Haber Girişi : 17 Aralık 2015 23:59

ERZURUM VE 1001 HATİM

ERZURUM VE 1001 HATİM
Allah'ın insan oğluna en büyük lütuflarından biri, onu Kur'ân-ı Kerim'e muhatap kılmasıdır. Ancak bunun da mesuliyetleri artırdığı muhakkaktır. Çünkü Kur'an bir emanettir. 
Aslında evlat, mal-mülk, sıhhat vb. hepsi birer emanettir. İnsan bunları titizlik kullanmak ve muhafaza etmekle mükelleftir. Bu emanetlerin zirvesini teşkil eden ise Cenâb-ı Hakk'ın Sevgili Peygamberimiz vasıtası ile insanlığa bir hidayet rehberi olmak üzere lütfettiği Kur'ân-ı Azîmüşşân'dır. Bunun içindir ki, Peygamber Efendimiz Vedâ Haccı'nda ümmetine bıraktığı emanetler arasında öncelikle Kur'ân-ı Kerîm'i zikretmiş ve onun muhtevasını kâmil bir surette tebliğ vazifesini ifa eylediğine dair ashaptan ikrar almıştır. Sonra da üç kere "Şâhid ol yâ Rabbî!" buyurarak Cenâb-ı Hakk'a iltica etmiştir.
Târih şahittir ki fertler, aileler ve milletler ilâhî emanet olan Kur'ân-ı Kerîm'e tâbî oldukları nispetle âbâd olmuşlardır. 
Hepimiz biliyor ve gururla söylüyoruz ki, Erzurum Kur'an emanetine sahip çıkmış, O'nu baş tacı etmiştir. Bunun en mühim göstergesi de 1001 Hatim geleneğidir.
Evet! 1001 Hatim denince aklımıza Erzurum, Erzurum denince de 1001 Hatim gelir. Yani Erzurum 1001 Hatimle özdeşleşmiştir.
Erzurum'daki 1001 Hatim geleneği, İbrahim Hakkı Konyalı'nın "Abideleri ve Kitabeleri ile Erzurum Tarihi "isimli eserine göre 1500'lü yıllarda yaşayan Pir Ali Baba tarafından başlatılmıştır. Pir Ali Baba'nın yaşadığı dönem Yavuz Sultan Selim ve oğlu Kanuni Sultan Süleyman'ın Osmanlı Padişahı olduğu yıllara rastlar. Bu dönem Osmanlı Devleti'nin yükselme ve gelişme yıllarıdır. Bu yıllar aynı zamanda ilim, sanat ve edebiyat alanında büyük gelişmeler olduğu ve günümüze kadar gelen kalıcı eserlerin meydana geldiği yıllardır. 
Bu ortamda yetişen Pir Ali baba âlim, fazıl, zahit bir zat olup, aynı zamanda o devrin zenginlerindendir. Tuzcu (Dutçu) köyünde ikamet eden Pir Ali Baba "Eğer her yıl 1001 hatim okursanız, Allah'u Teala'nın bu memleketi hususiyetle zelzeleden koruması umulur" diyerek sahibi bulunduğu 8 köyden 4'ünün gelirini tamamen Erzurum'da yılda bir defa okunmasını ihdas ettiği "1001 Hatim"e vakfetmiş ve bu hatimler o günden sonra Erzurum'da sürekli okutularak, 1.Cihan Harbi yıllarına kadar devam etmiştir. O yıllarda meydana gelen bazı aksamalarla okutulamayan 1001 Hatimler, bir süre sonra Erzurum Müftüsü Hacı Muhammed Sadık Solakzade ve zamanın Erzurum milletvekillerinden Mühirzade Asım Efendi ile Zihni beyler tarafından yeniden okutulmasının temini için Mustafa Kemal Paşa'dan izin alınarak devam edilmiş ve günümüze kadar da süre gelmiştir. 
Pir Ali Baba'nın mezarı Erzurum merkeze bağlı Tepeköy ile Tuzcu köyleri arasında Erzurum ovasına nazır, kendi adını taşıyan "Pir Ali Baba Tepesi" üzerinde bulunmaktadır.
Yaklaşık 500 senedir devam eden 1001 Hatim geleneği kapsamında Erzurum İl Müftülüğü verilerine göre geçen yıl toplam 29.247 hatim okunmuştur. Bu sene bunun daha da fazla olacağını tahmin ediyoruz.
Bu sene 1001 hatimlerin okunmasına 18 Aralık 2015 Cuma günü (bugün) sabah namazında başlanacak ve 14 Ocak 2016 Perşembe günü sona erecek olup, duası da 15 Ocak 2016 Cuma günü Cuma namazı öncesinde Ulu Camii'nde erkek cemaate, 16 Ocak 2016 Cumartesi günü saat 09:00'dan itibaren de yine Ulu Camii'nde bayanlara yönelik yapılacaktır. 
Bütün kardeşlerimizin 1001 Hatime iştirak etmeleri temennisiyle yazımızı Cengiz NUMANOĞLU'nun Kur'an'la ilgili bir şiiriyle bitirelim: 
Yakuttan, zümrütten medet boşuna, 
Hepsi bir gün döner, çakıl taşına.
Geç kalma.. Bakıp da o genç yaşına,
Sanma ki; önünde seçenekler çok;
Ya ÎMÂN, ya İSYÂN, üçüncüsü yok..

Dünyanın serveti, şehveti sahte;
Bir kefen kadardır, vefâsı ahde.
Boğma vicdânını, meyde, kadehte,
Sanma ki; önünde, seçenekler çok;
Ya AHLÂK, ya HELÂK, üçüncüsü yok..
 
Sen, şerefli doğdun, şerefli yaşa,
O bencil nefsini, vur taştan taşa;
Yoksa çıkamazsın, şeytanla başa.
 Sanma ki; önünde, seçenekler çok;
Ya CENNET, ya CİNNET, üçüncüsü yok..

İnsanlık yanıyor, ateş bacada,
Fitneler kaynıyor, bin bir locada,
Umut kuyrukları, 'cinci' hocada;
 Sanma ki; önünde, seçenekler çok;
Ya İZZET, ya ZİLLET, üçüncüsü yok..

Bir kere baktın mı, kalkıp seherde?
Kapılar açılır, gök perde perde.
Sordun mu Kur'an'a, kurtuluş nerde?
Sanma ki; önünde, seçenekler çok;
Ya ŞÜKÜR, ya KÜFÜR, üçüncüsü yok..

Dağlara özenip, tepeden bakma,
Mezar taşlarına, rütbeni çakma,
Şu cennet köşkünü, kibirle yakma;
Sanma ki; önünde, seçenekler çok;
Ya İHLÂS, ya İFLÂS, üçüncüsü yok..

Bırak.. O "çağdaşlar", ne derse desin,
Hayat bir sınavdır, bu hüküm kesin,
Secde et ki; varsın, Allah'a sesin;
Sanma ki; önünde, seçenekler çok;
 Ya KUR'ÂN, ya HÜSRÂN, üçüncüsü yok..

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.