Bu ikili, esaslı bir alkışı fazlasıyla hakkediyor… Şehir Hastanesi

  • atatürk üniversitesi

Kimin yolu düşmez ki hastaneye?

Ya hastalanıp gideriz ya da hasta ziyareti için…

Olmazsa olmazıdır hastane hayatın…

Şu son birkaç günden beri hastane, bizim de uğrak yerimiz oldu.

Erzurum Şehir Hastanesi…

Hani zaman zaman adı çok olumlu haberlerle öne çıkan, zaman zaman da bazı iddiaların odağı olan hastane…

Recep Akdağ, Sağlık Bakanlığı yaptığı o uzun yıllarda, Erzurum Şehir Hastanesi’ni adeta “ustalık eseri” olarak gördü ve planlandığının çok ötesinde bir yapıya kavuşturdu.

Başka şehirlerde de benzer hastaneler var elbette, ama Erzurum Şehir Hastanesi hepsinden farklı…

Yalnızca Erzurum halkına hizmet vermiyor.

Yaklaşık yirmi ilden gelen insanlara sunduğu hizmetle asıl dikkati çekiyor.

Türkiye’nin sağlık alanında nasıl büyük bir gelişme sağladığını artık dost olmayanlar da kabul ediyor.

Bu yüzdendir ki ülkemiz, sağlık turizminde de adını ön sıralara yazdırmayı başardı.

Sadece fiziki şartlar değil…

Doktor kalitesi, uzmanlaşmada ulaşılan seviye, sunulan hizmetin vasfı ve evrensel kriterler…

Erzurum Şehir Hastanesi, işte bu standartlarda bir yer…

Açıldığı ilk yıllarla bugün geldiği nokta mukayese götürmeyecek çapta…

Hani hastalık gibi sevimli olmayan bir durum olmasa, insanın sık aralıklarla uğramak istediği bir kompleks olur Erzurum Şehir Hastanesi…

Çiçeği burnunda bir başhekimi var:

Dr. Öğretim Üyesi Mesud Fakirullahoğlu…

Erzurum’un tanınmış bir ailesine mensup, Hınıs’ta sevilen bir isim…

Genel cerrah…

Durkaya Hocanın öğrencilerinden…

Mesleki hamurunda, Atatürk Üniversitesi’nin mayası var.

Tevazu sahibi…

Mesleki alanda birikimli…

Beşeri münasebetlerinde ölçülü, ama samimi…

Tribünlere oynamıyor, işine odaklanıyor…

Devasa büyüklükte bir hastanenin kaptan köşkünde…

Forsundan büyük sorumlulukları var.

İşte bu yüzdendir ki Erzurum Şehir Hastanesi, uluslararası bir ölçümde altın madalya kazanacak şartlara haiz…

Temizlikse, temizlik…

Güler yüzlü personelse, güler yüzlü personel…

Seri fakat kaliteli hizmetse, hizmet…

Başta doktorlar ve hemşireler olmak üzere, bütün personel, “Önce insan, önce sağlık” merkezli anlayışı, hastanenin doktrini kılmışlar.

Başka yöneticiler de var tabii ki ve onlar da alanlarında olağanüstü güzel işler çıkarıyorlar.

Ama Başhekim Yardımcısı Dr. Zafer Dönmez var ki o bambaşka…

Ben yaştakilerin çok iyi tanıdığı bildiği Dönmez ailesi (Kelebek Mobilya) mensubu, dönemin ANAP İl Başkanı Muzaffer Dönmez’in yeğeni… Sağlık Müdürü Ali Dönmez’in de yeğeni)

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturu, Erzurum Şehir Hastanesi’nde ete kemiğe bürünmüş.

O inanç ve temenni, burada kuvveden fiile geçmiş anlayacağınız…

Sevgili meslektaşımız, acar gazeteci Abdullah ise, hastanenin basın sorumlusu… Bu da ayrı bir kazanç…

Mesud Hoca yakın bir zamanda başhekim oldu…

Demek ki bu oluşumun bir zamiri var.

İşte o arka planda da, Erzurum Sağlık Müdürü Gürsel Bedir duruyor.

Zaman zaman kan kusup kızılcık şerbeti içtim diyen Dr. Gürsel

İyi bir orkestra şefi, gemisini yüzdürmeyi başaran tecrübeli bir kaptan…

Narmanlı…

(Denizi nerede gördüyse artık)

Esaslı bir Dadaş…

Benim arabam yok.

Hastaneye sık aralıklarla gitmem gerektiğinde, her seferinde (Erzurum’un yaşayan en iyi seslerinden ve türkü ustalarından biri olan büyük sanatçı) Vahit Alkır götürdü.

Bizim rahmetli Raci eminin oğlu…

Çok acele getirmeniz gerekir denilen bir ilaç vardı.

O ilacı da ERVAK Başkanı Erdal Güzel organize etti, Mumcu’daki Uygur Eczanesi de anında hazır kıldı.

Not:

(Bu yazı üzerine, sırf AK Parti’ye küfür salvosuna başlayacaklar için bir uyarı: Temkinli olun. Zira ben ne hastane başhekiminden ne de sağlık müdüründen asla bir imtiyaz talep etmedim; etmem de zaten.

Bu yazı, tamamen çıplak gözle kale alınan bir izlenimdir.)

Bunca kelamdan sonra diyorum ki:

Gelin hep birlikte sağlık hizmetleri noktasında iki kişiyi şöyle doyasıya alkışlayalım:

Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir…

Erzurum Şehir Hastanesi Başhekimi Dr. Mesud Fakirullahoğlu…

Başarı ve hizmet, toprağa düşen tohum gibidir, kök tutar yeşerirse orman olur…

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • halis demir10 Nisan 2026 12:05

    şehir hastanesi rezalet durumda ne arabayla girebiliyoruz ne yürüyerek sinir hastası olup küfür ediyoruz. koskoca alanda 1 tane açık otopark yok. yollar delik deşik bunların tamiri için 2 kürek asfalt atıp doldurmak çok zor değil iş yapmayan insanları ve bu hastaneyi kapatmak devletin Erzurum'a en büyük hizmeti olacaktır.

  • ahmet efe09 Nisan 2026 10:07

    daha dün gitmesek inanacağız yazıya. yahu Mehmet bey sen nasıl gittin bilmiyorum ama biz aracımızla gidiyoruz yollar delik deşik yağmur ızgaraları kopmuş bari asfalt doldurun aracın tekerleri içine giriyor. Bölge alt giriş tam mezbelelik resmen rezalet. seramikler kırık araç park edecek yer yok. Bu eksiklikleri yazsaydınız daha iyi olur daha etkili olur ve vatandaş rahatlardı. Kimsenin sizin övmenize ihtiyacı yok ki. lütfen mesleğinizin gereğini yapınız.

  • Dadaş09 Nisan 2026 09:50

    Bizden bir cacık olmayacağı şehir hastahanesine başhekim atandı diye en tepeden kaşıklığa kadar günlerce tebrik sırasına girmesinden belliydi. Vizontele filmini bu işi yapanlar bir daha izlesin. Aynı komediler artarak devam ediyor. Başhekim odasına giderken kurtlar vadisindeki Polatın odasına ulaşılacak gibi sıralanmış bakımlı kadınların erkeklerin oturduğu masalar duruyormu acaba? Atanmış baş hekim bu günlerce süren seromoniden yazarın bahsettiği kudretli aile desteğinide arkasına alıp EYTT ULAN çekilin hiç birinizi iplemiyorum dermi? Bana göre yaşanan bu mizansenler kesin dedirtir hatta adamı firavunlaştırır. Bunu geçelim şimdide koca siyasetçiler diğer hastahaneye atanan başhekim yardımcısına sıraya geçmişler. Sadece rukuda eğilen DADAŞLARA basit bir idari görevlerdekinin önünde sıraya dizilmeler yakışıyormu? Bu seromonilerden dolayı başhekim, yoğun bakımda kusmadan dolayı belki ilgisizlikten akciğerine pıhtı atan hastalardan haberdar olabilecekmi? Şayet bu gibi senaryo yada gerçeklerin vebalini kim ödeyecek? Bırakın adam işini yapsın. UNUTMAYINKİ POLİKLİNİKLER DE HAFTANIN EN AZ YARIM GÜNÜ BAŞHEKİM, YARDIMCILARI, HASTAHANE MÜDÜRÜ VE İLGİLİLER KAYIT YAPMIYORSA HASTAHANENİN HİÇ BİR SORUNUNU ÇÖZEMEZ. Böyle Bir şey yapmayacakları göre...