Emniyet Müdürü Onur Karaburun önceden mi gördü bu olanları?

  • atatürk üniversitesi

Bir baba hem de polis müfettişi, 14 yaşındaki çocuğunu niye ateş poligonuna götürüp silah kullandırır?

O baba tutuklanmasına tutuklandı; ama dışarıda cevap arayan onlarca soru kaldı.

Sorulardan bazıları şunlar:

Ruhsatlı da olsa emekli bir polisin evinde niye beş adet tabanca, çok sayıda şarjör var?

O tabancalar, neden kilitli bir yerde muhafaza altında değildi?

Babası polis, annesi öğretmen olan 14 yaşındaki bir çocuk, katliam yapacak kadar canileşirken aile hiç mi bir şeylerden kuşkulanmadı?

Sosyal medyadaki oyun platformları çocukları suça itiyor, psikolojilerini bozuyor tamam. Tamam da… O çocukların ebeveynleri nerede ki, psikopatlaşan çocuğunun halini göremiyor?

14’lük cani, esasında yaptığı katliamın ipuçlarını önceden vermiş olmasına rağmen niye kimse dikkat kesilmedi?

Bu sorulara onlarcasını da siz ekleyebilirsiniz.

Lakin mesele, soru sormaktan çok öteye geçmiş durumda.

Önce Şanlıurfa, ardından Kahramanmaraş…

İkisinde de saldırganlar canına kıydı. İkisinde de saldıran da saldırıya uğrayanlar da öğrenci…

Biz bu türden olayları hep Amerika’dan gelen haberlerden biliyorduk.

Şimdi aynı şey, üstelik bir gün arayla bizim başımızda…

Başka bir şehirde yine bir öğrenci okula silahla gitti. Neyse ki okul müdürünün dikkati sayesinde o öğrenci gözlem altına alındı.

İstanbul’da ise, manyağın teki okul önünde rastgele ateş açtı, çevredekilere dehşeti yaşattı. Polis, o manyağı vurarak büyük bir katliamı engelledi.

Bütün bunlar yalnızca iki gün içerisinde oldu.

Okullar birer potansiyel vahşet alanına döndü bir anda…

Kim garanti verebilir ki, benzer bir durum (Allah korusun) yarın alış-veriş merkezlerinde, sokakta ve bir konser anında olmayacak?

“Okullar birer polis karargahı olsun” filan demiyoruz da…

Okullar yolgeçen hanı da olmasın birader…

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta uygulama nasıldır bilmiyorum.

Erzurum’da, belki bütün okullar değilse bile büyük bir kısmı polis gözetimindedir.

Muhtemel bir silahlı saldırı için değil… Daha çok öğrencilere musallat olan uyuşturucu satıcılarına yönelik bir tedbir…

Bizim evin hemen önündeki okuldan biliyorum.

Sivil polisler, sivil bir araç içerisinde okul önünde duruyor.

Şüpheli bir durumda anında müdahale edebiliyorlar.

Bu uygulama sayesinde, öğrenciler de öğretmenler de veliler de huzur içerisinde…

Biliyorlar ki çevrede polis var; biliyorlar ki okulların civarında uyuşturucu satıcıları dolaşamıyor.

Erzurum polisi, bu anlamda ülke genelinde örnek teşkil edecek bir hizmet sunuyor ve bu hizmeti sunarken de “polis ablukası” görüntüsü asla vermiyor.

Kısa bir zaman önce, “Erzurum polisi niye bu kadar sıklıkla kimlik kontrolü yapıyor?” diye eleştirdiğim Emniyet Müdürü Onur Karaburun’u, okul önlerinde aldığı bu tedbirlerden ötürü de vaktiyle kutlamıştım.

Haydi Şanlıurfa’daki saldırgan o okulun eski bir öğrencisiydi, haydi okuldan atıldığı için okul yönetimine karşı öfke duyuyordu, haydi yaşı on dokuzdu…

Kahramanmaraş’taki daha 14 yaşındaydı ve okuldan filan da atılmamıştı.

Erzurum Emniyet Müdürü Onur Karaburun, “Amandır çocuklarımız zehir tacirlerinin tuzağına düşmesin” diye çıktığı bu yolda, kimbilir belki de başka felaketlerin de önüne geçmiş oldu.

Zahir, feraset böyle bir şey işte…

Polis mekteplerinde, polis adaylarına öğretilen ilk şey:

Polislik suçluyu yakalamak olsa bile ondan daha mühimi suçu önlemektir.

Onur Bey bunu yapıyor Erzurum’da…

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.