Haber Girişi : 13 Haziran 2016 01:34

Yıkım tamam da...

Yıkım tamam da...
Beş yıl önce belediyeler tarafından yapılan bir araştırmada, Erzurum merkezde yaklaşık 50 bin meskenin "harabe durumda" olduğu tespit edilmişti. Yine aynı araştırmada, bu "harabe"lerin en az 20 bininin acilen yıkılması gerektiği sonucuna varılmıştı. Doğru bir tespitti.
Hakikaten de "çekirdek Erzurum" dediğimiz Yakutiye bölgesi, harabe yapılardan geçilmiyor(du). Geçen süre içerisinde başta Yakutiye ve Büyükşehir olmak üzere, dört belediye de çok köklü bir "temizlik  harekatı" başlatarak belki 20 bin olmasa bile binlerce eski yapıyı söküp kaldırdı.
Bu "temizlik harekatı" öyle sanıldığı kadar kolay değil.
Bir yanda hak sahiplerinin açtığı davalar, diğer yanda Anıtlar Kurulu'nun itirazı ve başka yanda da belediyelerin kendi aralarındaki anlaşmazlık... Tabii bir de çok yüksek miktarlara ulaşan kamulaştırma bedellerinin ödenmesi...
Geçen yıl ele aldığımız bir yazımızda da temas etmiştik, bugünkü modern Kayseri'nin bu hale gelmesindeki başlıca faktör, 1950'li yıllarda iki dönem görev yapan belediye başkanı Osman Kavurmacı yani namı diğer Kambur Osman'ın devrim gibi uygulamaları olmuş.
Önce yıkmış sonra bugünkü Kayseri'yi kurmuş...
Bizde de olması gereken tam da budur.
Çok geç kalınmış olmasına rağmen neyse ki bizde de "yıkma" işi yavaş da gitse başladı ve devam da ediyor. Ancak ne var ki bizde Kayseri'den farklı olarak "yapma" işi hiç de arzulanan süreçte ilerlemiyor.
Bugün şehrin en merkezi konumundaki yerler, enkazdan temizlenmiş birer boş arsa hükmünde...
Halbuki o harabeler bir yandan sökülürken diğer yandan da yeni imar planları uygulanarak, şehrin ana dokusuna yakışan yapılaşma olmalıydı.
Nerede neyi eksik veya yanlış yapıyorlar bilmiyorum. Lakin herkes gibi benim de gördüğüm şudur:
Belediye başkanlarının hiç mi hiç aceleleri yok!
Bu şehirde şartlar belli.
Yılın 9 ayı kış altında geçen bir şehirde, belediye başkanlarının işi bu denli ağırdan alması, ya kendi aralarında yaşanan bir nizadan ötürüdür yahut da "önce yıkalım sonra ne yapacağımıza karar veririz" anlayışının sonucudur.
Erzurum'da inşaat sektörünün nasıl bir kriz içinde olduğunu artım sağır sultan da biliyor.
Büyükşehir Belediyesi, ticaretin her alanına ilgi duyduğu gibi malum inşaat işine de girdi ve besbelli ki büyükşehir bu işi giderek daha da büyütecek! Bunun doğal sonucu olarak da zaten stop demiş olan özel sektör büsbütün kepenk kapatacak ve bu şehirde belediyeden başkası inşaat namına duvarına bile çivi çakamayacak! 
Tamam; madem yeni durum bu ve madem bu yeni duruma kimsenin bir itirazı yok; o halde belediye, şehri yeni baştan imar etsin de bari içimizi karartan şu manzaradan kurtulalım! 



Etiketler : şener
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.