SEVGİ VE SAYGI ENGELİ

Engelliler günü nedeniyle sosyal medyada yapılan birbirinden güzel,  anlamlı paylaşımları ilgiyle okudum.

Kutlamayı gerektiren çok sayıda özel gün var ve çoğumuz bu vesileyle görsel, video, özlü sözler paylaşıyoruz. Böyle paylaşımlar yaptığımda ‘dostlara verdiğim nasihatleri kendim içselleştirebiliyor muyum, yoksa ‘ele verir talkını kendi yutar salkımı’ hoyratlığı içinde miyim?’ diye kendimi hep hesaba çekiyorum. Tatbik etmediğimi önermeme, önerdiğimi uygulama erdeminde biri olmak için çabalayıp duruyorum.

Engelli vatandaşlarımızla ilgili toplumun belli bir bilinç düzeyine ulaştığını söylemek mümkün. Hele ağ toplumu mahallesinin, sosyal medya ailesinin şefkat dolu yaklaşımlarını okudukça insanın gönlü şenleniyor, yüreği ferahlıyor.
Engelli vatandaşlarımıza saygı, sevgi, şefkat gösterilmesini tavsiye edenlerin, araçlarını onlara ayrılmış yere park edecek, kuyrukta önlerine geçecek, toplu taşımada yer vermeyecek, karşıdan karşıya geçerken yardım etmeme kabalığı sergileyecek halleri yok ya…

Ama tüm bu hoyratlıklara günlük yaşantımızda bol bol tesadüf ediyoruz.

Bu tablolara tanık oldukça düşünmeden edemiyorum. Bazılarımız hâlâ sevgi ve saygı engelliyiz. Öyle bir ruhsal hastalığa tutulmaktan Allah’a sığınalım. Saygı sevgi eksikliği, muhataplara usanç veren tek utanılacak hastalıktır çünkü. Bu rahatsızlığın belirtileri malum: Kaba bencillik, muhataba saygısızlık, kurala, kaideye uymamak, randevuya riayetsizlik, kuyrukta öne geçme uyanıklığı vs.

Demem o ki, varsa kendimizdeki sevgi saygı engelini tedavi edip, haddini hududunu bilen, edepli hayâlı bireyler olmalıyız. Ancak bu şekilde engelli kardeşlerimize ve tüm topluma huzur sinyalleri yayan talihli kullar haline geliriz.

Engelliler gününden söz açılmışken Cuma hutbesinden bir alıntı yapmadan geçemeyeceğim.
“Sevgili Peygamberimiz (SAS), engelli sahabeleri hayatın dışında bırakmamış, onlara yeteneklerine uygun görevler vermiştir.

Ortopedik engelli Muâz b. Cebel’i Yemen’e vali olarak tayin etmiştir. Görme engelli Abdullah b. Ümmü Mektûm’u Mescid-i Nebî’nin müezzinliği ile şereflendirmiş, Medine dışına çıktığında yerine yönetici olarak bırakmıştır.”

Bu muhteşem bilincin hepimize rehber olması temennisiyle tüm engelli kardeşlerime sevgilerimi sunuyorum; onların üstün ruh haline ve zengin gönül düzeyine beni de ulaştırmasını Allah’tan niyaz ediyorum. 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.