TARLALARDAN GELEN BİÇERDÖVER SESLERİ

Yayınlanma : 31 Ağustos 2026 10:18
  • atatürk üniversitesi

Her gün önümüze onlarca haber, yüzlerce paylaşım düşüyor. Bunlar arasından özellikle Erzurum'la ilgili olanlara özel bir alaka gösteriyor, bazılarını not edip arşivimize kaydediyoruz.

Geçenlerde radarıma takılan bir haberde, Erzurum Büyükşehir Belediyesi'nin, çiftçilerin üretim maliyetlerini düşürmek amacıyla yüksek kapasiteli biçerdöverlerle hasat döneminde üreticinin yanında olacağı bilgisi yer alıyordu.

Başkan Mehmet Sekmen'in konuyla ilgili "Toprağın dili berekettir, toprağın sesi emektir, toprağın hikayesi alın teridir. Çiftçimizin üretim maliyetlerini azaltmak, verimliliği artırmak amacıyla saatte ortalama 10 ila 15 dekar alanı hasat edebilen biçerdöver makinelerimiz ile her alanda olduğu gibi tarımda da çiftçimizin yanında olmaya devam ediyoruz." Açıklamasının  altını çizip; "İşte böyle küçük küçük adımlarla büyük hedefe doğru ilerleyeceğiz." diye mırıldandım. Belediyenin tarımsal faaliyetlere tahsis edeceği   modern araç filosunu güçlendirmesini ve üreticiye tohum, gübre vs. Desteğini artırmasını temenni ettim.

"Erzurum'un yeni kalkınma paradigmasının temeli, ekonomik genetiğimize uygun tarımsal faaliyetlerdir." deyip duruyoruz. Tarıma dayalı, ileri teknoloji destekli sanayi atılımını gerçekleştirmeden, üretim ekonomisinin çarklarını hızlandırmadan, ulusal ve küresel tedarik zincirine yerel markaları eklemeden, rafları iddialı markalarla süslemeden "kalkınma süper ligine" terfimiz tatlı bir hayalden öteye geçmez!

Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği birçok değerli proje var. Doğrusu bunların hiçbiri beni, bazılarını gezip incelediğim halk pazarları ve tarıma katkı veren makine parkı kadar heyecanlandırmadı.

Halk pazarlarını dolaşırken, dar gelirliyi rahatlatan bu mağazalarda özellikle yerel üreticiden daha besi aşamasında sipariş edilecek, böylece ziraatçıya ön finansman desteği sağlanacak et, tavuk ve alabalık ürünlerinin satışının önemini düşündüm.

Belediyenin, reyonları üreticiden müşteriye aracısız ulaştırılacak yerel ürünlerle süslemeye muktedir olduğuna inanıyorum.

Köylümüzün tarlasından kulağımıza aksedecek biçerdöver seslerinden, dağlarımızda yayılan koyun, kuzu, sığır sedalarından daha güzel bir musiki hayal edemiyorum.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi'nin ve Tarım Teşkilatlarımızın yerel üretim ekonomisine giden yolda atacakları küçük adımları bile, büyük kalkınma atağımızın en değerli çabaları olarak alkışlıyorum.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • DavutSARI, Ankara31 Ağustos 2026 22:27

    Bir sektorun politikasini kamu erki belirler, bu sektorun bu politikaya uygun sekillenmesinin sartlarini bagimsiz duzenleyici ve denetleyici kurumlar belirler, operatorler iste bu sartlar dahilinde mal ve hizmet uretirler. Politika, denetleme ve operasyon ayni erk altinda toplanirsa, tekellesme olur, rekabet ve gelisme durur. Iste bu sebeple, ozel tesebbusun ustesinden gelebilecegi sektorlerde, kamu politikayi belirlemenin otesinde bir vazife edinmemeli... Makalenizden yerel otoritenin, ozel tesebbus tarafindan icra edilmesi gereken bir kisim is ve islemler icin durumdan vazife cikardigi anlasilmaktadir. Hal boyleyse, "ekonomimiz kapitalizmden sosyalizme dogru yol aliyor", demektir. Iste bu iyiye isaret degil!

  • Halis demir31 Ağustos 2026 10:40

    Sayın hocam otogara giden yokda tarlalarımız var senelerdir Ekim yapıyoruz ama sekmen bey ovayı imara açtı buğday tarlalarımız bostanlarımız şimfi apartman oldu ve biçerdöber almışlar bu biçeri niye alıyorsun veya alıyorsan tarlaya imar niye veriyorsun. Burada ikiyüzlü bir tutum var. Tilkiye tut tavşana kaç demekle aynı.