Ömer Çomaklı’nın üçüncü dönemi yolda mı?

Temmuz’da görev süresi doluyor…

Ömer Çomaklı’nın üçüncü dönemi yolda mı?

 

Bugünlerde rastladığım herkes hemen şunu soruyor:

“Ömer Çomaklı, üçüncü kez rektör olarak atanır mı?”

Hoca’nın görev süresi temmuzda doluyor ya…

Ben de cevap veriyorum:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın takdiri ile mümkün.”

Niye böyle söylediğimi bir cümleyle izah edeyim.

Eski sistemde, rektörler üst üste iki dönemden fazla görev yapamıyordu; yeni sistemde böyle bir sınırlama yok.

Dolayısıyla, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iradesinde bir atama…

Gelelim asıl sorulması gereken soruya:

“Ömer Çomaklı görev yaptığı bu iki dönemde, başarılı oldu mu ki üçüncü kez Atatürk Üniversitesi’ne rektör atansın?”

Nasıl ki…

Bu şehirde, büyükşehir belediye başkanı Mehmet Sekmen, ağzıyla kuş tutsa belli bir kesime yaranamıyorsa…

Ömer Çomaklı için de benzer anlayış cari…

Benim bu suale cevabım şudur:

Evet; Ömer Çomaklı, Atatürk Üniversitesi’nde iki dönem son derece başarılı bir rektörlük yaptı. Elbette ki Sayın Erdoğan’ın takdirindedir, lakin başarılı kimselerin taltif edilmesi de kamuoyunun muradıdır. Ömer Çomaklı rektör olarak geride kalan bu iki dönemde, Atatürk Üniversitesi’ni kapasite olarak büyütmekle kalmadı, bilimsel çalışmalara ayırdığı muazzam bütçelerle üniversitemizi küresel anlamda adından söz ettirir yapıya kavuşturdu.

Neredeyse hemen her gün basında, insanın göğsünü kabartan bir haber olmasın:

“Atatürk Üniversitesi bir alanda daha uluslararası dereceye girdi.”

Ömer Hoca, üniversitenin kavram olarak evrenselden geldiğinin bilincinde bir rektör olduğu için, bilimsel çalışmaları yönetimin sıklet merkezine koydu.

Popülizm yapmadı.

Ne halka sırtını döndü ne de üniversiteye halel getirecek bir eyleme imza attı.

Dünya ölçeğindeki hakemli dergilerde, hocalarımızın makaleleri yayınlanıyor ve başka ülkelerdeki hocalar bu yayınlara artık atıfta bulunuluyor.

Halep ordaysa arşın burada…

Ömer Çomaklı’nın rektörlüğü süresince Atatürk Üniversitesi muazzam bir seviyeye ulaştı.

Büyüklerimiz, “marifet iltifata tabidir” demişler.

Cumhurbaşkanımız da marifeti ödüllendiren bir liderdir.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Ali er 14 Haziran 2024 20:37

    Üniversiteden kanundan kuraldan tüzükten teamülden haberi olmayanlar kalemi alıp yazıyor. Üniversite kala kala deryanın yağcılığına kalmamış Ömer hocamın da kimseye ihtiyacı yok yaptığınız şey ayıp

  • Taha Tuğlular 12 Haziran 2024 10:26

    Hanımefendi,kusura bakmayın, işiniz, gücünüz övmek, yükseğe çıkarmak. Herhalde üniversite nedir, bundan da haberiniz yok. Üniversitenin asli görevi, bilimi teknolojiye dönüştürmektir. Teknolojiye dönüşmeyen bilimin hiçbir önemi ve değeri yoktur. Bunlar, bilim üretemiyorlar ki teknolojiye dönüştürsünler. Üniversite demek, bilim ,bilişim, teknoloji üretmek, patent alıp icat yapmak, inovasyon,nanoteknoloji, prototipler meydana getirmektir. Bunların hangisi var veya oldu. Hiçbirisi. Nobel ödülü alan bir akademisyen var mı?. Yok. 2023 yılı, ODTÜ'nün, Urap raporuna göre, AÜ, dünyanın başarılı 1000 üniversitesi içerisinde bile yok. Kendilerini halktan soyutlamışlar, kapanmışlar kampüse, ülkede fakirlik, yoksulluk tavan yapmışken, yüksek maaşlar, lüks giyim, kuşam, yeme, lüks araç ve telefonlarla, bir elleri yağda bir elleri balda, tam bir saltanat sürüyorlar ,uluslar arası bir başarıları yok , milyarlık laboratuarları, teknokentleri olduğu halde, ülke ekonomisine bir katkıları yok. Harward üniversitesi, her yıl ürettiği teknolojiden dolayı ABD bütçesine 150, Stanford üniversitesi 100 milyarlık katkı sağlıyorlar. Bunlar da 1 milyar 300 milyon bütçeyi devletten alıyorlar, devlete bir katkıları yok. Üniversite, sadece kendisine, yetişmiş olarak gelen öğrenciye akademik bilgileri veren yer değildir, böyle olursa ilkokul, ortaokul, liseden bir farkı olmaz, üniversite, teknoloji üreten yerdir. Şimdi siz bu gerçekleri görmeyip, bilmeyip neden hikâye anlatıyorsunuz ?. Birazcık okuyun öğrenin sonra yazın. Duygusallık ve hamasetten uzak durun. Selamlar.

  • Hakan Öztürk 11 Haziran 2024 12:30

    Yıllar sonra üniversite lojmanları sandıklarından oylar muhalefete gitti. Hocaların yükselme kriterlerini sürekli değiştirerek yayın sayısını artırıp popüler olan bir yönetimden bahsediyoruz.. insanlar kriterleri sağlayınca yenisi ile karşılaşıyorlar. Açık öğretime sayısalcı dekan atamak ne kadar normal daha böyle çok örnek var. Üniversite artık evrensellikten yerelliğe döndü

  • paşa gönlüm 11 Haziran 2024 01:04

    iyi sallamışsın ha sana göre çok iyi, Peki, Millete sordunuzmu? yok, bence üçüncü defa atarsa hiçte iyi olmaz seçmeni iyice kızdırırlar halk memnun değil, bizde bir söz vardır Peygamber efendimiz (asm) ne demiş '' Tebdili mekanda ferahlık vardır onun için kısacası ''' iki kez oldu tadında kalsın şu kısa ömürde emekli olup köşesine çekilsin kendide rahatlasın arkadan gelen genç ve dinamik kişiler bu işi yapsın, 62 yaşında ömür bitmiş be neyin peşindesiniz.

  • Levent sutcu 10 Haziran 2024 20:47

    Gerçekten başarılı olsaydı daha önemli üniversitelere rektör atanirdi.trt genel müdürünün "bölge müdürlüğü sizin neyinize" dediği gibi; Bu bizim neyimize yetmiyor!!!