Haber Girişi : 25 Temmuz 2015 00:06

AFFETMEK

AFFETMEK
Affetmek ilahi bir nimet ve ilahi bir kapıdır. Bu nimet sayesinde insanlar arasındaki bütün gerginlikler, sanki sihirli bir el dokunmuş gibi bir anda yok olur.  Affetmek duâyı, duâ şefkat, merhamet ve muhabbeti, muhabbet de bereketi getirir. Kahır ise, içimizde biriken sitemle karışık bir duygudur. Kahır bazen beddua olarak da ağızdan dökülebiliyor. Peygamberimiz bedduadan özellikle kaçınmıştır.  
Cenab-ı hak şöyle buyuruyor: ''Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir!'' Hadis-i şerifte ise şöyle buyurulur: ''?Allah, affeden bir kulun ancak şerefini artırır?''
Peygamberimiz Mekke'yi fethettiğinde Mescid-i Haram'a gider, Kâbe'yi tavaf edip iki rek'at namaz kılar. Bu arada bütün Mekke halkı Kâbe'nin etrafında toplanmış, endişe ve korkuyla Efendimizin kendilerine ne tür bir muamelede bulunacağını beklemektedir. 
Mekkeliler, Peygamberimize İslâm'a davetin ilk gününden itibaren her türlü eziyeti yapmışlardı. Üstelik canına ve malına da kastetmişlerdi. Şimdi ise Mekkelilerin hayatı Peygamberimizin iki dudağı arasındaydı. Herkes ondan geçmişin hesabını soracağını ve intikam alacağını beklerken, O kalabalıklara doğru yönelerek: ''Tıpkı Yusuf Peygamber gibi ben de ''Bugün size kınama yok. Allah sizi bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir.' diyorum. Gidebilirsiniz, hepiniz serbestsiniz'' buyurdu ve affetmenin en güzel örneğini gösterdi. Kötülüğe iyilikle karşılık verdi. Nefret sevgiye, küfür imana dönüşüp, dost-düşman farkı silinip yok oldu ve iman kardeşliği gerçekleşti.
Affetmek, kini, intikamı ve nefreti silmektir. Affetmek, düşmanlık ve intikamdan vazgeçmektir. Affetmek, kalbimizi öfke ve husumetten temizlemektir. Affetmek, yüreğimizi kaplayan ve kuşatan ağır yükleri hafifletmektir. Suç ve hataları bağışlamak belki onları ortadan kaldırmaz; ancak öfke ve husumeti ortadan kaldırır. Kusur ve kabahatleri affetmek belki onları unutturmaz; ama nefret ve intikamın izini siler. 
Peygamberimizin, Taiflileri İslâm'a davet ederken yaşadıklarını şöyle bir hatırlayalım. Taifliler, Efendimizle alay etmişler, ona hakarette bulunmuşlar, hatta taşlayarak onu yaralamışlardı. Ellerinden kurtulduğu zaman mübarek ayaklarından kanlar akıyordu. Bu haldeyken bile Rahmet Peygamberinin dudaklarından Taifliler için şu dua cümleleri dökülmüştü: ''Allah'ım! Kavmimi bağışla, çünkü onlar bilmiyorlar.''
Kur'an-ı Kerim'de, ''Bir kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür (ona denk bir cezadır). Ama kim affeder ve arayı düzeltirse, onun mükâfatı Allah'a aittir.'' Buyrulmuştur. Allah ''Afüv'' ismiyle kusurları siler, ''Settâr'' ismiyle hataları örter, ''Ğafûr'' ismiyle günahları affeder. Unutmayalım ki O'nun bağışlaması bol, mağfireti nihayetsizdir.
Müslümanı affetme erdemine götüren tek yol, kalbinde kin ve intikam duyguları barındırmamaktır. Çünkü düşmanlık ve intikamın olmadığı yerde sevgi ve kardeşlik hâkim olacak, zamanla yıpranan ilişkiler af ile yeniden tamir edilecektir. Peygamberimiz bu yüzden, ''Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun!'' çağrısıyla Müslümanları kin ve intikam ateşinden uzak durmaya davet etmiştir.
Müslüman, bir haksızlığa uğradığında ya hukuk yoluyla ya suça denk bir ceza ister, ya da affetme yolunu seçer. Rasûlullah'ın tavsiyesi bu yöndedir. Suça mukabil denk bir ceza vermek adalettir ancak Kur'an, daha üstün bir çıkış yolunu da ısrarla önerir: Affederek cezadan vazgeçmek. İşte bu nokta, affetme erdeminin adalet talebini geçtiği yerdir. Zira cezalandırmaktan vazgeçmek, adaleti de aşan bir erdemdir. Affetmek bu yüzden zor ve fakat yapılmaya değer bir davranıştır. 
Ne kadar manidardır ki'' ''bağışlamak kelimesi dilimizde ''affetmek'' anlamına geldiği gibi, ''karşılık gözetmeden vermek" anlamına da gelir. ''Bağışlamak'',  bir bakıma ''bağışta bulunmak'' tır. Affetmek suretiyle insan aslında gönül dünyasını kin, nefret ve düşmanlık duygularından arındırdığı için kendisine; cezalandırmaktan vazgeçtiği için suçluya ve nihayet intikam peşinde koşmayıp huzursuzluğa sebebiyet vermediği için de topluma ''bağışta bulunmuş'' gibidir.
Affetmekle ilgili birkaç güzel sözle bitirelim: 
''Affetmenin ne olduğunu ancak cesurlar bilir, korkakların tabiatında affetmek diye bir şey yoktur.'' (Lavrence)
''Affetmek geçmişi değiştirmez ama geleceğin önünü açar.'' (Paul Boese)
''Affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır.'' (Schiller)
''SENİ İNCİTEN SENDEN ÖZÜR DİLERSE AFFET. KİN TUTMA!'' (Hz. Ali)

Etiketler : nihani
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.