Türkiye Futbol Federasyonu, bak futbol otoritesi(!) Güvenç Kurtar sana talimat veriyor, duy artık…
“Erzurumspor’un ne işi var Süper Lig’de?”
Biliyoruz ilk fırsatta düşüreceksiniz…
Yıllar önce Erzurumspor yine Süper Lig’e çıkmıştı.
Galatasaray, Erzurum’a gelmişti.
Maçın sonucunu hatırlayamadım şimdi. Ama maçtan sonra İstanbul’a geri dönen teknik direktör Fatih Terim aynen şöyle demişti:
“O soğukta, karda kışta top mu oynanır mı?” Ne işi var Erzurumspor’un bu ligde?
Aslında bu bakış yalnızca Fatih Terim’e mahsus değildir Batıdaki pek çok takımın, teknik adamlarının ve futbolcularının da görüşüdür!
Hatta bazı hakemler de aynı kulvardadır.
Kimileri sesli düşünüyor, kimileri de kapalı kapılar ardında seslendiriyor bu görüşünü!
Tıpkı eski bir teknik direktör olan spor yorumcusu Güvenç Kurtar’ın “Karda kışta Erzurum’da maç mı olur” demesi gibi…
Güvenç Kurtar gibi ömrünü futbola adamış bir kişinin, bu seçkinci ve tepeden bakışı, futbolun “mabedi” denilen İstanbul’un, Doğu ve Güneydoğu illerindeki takımlardan nasıl da hazzetmediklerini ele vermektedir.
Yoksa onlar da bal gibi biliyor ki, kimse yarım metre karın ya da buzun üzerinde top oynamıyor. Bilakis bu statların tamamı alttan ısıtma sistemine sahip…
Erzurum’un İstanbul’a uzaklığı esas sebeptir; ama bunu dile getirmeyip karı kışı bahane ediyorlar.
Diyarbakır’da kar kış yok. Buna rağmen aynı zihniyet, Amedspor’un da Süper Lig’de olmasını hazmedemiyor.
Siz hiçbir taşra takımının oyuncularından, “O nemde ve sıcakta top mu oynanır? Ne işi var Galatasaray’ın Süper Ligde?” dediğini duydunuz mu?
Avrupa’da çok sayıda il de tıpkı Erzurum gibi kış iklimine sahip… Özellikle de İsviçre…
Oralarda bu türden bir itiraz var mı?
Yok; tabi ki…
Olsa bile o kişiyi spor sektöründe barındırmazlar.
Kar ve buz yok da zaten…
Soğuk havada ise, doksan dakika top oynayan hiçbir futbolcu donmaz.
Sürekli hareket halinde değil mi?
Uzmanlar, sıcakta oynamanın daha zor olduğunu söylüyorlar.
Erzurum’un, Diyarbakır’ın haddine mi Süper Lig?
Tam da bunu söyleyecekler de, o kadarına cesaret edemedikleri için karı-kışı bahane ediyorlar.
Tepki çığ gibi…
En serti de AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu’ndan geldi.
Başka sivil toplum örgütleri de boş durmadı, tavır koydu.
Türkiye’yi, İstanbul’dan ibaret zanneden bir kesim var bu ülkede…
O kesim, vaktiyle Trabzonspor’u da kabullenmekte çok zorlanmıştı.
Çok eski yıllarda İstanbul Ligi varmış.
Zahir yine öyle bir şey istiyorlar.
İstanbul’daki takımlar kendi aralarında müsabaka yapsın!
Erzurum’da top oynarlarsa donarlar, Diyarbakır’da oynarlarsa da şeker gibi erirler!
Beklerdim ki bu spor yorumcusu Beşiktaş maçından sonra Erzurum’a dair şöyle bir değerlendirme yapsın:
“Doğu’dan bir takım yıllar sonra yine Süper Lig’e yükseldi. Hoş sefa geldi; ama üzülerek ifade etmek isterim ki Erzurumspor, bu kadroyla, bu oyunla Süper Lig’de kalıcı olmaz, en azından olması çok çok.”
Biz de derdik ki, “Hoca çok haklısın. Meselenin farkındayız; hatta bunları yazıyoruz bile…”
Ne yani tut ki Galatasaray’ı, İstanbul’da yenersek eğer netice tescil edilmeyecek mi?
“Siz buraya soğuk ve kar-buz getirdiniz bu sayılmaz” mı diyecekler!?
Derlerse de şahsen şaşırmam…
Bu kafa, devletin uzun yıllar önce İstanbul’da birçok plajı imtiyazlı sınıfa ait olmaktan çıkarıp, halka açtığında şu manşeti atmışlardı:
“Plajları halka açtılar, vatandaş artık plaja gidemiyor.”
Bilmiyorum.
Futbol Federasyonu’nun şöyle bir yetkisi var mı?
Misal…
Anadolu’dan bir takım ola ki Süper Lig’e çıkarsa, bilinmelidir ki üç büyük takım onlarla asla top oynamayacak ama hükmen galip ilan edilecekler!
Böyle bir şey olsa kimbilir Fatih’le Güvenç nasıl sevinç naraları atar!














