olan başka biri, o genç siyasetçiye der ki: ”El insaf kardeşim. Hem İsmet Paşa diyorsun hem de asker kaçağı. Hiç olmadı bu…”

O genç siyasetçinin verdiği cevap çok manidardır:

“Ama gördünüz salondakiler nasıl ayakta alkışladı.”

Evet…

Dün olduğu gibi bugün de yalan ve iftirayı ayakta avuçlarının ayaları patlarcasına alkışlayanlar var.

Ne yazık ki…

Ülkemizde işte o damardan beslenen ve siyasi mevcudiyetini, iflah olmaz müzmin muhterislerin omuzları üzerinde devam ettiren bir muhalefet anlayışı var.

Tahribat gücü ne kadar can yakıcı olsa da zerre umurunda olmaz…

Yeter ki gayri memnunlar namludan çıkan birer kurşuna dönüşsün…

Ülke zor durumda kalır, millet sıkıntı çeker, devlet tökezler…

Muhalefet için tırıs gelir tırıs gider.

Yahut da...

 

Pazara mum gelmiş körün umurunda mı?

Hiçbir iktidar yoktur ki, tenkitten ari olsun.

Hiçbir iktidar yoktur ki, her icraatıyla sütten çıkmış ak kaşık olsun.

Bu hakikat olanca çıplaklığıyla ortadayken…

Eğer bizde olduğu gibi muhalefet yalnızca yalanı putlaştırıp, iftira üzerine siyaset bina ediyorsa anlayın ki mesele, sizin anladığınızdan çok başka bir şey…

Kimseyi hain ya da işbirlikçi diye yaftalayamam; Allah’a sığınırım.

Ahmaklar, şuursuzlar ve burnunun ucunu göremeyecek kadar basiret mahrumları var.

Öyle izan yoksunları ki…

İktidara söveyim derken düşman masalarında meze oluyorlar.

O klasik tespit doğrudur:

“İktidar her yerde, muhalefet yalnızca demokraside olur.”

Allah aşkınıza o muhalefet, bizde olduğu gibi mi olmalı?

Olursa eğer…

Sonuç şudur:

 

“Benden bu kadar” demediği sürece Tayyip Bey, bu zelil muhalefete daha çok tur bindirir…

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.