UNUTULMAZ ERZURUM TORTUM ŞELALESİ GEZİSİ

  • atatürk üniversitesi

Öğrencilerimi sınıf, kantin, yurt ve cadde kıskacından çıkarak Tortum Şelalesi’ne bir gezi düzenlemelerini salık verdim. Bu gezilerine ben de katılacağımı, geziden sonra da gezi notunu yazarlarsa köşemde yayınlayacağımı söyledim. Bu yazı öğrencilerimin kendi düşünce ve duygularını dile getirerek yazdıkları yazıdır. 

Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği 3. Sınıf öğrencileri olarak Edebiyat Sosyolojisi dersi hocamız Prof. Dr. Zübeyir SALTUKLU ile 17 Mayıs Pazar Günü yaptığımız gezidir.

Günlerden Pazar… Sabahın ilk ışıkları penceremden içeriye doluşurken ben yarı baygın bir şekilde sınıfça geziye gideceğimizi hatırlıyorum. Geç kaldığımı zannederek hemen yataktan fırlayıp telefonuma bakıyorum; saat henüz yedi. Kendi kendime çok iyi diyorum, iki saat var daha toplanmamıza. Hazırlandıktan sonra Ilıca yolu üzerinden yola çıkarak meşhur Erzurum Lisesi’ne doğru harekete geçiyorum. Yol esnasında gideceğimiz yerler hakkında bazı araştırmalar yapıyorum. Tortum Şelalesi’nin, Tortum Gölü’nün Tev Vadisi’ndeki heyelan kütlesini aşarak dökülmesi neticesinde oluştuğunu ve 21 metre genişliğine, 48 metre yüksekliğine sahip olduğunu öğrenince merakım daha çok artıyor. Bu arada Erzurum Lisesi’nden de bahsetmek gerekir. Hani İstanbul’un Mekteb-i Sultanisi ya da Kabataş Lisesi yine Kahramanmaraş’ın “Kara Lise” diye tabir edilen Kahraman Maraş Lisesi; İstanbul ve Kahramanmaraş için ne kadar önemliyse işte Erzurum Lisesi de Erzurum ve Erzurum halkı için o kadar önemlidir. Bu Lise niçin önemlidir? Erzurum Lisesi, Sultan II. Abdülhamid tarafından 1889 yılında yaptırılmıştır. Bu lise 1914-1918 yılları arasında öğretmen ve öğrencileriyle birlikte 1. Dünya Harbi’nin çeşitli cephelerinde savaşmış, bazıları şehitlik makamına erişmiştir. 1924 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün de bizzat ziyaret ettiği Erzurum Lisesi; Erzurum ve Dadaş ruhunun tezahürlerinin apaçık gözüktüğü tarihi mekânlardan biridir. Erzurum Lisesi’ne vardıktan sonra Menderes ağabey şoförlüğünde servise biniyor ve öne oturuyorum. Tabii, yol esnasında giderken notlar alıyorum. Bir süre sonra karşımıza Sarıkamış faciasının yaşandığı meşhur Allahuekber dağlarının paraleli Kargapazarı dağları karşımıza   çıkıyor. Bu dağların en yüksek yeri 3288 metre. En yüksek tepesinde NATO’nun Kafkasları gözleyen Radarını Kıymetli Prof. Dr. Zübeyir Saltuklu hocamız bize gösteriyor.

Bakıyorum ki hocamız bizden de heyecanlı, niçin diye kendi kendime münakaşa ediyorum. Sonra Büyük İskender’in hocası Aristo için sarf ettiği şu sözü geliyor aklıma, “Babam beni gökten yere indirdi, hocam ise beni yerden göğe yükseltti.” Evet diyorum, hocamız bize bir şeyler öğreteceği için, bizim için çabaladığından ötürü heyecanlı diyorum. İçimden hocama teşekkür ediyorum.

İlk durağımız, nüfusu 12.881 olan Tortum ilçesi oldu. Tortum merkezine giriyoruz. Mimarisini görünce sanki Ege’de herhangi bir kasabadaymışım gibi hissediyorum. Hocamız inşallah buralara atanırsınız diye dua edince hep bir ağızdan âmin dedik. Çıkışta Malazgirt’in fatihi büyük komutan Sultan Alparslan’ın heykeliyle karşılaşıyorum ve hayran kalıyorum. Daha sonra Uzundere ilçesine yakın Tortum’da bir fırın oldu. Hocamız bize orada sıcak simitler aldı. Ardından Uzundere ilçenin içerisinden akan akarsuyun yanında durduk. Bu su Tortum Şelalesine giden suydu, oradan da Çoruh Nehri’ne akıyormuş. Bu güzellikleri seyrederken arkadaşımızı elini arı soktu. Tam da İlçe Sağlık ocağının yanındaydık. Arkadaşlar acile götürüp gerekli müdahaleyi yaptırdılar.  Fotoğraf çektirip yolumuza devam ettik

.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.