Kimi şehirlerde beş yıldızlı iftar partileri veriliyor!
Pekii Erzurum’da durum ne?
Ramazan başladığında buyana dikkatle takip ediyorum.
Nerede kimler beş yıldızlı iftar partileri düzenliyor?
Başta İstanbul, Ankara ve Antalya olmak üzere, birkaç şehrimizi saymazsak ülke genelinde son derece düzgün iftar sofraları kuruluyor; fakir fukaralar, öğrenciler, şehit aileleri, gaziler, yapancılar ve yolcular gözetiliyor, kollanıyor.
Ziyadesiyle müspet bir tablo…
Yani Müslümana yakışır bir ahlak…
Elbette ki Ramazanın uhrevi anlamına ve toplumsal iklimine mugayir görüntüler de mevcut, ne yazık ki…
Televizyon ve gazete haberlerinde yer verildi:
Kişi başı 32 bin liralık iftar!
Üstelik günler önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor, o restoranlara gidebilmek için…
Tıka basa doluymuş anlayacağınız.
Sormakta haklısınız:
“Menüde ne var ki, kişi başı 32 bin lira?”
Bilmiyorum.
Muhtemelen adını sanını duymadığımız türden yiyeceklerdir.
Gerçi birkaç gün önce TBMM Başkanı Numan Beyin, milletvekilleri için verdiği iftarın menüsü de medyanın diline düşecek kadar çok zengindi.
Masadaki yiyecekler, tatlılar ve içecekler saymakla bitecek gibi değildi!
Tenakuza bakar mısınız?
Aynı çatı altında, bir yanda…
Yani Meclis genel kurulunda, fukaralığı kutsayarak “Sabreden ve yoksulluğa katlanan Müslümanın mükafatı ahirette verilecek” şeklinde vaaz veren milletvekilleri…
Diğer yanda ise, krallara bile taş çıkartacak iftar masalarında toplanan milletvekilleri…
Neyse bu çok derin bir mevzu; dalarsak çıkamayız.
En iyisi mi biz Erzurum’a bakalım.
Manzara-i umumiye ne halde?
Şahısların tercihlerine karışamayız.
Bizim nazar ettiğiniz husus, devlet erkanının davranış biçimidir.
Beş yıldızlı iftar partilerinde mi dolaşıyorlar, yoksa mütevazi iftar sofralarında mı lokma kesiyorlar?
Gönül huzuruyla söyleyebilirim:
Şayet bundan sonra su koyveren birileri çıkmaz ise, şu ana kadar Erzurum’da, kimseyi rahatsız edecek türden bir iftar masası kurulmadı.
Vali Aydın Baruş’tan Başkan Sekmen’e, siyasetçilerden yargı mensuplarına, sivil toplumdan kamu yöneticilerine, üniversitelerden iş dünyasına kadar…
Hemen her iftar, maşeri vicdanı tatmin edici edep ve üsluba sahipti.
Kimsesiz çocuklar, şehit aileleri, askerler, polisler, engelli insanlar, yoksullar, öğrenciler, mahkumlar, işçiler, gaziler, yoldan geçenler…
Hasılı kimse unutulmadı, dışarıda bırakılmadı.
Numune bir görüntü…
24 saat kesintisiz Kur’an tilaveti olan şehre yakışır bir tutum…
Beri yanda da, “Amandır kimse aşsız ekmeksiz kalmasın” diye, dağıtılan Ramazan yardımları…
Kendi adıma söylüyorum:
Bu güzel manzara eşliğinde, Erzurum’da Ramazanı idrak etmek ne büyük bir imtiyaz…
Sokaklar sakin, insanlar munis…
Fırınlarda ve kadayıfçılarda artık kimse kimseyi boğazlamıyor.
Rahmet ayı işte…
Kar yağıyor, üstelik lapa lapa…













