Katil İsrail’in ağzı kulaklarında!
İşte malumun ilamı:
“İran tamam, sıradaki hedefimiz düşünsün artık!”
“İran savunma sanayiinde ciddi bir yol almıştı. Durdurmamız gerekirdi, biz de şimdi bunu yapıyoruz işte.”
Bu söz, tam da tahmin ettiğiniz gibi ABD Başkanı Trump’a ait…
Dün söyledi, henüz mürekkebi kurumadı.
Tamam; diyebilirsiniz ki, “Trump bu… Akşam başka sabah başka konuşur.”
Öyle ama sanki bu küstahça buyurganlığın altında, başkalarına da aba altından sopa gösterme var.
Daha birkaç gün önce vefatının yıldönümünde yadettiğimiz rahmetli Erbakan Hoca vaktiyle demişti ki, “Sakın unutmayın, günün birinde İran saldırıya uğrar ve yıkılırsa sıra Türkiye’ye gelecektir.”
Merhum, kahin de değildi falcı da…
O, tarihi çok iyi bildiği için yarınları da tahmin edebilecek ferasete ve izana sahipti.
İşte gelinen nokta ortada…
İran tarihinin en ağır, en acımasız ve en kalleş saldırısına maruz kaldı.
Tamamı kız çocuklarından oluşan ilkokulu bombalayan Siyonist İsrail, 81 çocuğu acımasızca katletti.
İran’ın dini lideri ve beraberindeki kurmay heyeti aynı anda toplantı halindeyken öldürüldü.
İran cehennemi yaşıyor.
İran’da kimse için artık “yarın” diye bir şey yok.
Bir yanda tepesine yağan bombalar diğer yanda uğradığı ağır ihanet…
İran halkı hangisine yansın?
Devlet kevgire dönmüş İran’da…
Bu yapıdaki bir rejimin yaşama şansı var mı sizce?
Düşmandan çok içindeki hainler vurdu İran’ı…
…
Dönelim tekrar yazının girişine…
ABD Başkanı Trump, o sözüyle Türkiye’yi üstü örtülü tehdit etmiyorsa, peki kime parmak sallıyor o halde?
Elbette ki, “En kıymetli müttefikimiz” dediği Türkiye’ye…
Değil mi ki Türkiye, savunma sanayiinde dünyanın gıpta ile takip ettiği bir mesafe aldı.
Sizce bu gelişme, başta insanlığın katili olan İsrail’i ve erketesi Amerika’yı memnun mu ediyor, rahatsız mı?
Eskiden ülkeler birbirlerine duydukları hasımlıkları gizli saklı güderlerdi.
Trump’la birlikte küresel düzen değişti.
Başta Amerika ve İsrail olmak üzere, kimi emperyalistler kin ve nefretlerini kapalı kapılar ardında değil, kameraların önünde kusuyorlar.
“Türkiye ne Venezuela’ya ne de İran’a benzer.”
Haklısınız; benzemez elbet…
Benzemez de…
Üzerimize hesap içinde hesap yapanların da, şeytanın bile aklına gelmeyecek oyunları var.
İçimizdeki işbirlikçi şeytan eniklerinin pusuya yatıp beklediklerini de lütfen es geçmeyin…
İsrail’in vampir yöneticileri her fırsatta, “Ortadoğu’da İsrail için asıl tehlike Türkiye’dir” deyip durmuyorlar mı?
İlla da meclislerinde kanun çıkarıp, savaş mı ilan etmeleri lazım ki…
Bize olan düşmanlıklarını görmüş ve anlamış olalım?
Öte yandan…
Daha on yıl önce FETÖ terör örgütü, bunların desteği ve içimizdeki hainlerin eliyle darbe yapmaya kalkmamış mıydı?
Unutmayın ki…
Ağacı kurutan içindeki kurttur.
Dünya artık dünkü dünya değil.
Haydutluk yeni bir milat...
Bütün insanlık şahit oldu:
Bu adaletsiz düzende, Amerika ve İsrail belirliyor şartları…
Dün Venezuela, bugün İran, yarın kim?
Bu sorudur, Türkiye’yi diri ve uyanık tutacak olan…
Ne Avrupa ne NATO ne de Birleşmiş Milletler bu eşkıyalığa “dur” diyebilecek kudrette…













