Bu şehirde başınıza talih kuşu konmaz ama…
Çatılardan buz sarkıtları düşer ve ölürsünüz!
İnsan hayatının Aspirinden bile ucuz olduğu ülkemizde, sırf birilerinin ihmali yüzünden başka birileri canlarıyla bedel ödüyor.
Her kış çatılardan düşen buz sarkıtı ve kar yüzünden birkaç insanımızı kaybediyoruz.
Ölmeyip ömür boyu sakat kalan insanlarımız var.
İşte geçen hafta da üniversite üçüncü sınıf öğrencisi Arif Talat Algın’ı aynı sonla kaybettik:
Yakutiye’de kaldırımda yürürken, çatıdan başına yüzlerce kilo ağırlığındaki kar ve buz düştü.
Ne yazık ki Arif Talat hayata tutunamadı. Öldü…
Kimin ihmali var yahut da kim suçlu?
Olması gerektiği gibi kaldırımda yürüyen o genç kardeşimiz mi, binasının saçaklarından sarkan buzları zerre umursamayan bina yöneticisi mi?
Kim hayatının baharında göçüp giden o genci geri getirebilecek; kim?
Daha mürekkebi kurumamıştır.
Haberlere yansıdı, biz de yayımladık.
Bir avukatımız uyarıda bulunmuştu. Demişti ki:
“Çatılardaki sarkıtlardan ötürü bir kaza olursa, bina yöneticileri hukuken mesuldür.”
Öyle de olmalı gerçekten…
Aidat toplayıp huzur hakkı almayı bina yöneticisi olmak zanneden kimi zevat, muhtemel bir kaza karşısında üç maymunu oynuyor.
Yayanın görevi kaldırımda yürümektir.
Ama gelin görün ki kış mevsimleri, bu şehirde kaldırımda yürümeyi potansiyel ölüm yolu yapıyor!
Suçu neydi Arif Talat’ın?
Eğitimli bir insan olarak caddenin ortasında değil, kendine ayrılan kaldırımda yürümüştü yalnızca…
Ölmek, bu ülkede Aspirinden bile ucuz ya: maalesef ölen öldüğüyle kalıyor!
Bina yöneticileri, çözüm üretmek yerine –ki, çözümü var; ücretini ödüyorsunuz özel sektör gelip sizin çatınızdaki karı ve buz sarkıtlarını temizliyor- devletin sorunu halletmesini istiyor!
Belediye kamu binalarını temizliyor, sarkıtları kırıyor. Ama binlerce binanın damındaki buz ve karı temizlemek, belediyenin görevi değil.
Bu işi ücreti mukabil yapan şirketler var.
Nasıl ki binanın asansör bakımı için sakinlerden ek ücret alıyorsanız, sarkıtların kırılması için de aynı şey geçerli…
Aksi halde hukuken, ama ondan daha önemlisi vicdanen mesulsünüzdür.
Şayet sorumluluk hissi taşıyorsanız…
İnşaat sektörünün geldiği bugün ki durum esasında buz sarkıtı sorununu kalıcı olarak çözmektedir.
Çatılara yapacağınız bir düzenekle, yağan kar damda kalmıyor, donmuyor. Dolaysıyla da buz sarkıtı oluşmuyor.
Misal; belediyeler her binada bu sistemi zorunlu tutabilir. Öyle ciddi bir meblağ da değil hani…
Bütün mesele, insana ve insan hayatına ne kadar önem verdiğinizdir…
Bir hafta arayla iki gencimiz ihmal sonucu hayatını kaybetti:
Biri çığın öteki buz sarkıtının kurbanı oldu.
Bu kadar basit olmamalı…













