• atatürk üniversitesi
GÜNDEM
Yayınlanma : 08 Şubat 2026 23:28
Düzenleme : 08 Şubat 2026 23:39

İran Ve Türkiye; Sorumlulukları, Fırsatları ve Ortak Geleceği Bulunan Stratejik Komşular

İran Ve Türkiye; Sorumlulukları, Fırsatları ve Ortak Geleceği Bulunan Stratejik Komşular
İran İslam Devrimi Zaferinin 47. Yıl Dönümü Münasebetiyle Şubat 2026

Alibeman EGHBALİ ZARCH

İran İslam Cumhuriyeti Erzurum Başkonsolosu

 

Dünyanın gözü kulağı İran-Amerika arasında yaşanan gerginlikte… Müzakereler savaşı önler mi, yoksa dünya büyük bir felaketin eşiğinde mi?

Türkiye bu gerilimde nasıl bir rol oynadı, oynuyor?

İşte onlarca soruya cevap aranan bu günlerde, İran’ın Erzurum Başkonsolosu Alibeman Eghbalı Zarch, iki ülke arasındaki ilişkileri Palandöken okurları için kaleme aldı. 

 

İran ve Türkiye, 560 kilometreden fazla ortak sınıra sahip iki komşu ülke olarak, bölgede ilişkileri yalnızca dönemsel gelişmelere değil; tarihsel, kültürel, ekonomik ve jeopolitik açıdan kalıcı bağlara dayanan nadir ülkeler arasında yer almaktadır. Bu komşuluk, geniş fırsatların yanı sıra önemli sorumlulukları da beraberinde getirmektedir; zira iki milletin güvenliği, istikrarı ve refahı, birçok alanda birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

Tahran ile Ankara arasındaki ilişkiler, on yıllar boyunca bölgesel bazı konulardaki görüş ayrılıklarına rağmen, daima karşılıklı saygı, iç işlerine karışmama ilkesi, diyalog ile ekonomik ve sosyal iş birliği temelinde şekillenmiştir.

Tarihî tecrübe de göstermektedir ki, iki ülke en hassas ve karmaşık dönemlerde dahi anlaşmazlıklarını diplomatik etkileşim ve akılcı yönetim yoluyla ele almayı tercih etmiştir.

İlişkilerin tarihi geçmişi ve medeniyet derinliği

İran ile Türkiye arasındaki ilişkiler, tarihsel ve medeniyet perspektifinden bakıldığında dikkate değer bir derinliğe sahiptir. Yüzyıllar boyunca iki millet arasındaki kültürel ve toplumsal etkileşimler, karşılıklı bir tanışıklık ve kültürel yakınlığın oluşmasına zemin hazırlamış; bu yakınlık özellikle edebiyat, sanat, mimari, toplumsal gelenekler ve yaşam tarzı gibi pek çok alanda açıkça gözlemlenebilir hale gelmiştir.

İki ülke arasındaki ilişkilerin önemli bir sermayesini oluşturan bu kültürel ortaklıklar ve insani bağlar, siyaset ve ekonomiyle birlikte, gelecekte sürdürülebilir ilişkilerin geliştirilmesinde temel bir sütun işlevi görebilecek niteliktedir.

Resmî iş birliği çerçeveleri ve süreğen diyalog

İran ile Türkiye arasındaki resmî ilişkiler, son yıllarda belirli mekanizmalar ve ortak kurumlar aracılığıyla güçlendirilmiştir. Bu kapsamda, 2014 yılından itibaren çeşitli alanlarda stratejik iş birliğini geliştirmek amacıyla tesis edilen Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyi, siyasi ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesinde en önemli araçlardan biri olarak değerlendirilmektedir.

Bu mekanizmaların yanı sıra, iki ülkenin farklı şehirlerde faaliyet gösteren Büyükelçilikleri ve Başkonsolosluklarının aktif varlığı, devletler ve halklar arasındaki doğrudan iletişimin güçlenmesine katkı sağlamış; yapıcı ve sürekli etkileşim için uygun bir zemin oluşturmuştur.

Ekonomik iş birlikleri; ticaret, enerji ve ulaştırma

Ekonomik iş birliği, İran ile Türkiye arasındaki ilişkilerin her zaman temel eksenlerinden biri olmuştur. Sınır ticareti, mal transit geçişleri, karayolu taşımacılığı, gümrük alanındaki iş birlikleri ile altyapı projeleri gibi alanlar, iki ülke arasındaki etkileşimin artırılması açısından önemli potansiyeller barındırmaktadır.

Bu çerçevede enerji alanındaki iş birliği özel bir konuma sahiptir. İran’dan Türkiye’ye uzanan doğal gaz boru hattı, iki ülke arasındaki uzun vadeli iş birliği kapasitesinin somut ve stratejik bir örneği olup, enerji arzının güvence altına alınmasında ve ekonomik bağların güçlendirilmesinde önemli bir rol oynamıştır.

Bölgesel koşullar ve küresel ekonomik gelişmeler dikkate alındığında; ortak yatırımlar, teknoloji transferi, imalat sanayii, tarım ve lojistik gibi alanlarda iş birliğinin geliştirilmesi, iki milletin somut çıkarlarını kayda değer ölçüde artırabilecek niteliktedir.

Turizm ve halklar arası etkileşimler; dengenin sağlanması gerekliliği

İran ile Türkiye arasındaki bağların en önemli alanlarından biri, turizm ve halklar arası etkileşimlerdir. Her yıl çok sayıda İranlı vatandaşın Türkiye’ye seyahat etmesi, iki millet arasındaki sosyal ilişkilerin yüksek potansiyelini ortaya koymaktadır.

Bununla birlikte İran’ın yaklaşımı, bu sürecin gelecekte daha dengeli bir yapıya kavuşması yönündedir; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da İran’ın kültürel, tarihî ve turistik zenginliklerini daha yakından tanıma imkânına sahip olmaları arzu edilmektedir. Kadim bir medeniyete, geniş bir kültürel çeşitliliğe ve sağlık turizmi ile doğa turizmi alanlarında önemli kapasitelere sahip olan İran, Türk turistler için cazip bir destinasyon olma potansiyelini bünyesinde barındırmaktadır.

Erzurum; İran ve Türkiye arasında stratejik bağlantı noktası ve iletişim köprüsü

Bu çerçevede, Doğu Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olan Erzurum, iki ülke arasındaki ilişkilerde özel bir konuma sahiptir. Coğrafi konumu ve tarihsel rolü sayesinde Erzurum, bölgesel etkileşimlerde her zaman etkili merkezlerden biri olmuş; günümüzde de iki millet arasında ekonomik, kültürel ve toplumsal bir köprü işlevi görebilecek niteliktedir.

Erzurum’daki İran İslam Cumhuriyeti Başkonsolosluğu, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, konsolosluk hizmetlerinin sunulması ve ekonomik ile kültürel etkileşimlerin desteklenmesi amacıyla yapıcı bir yaklaşımla faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu temsilcilik, vatandaşlara yönelik hizmetlerin yanı sıra; ekonomik aktörler, yerel kurumlar, ticaret ve sanayi odaları, üniversiteler ve kültür merkezleri arasındaki iletişimin kolaylaştırılması sürecinde de etkin bir rol üstlenmektedir.

Gerçek şu ki Erzurum, bir sınır kenti olmanın ötesine geçerek bölgesel bir iş birliği merkezine dönüşme potansiyeline sahiptir; bu merkez aracılığıyla Doğu Türkiye illeri ile İran’ın kuzeybatı bölgeleri arasındaki ekonomik, turistik ve kültürel fırsatlar güçlendirilebilir.

Kültürel iş birlikleri ve ortak mirasa saygı

İran ile Türkiye arasındaki ilişkilerin değerli yansımalarından biri, kültürel ve tarihî mirasa yönelik karşılıklı saygıdır. Bu çerçevede, Türkiye tarafından Erzurum’da İran’a ait 55 tarihî eserin iade edilmesi, kültürel iş birliğinin önemli bir örneği ve iki ülke arasındaki karşılıklı güven ile saygının somut bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.

Bu tür olumlu adımlar, yalnızca resmî ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlamakla kalmamakta; aynı zamanda kamuoyu düzeyinde de dostluk, saygı ve ortak sorumluluk bilincine dair açık ve güçlü bir mesaj iletmektedir.

Zorluklar ve görüş ayrılıklarının diyalog yoluyla yönetilmesinin gerekliliği

Kuşkusuz iki ülke arasındaki ilişkiler, pek çok uluslararası ilişkide olduğu gibi, tamamen sorunsuz değildir. Suriye ve Irak’taki gelişmeler başta olmak üzere bazı bölgesel konulardaki görüş farklılıkları, zaman zaman ilişkilerin seyrinde dalgalanmalara yol açmıştır.

Bununla birlikte tecrübe göstermiştir ki İran ve Türkiye, söz konusu görüş ayrılıklarını diplomatik diyalog, karşılıklı saygı ve birbirlerinin güvenlik hassasiyetlerini anlama çerçevesinde yönetmeye özen göstermiştir. Bu akılcı yaklaşım, yalnızca iki ülkenin çıkarlarına değil, aynı zamanda bölgesel istikrarın güçlendirilmesine de hizmet etmektedir.

Geleceğe yönelik fırsatlar; kazan-kazan temelli iş birlikleri

Mevcut koşullar altında, İran ile Türkiye arasındaki iş birliği fırsatları geçmişe kıyasla daha da dikkat çekici bir hâl almıştır. Geleceğe yönelik başlıca iş birliği alanları şu şekilde sıralanabilir:

  1. Sınır iş birliklerinin geliştirilmesi ve yasal, sürdürülebilir ticaretin kolaylaştırılması
  2. Ortak güzergâhlarda ulaştırma ve transit altyapısının güçlendirilmesi
  3. İki ülkenin şehirleri arasında üniversiteler arası, bilimsel, sportif ve kültürel değişimlerin artırılması
  4. Dengeli turizmin geliştirilmesi ve İran’ın turizm potansiyelinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına daha etkin şekilde tanıtılması
  5. Erzurum gibi önemli şehirler ekseninde bölgesel ekonomik iş birliklerinin güçlendirilmesi
  6. Erzurum ile İran’daki şehirlerden biri arasında doğrudan uçuşların başlatılması
  7. Erzurum ile İran şehirleri arasında kardeş şehir iş birliklerinin geliştirilmesi

Bu çerçevede Erzurum, ekonomik ve kültürel diplomasi açısından kilit merkezlerden biri olarak rol üstlenebilir ve iki ülkenin özel sektörleri arasındaki iletişim ve iş birliği kanallarını daha da kolaylaştırabilir.

Değerlendirme; İran–Türkiye komşuluğuna geleceğe dönük bir bakış

İran ile Türkiye arasındaki ilişkiler, karmaşık ancak son derece kıymetli bir komşuluk örneğini temsil etmektedir. Bu komşulukta rekabet ve iş birliği bir arada varlığını sürdürmekte; ancak siyasal akılcılık ve istikrar ile kalkınmaya duyulan karşılıklı ihtiyaç, iki ülkeyi sürdürülebilir bir etkileşim sürecine yönlendirmektedir.

Bölgenin iki önemli aktörü olan İran ve Türkiye, ekonomik, kültürel ve toplumsal iş birliklerini güçlendirerek ve ortak kapasitelerinden etkin biçimde yararlanarak, karşılıklı çıkarlara dayalı ve kazan–kazan anlayışıyla şekillenen bir geleceği birlikte inşa edebilir.

Bu bağlamda Erzurum kenti, jeopolitik konumu ve tarihsel kapasitesi sayesinde iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde önemli eksenlerden biri olabilir ve halklar ile yerel kurumlar arasında güven tesis eden bir bağlantı noktası olarak rol üstlenebilir.

Erzurum’daki İran İslam Cumhuriyeti Başkonsolosluğu da bu bakış açısıyla, yerel makamlar, ekonomik ve kültürel kurumlar ile sivil toplumla birlikte, iki millet arasındaki dostluk ve iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde somut ve yapıcı adımlar atmaya hazırdır.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.