Zekatlar artık Erzurumspor için!

  • atatürk üniversitesi

Nüfusunun yarısından çoğu zekatla geçinen şehirden yeni sesleniş:

İstanbul bir kampanya başlatabilir. Misal; diyebilir ki:

Zekatlar artık Erzurumspor için!

Erzurumspor kime ne ifade ediyor?

 

Daha önce yazmış ve altını da kalınca çizmiştik:

Erzurum, nüfusunun yarısı zekatla geçinen bir şehir!

Bu hakikat olanca çıplaklığıyla ortada dururken, şimdi yeni bir meseleyle karşı karşıyayız.

Erzurumspor FK, Süper Lig’e çıkmasına çıktı da, peki bu yeni serüvende kaynak nereden gelecek?

Ne yazık ki bu soruya, kulüp yöneticileri dahil kimse esaslı bir cevap veremiyor.

Veremiyor. Çünkü:

Ortada elle tutulur bir kaynak yok.

Erzurumspor gibi marka değeri yüksek olmayan takımlar, yalnızca maç yayınlarından elde edilen gelirlerle sürdürülebilir olamıyorlar.

Yani başka girdilerinizin de olması gerekiyor.

Nedir o girdiler?

Reklam, sponsorluk ve bağış…

Şimdi gelin işin bu cephesine hep birlikte bakalım.

Erzurumspor FK, bu üç alandan hangisinde adından söz ettiriyor?

Reklam, yok denilecek düzeyde…

Var, ama o reklamlar Süper Lig sıkletinde ağırlık getirmez. Daha büyük kurumsal reklam olmalı ki, bütçenize bir katkı sunsun.

Sponsorluk işi de hikaye…

Şu ana kadar şöyle esaslı bir sponsor Erzurumspor’un kapısını çalmadı. Kerhen çalanlar da, ya kamuoyu önünde söylediği rakamı ödemedi yahut da telefonlara çıkmadı!

Bağış noktasında vaziyet nedir?

Akmasa da damlayan bir musluk var. Yani büsbütün kesik değil.

Eskiden Erzurum dışındaki iş insanları, kapıları her çalındığında takıma dişe dokunur destek olurlardı. Öyle ki Erzurumspor, uzun yıllar bu bağışlar sayesinde ayakta durdu.

Köprülerin altından o kadar su geçmiş olmalı ki, eski çanlar bardak olmuş…

Eskiye oranla bugün ülke genelinde, daha çok hatırı sayılır ölçüde zengin olan hemşerimiz var.

Hele bazıları var ki, istese Erzurumspor FK’yı bünyesine alıp, bırakın Türkiye’yi Avrupa genelinde bile adından söz ettirebilir.

Lakin şimdiye kadar değil böyle bir talepte bulunan, asparagas haber olarak bile kimse çıkmadı.

Hoş kimseyi ifşa edecek değiliz de, şu kadarını söylemek zorundayız:

Kapısına gidilen kimi ultra zengin hemşerilerimizin, “…madem buraya kadar gelmişler, şunlara üç yüz beş yüz bin lira verin de gitsinler” dediklerini biliyoruz.

Erzurum adı, ne yazık ki kimi Erzurumlular için bir mana ifade etmiyor!

Hoş, futbola olan ilgisizliklerinden değil. Zamirinde başka şeyler var.

Kimilerinin şöyle şeyler söylediklerini duyduk.

“Biz Erzurum’a zekat veririz, Ramazan kolisi göndeririz bu kadar. Biz Erzurumspor’a ciddi bağış yaparsak birileri elde edilecek olan başarıyı bizim üzerimizden kazanmış olur. Bu durumda da Mehmet Sekmen dördüncü kez başkan seçilir.”

Düşünce sizin, plan sizin…

İş insanı olduğunuza göre, hesap kitap işinden iyi anlarsınız.

Ben size sadece şunu hatırlatacağım:

Sekmen siz ve bazılarına rağmen, aday olur ise eğer dördüncü kez de seçilir, beşinci kez de…

Erzurum seçmeni, Mehmet Sekmen’i sizin kriterlerinize göre değerlendirmiyor.

Hizmetlerine bakıyor, çabasına bakıyor…

Neyse…

Dönelim Erzurumspor…

Dünya genelinde olduğu gibi elbette ki ülkemizde de futbol artık bin endüstri…

Amatör duygular ve cami avlusunda toplanan bağışlarla yürütülecek bir sektör değil yani…

Dev bütçeler, uluslararası bağlantılar, gelir getirecek yatırımlar…

Erzurum bunların tamamından mahrum bir şehir…

Büyükşehir, daha doğrusu Mehmet Sekmen olmasaydı, Erzurumspor değil Süper Lig, korkarım ki amatör kümede olurdu ancak…

Futboldan anlamadığımı, ama önce Erzurumsporlu sonra da Fenerbahçeli olduğumu defaten yazmışımdır.

Buradan hareketle futbolu bilen arkadaşlarıma sordum.

“Nedir” dedim. “Bu işin hülasası?”

Canımı acıtan şu cevabı verdiler:

“Erzurumspor, Süper Lig başlamadan şayet en az sekiz iyi futbolcu transfer edemezse hali vahim olur.”

Anlamıyorum, fakat bir yandan da merak bu ya soruyorum:

“Pekii Erzurumspor’un, bu en az sekiz iyi futbolcuya alacak kudreti var mı?”

Yüzlerini ekşiterek konuştular:

“Yok, imkansız!”

Şu halde geriye yepyeni bir soru kaldı:

“Ne olacak?”

Şimdilik bütün diller ahraz…

Tezene ne çalarsa çalsın…

Bazı haller vardır ki…

Misal; pazara gelen mumların amaları zerre kadar ilgilendirmemesi gibi…

Farkındayım sizin de moraliniz bozuluyor, keyfiniz kaçıyor.

Cahit Sıdkı Tarancı o meşhur “Otuz Beş Yaş” şirinde diyor ki, “… insan bu yaşa gelince öğreniyor. Su boğar, ateş yakarmış.”

Bazı sualler vardır ki girdaptır, bazı sualler vardır ki nardır gibidir…

Meydanda öylece duruyor:

Ağır mı ağır bir yük…

Ahmet’e bakıyorum, zarif bir dal…

Görüyorum; o dal, bu ağır yükü taşıyamaz, kırılır.

Televizyon ekranlarından, “Erzurumspor için canımız bile feda olsun” diyenlerin yüzde yirmisi “… al benden de bu kadar” diyebilseydi eğer, bugün Erzurumspor uçuşa geçerdi.

“Sermaye el değiştirdi” diyorum ya ara kere…

Birileri bunu başka yerinden okuyor.

Ben, “Sermaye derken paranın yanı sıra: esasında üsluptan, mensubiyetten, hemşericilikten bahsediyorum.

Öfkeniz hemen maya olmasın.

Ağlayarak söylüyorum:

Erzurum tükenmişlik sarmalında…

Kafa kağıdında “Erzurumlu” yazan bir iş insanının ofisinde, Erzurum’a dair en küçük bir emare bulundurmaması sizce normal mi?

Sizi temin ederim ki, enseyi karartanlardan değilim.

İşim gereği hakikatleri de yazmakla mükellefim.

Erzurumspor FK, yeni sezona, transfer düzeyinde adam akıllı bir başlangıç yapamazsa…

Gerisini demeye kelamım kifayetsiz kalıyor.

Sümmani ne diyordu?

“Ya bir çift kanat ver, ya kuş eyle.”

Manzara-ı umumiye göre belli ki, Erzurumspor kuş olup uçamayacak…

Hiç olmazsa kırık da olsa kanatları olsun…

Bize, bizden olanlar gelsin…

Bize, bizdenmiş gibi görünen ama bizi sevmeyenler gelmesin…

Öyle ki canımız yanınca günün sonunda, tam da şairin dediğini terennüm ederiz:

“Yüzde ısrar etme doksan da yeter.”

Tut ki, Erzurumspor Süper Lig’de olmaz.

Kıyamet mi kopar?

Kıyamet kopmasına kopmaz da bir hakikat ortaya çıkar:

Kim kaç okka çekiyor?

Almanya’da bir Türk’le Alman arkadaş olmuşlar.

Gel zaman git zaman arkadaşlıkları ilerlemiş.

Bizim Türk, Hansa soruyor:

“Bu Almanya’nın hali ne olacak?”

Artık kaç bira içmişse…

Erzurumspor “ayık” hemşerilerini arıyor.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Ali er30 Haziran 2026 00:48

    Erzurum hızlı tren istiyor fabrika istiyor iş aş istiyor 8 senedir tramvay istiyor 40 senedir söylemez barajı bitsin istiyor biz maç spor istemiyoruz

  • melik aras29 Haziran 2026 18:45

    ARTIK SENİN ZAMANIN GEÇMİŞ YAZILAR ÇIK SEVİYESİZLEŞTİ BU İŞLERİ BIRAK EMEKLİLİĞİN TATINA BAK

  • Osman Yıldız29 Haziran 2026 10:26

    Mehmet bey Bence çağrınzı çok hatalı! Zekat? Futbol? Bunun yerine daha değerli çağrıalr yapabilirsiniz. Erzurum kış memleketi, Fakat kış nimetelrinden faydalanamayan bir şehir. Bu yönden çalışmalar yapılmalı. 1950 rakımın getirdiği dezavantajları avanataja dönüştürebilecek düşünceelr üzerinden Erzurumspor Fk okunmalı. Düşünmelisiniz.

  • Yılmaz Çoban 29 Haziran 2026 06:05

    Selamun aleyküm değerli abiciğim. Erzurumlunun her alanda derdiyle dertlenmeniz ve ifade ettiğiniz gibi gazetecilik kimliğiniz gereğince ve kanaatimce bir Erzurum ve insan sevdalısı olarak hakikatleri dile getirdiğiniz için fırsat buldukça yazılarınızı okumaya gayret eden birisi olarak teşekkürlerimi arzediyorum. Zikrettiğiniz, merhum ve mağfur Sümmani babanın “Ya bir çift kanat ver, ya kuş eyle.” dediği gibi Erzurumun zor hayat koşullarından kısıtlı imkanlarından bir uçuş serüvenine çıkan kıymetli hemşehrilerimiz gittikleri yerlerde Elhamdülillah gayret ettiler büyük zorluklar, sıkıntılar çektiler ve alanlarında birer kuşa dönüştüler. Eğitimden,Diyanet, Hukuk,Sağlık, Sanayi,Ticaret,Siyaset vs. Elhamdülillah her alanda birer Anka kuşu oldular. Gurbet ellerde birbirleriyle kenetlendiler kurdukları STK"larla hemşehrilerine ve Erzuruma destek oldular. Yazınızın ana konusu Erzurumspor'a gelince; değerli abiciğim. Bizim Erzurumumuzun yerel anlamda güçlü bir sanayisi ve ticaret ve dahi üretim imkanı yok. Ama çok güçlü bir insan sermayesi ve ellerinden tutulacak yetenekli gençleri var. Bugün dünya kupası finallerinde Yakutiye'nin nüfusu kadar nüfusu olmayan ülkeler mücadele ediyor. Fakat biz hala yabancı transferi, dışarıdan gelecek transferlerle elde edeceğimiz hayali ve geçici başarılara odaklanıp bu milletin alın teri ve binbir emekle elde ettiği imkanları üç beş yabancının cebine koyup gönderme derdindeyiz. Başarı istiyorsak. Çalışmak üretmek kendi evlatlarımıza güvenmek ve onlara sahip çıkmak zorundayız. Mahalle aralarında naylon topla oynayan çocuğumuza birtakım hayaller kurdura bilmek zorundayız. Bizler elhamdülillah Nene hatunların, Abdurrahman Gazilerin, İbrahim Hakkı hazretlerinin ve sayısız değerli şahsiyetlerin bakiyesiyiz. YETER Kİ BU MİLLETİN EVLATLARINA GÜVENİLSİN İMKAN VE FIRSAT VERİLSİN, SAHİP ÇIKILSIN. HEDEFLER GEÇİCİ DEĞİL KALICI OLSUN. Rabbimiz ne kadar güzel buyuruyor. "​وَلَا تَهِنُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ ​"Gevşemeyin, hüzünlenmeyin; eğer (gerçekten) inanıyorsanız üstün olan sizsiniz."(Âl-i İmran,139) Kıymetli abiciğim, Rabbim sizlere sağlık afiyet ve hayırlı ömürler lutfeylesin. Muhabbet ve saygılarımla, Allah'ımıza emanet olun.

  • Dadaş29 Haziran 2026 06:02

    Erzurum spor yönetimi ve erzurum sporlular mantaliteyi değiştirmeseler nerede olurlarsa olsunlar başarılı olmaları mümkün değildir. Oda şudur. Dünya futboluna sunacağımız vizyon nedir? Taşıma suyla değirmenin dönmeyeceği aşikar. O halde sadece ve sadece bu şehrin soğuğunu yiyen özbe öz evlatlarıyla sahaya çıkacak kapı gibi arkalarında durulacak. Yensede yenilsede başüstüne diyecek,İster amatörde olsun ister süper ligde olsun yakalanacak en VİZYON VE MUTLULUK budur. Onun haricinde Siirt Jetpa spor gibide olsa kısa bir süre sonra hatırlanmayacaktır.