Laf değil, iş üretiyoruz

Erzurum Aktif İş Kadınları Dostluk ve Dayanışma Derneği Başkanı emekli el sanatları öğretmeni Hülya Saltuklu, İstihdam ve Kariyer Fuarı ile ilgili konuştu

İşverenle iş arayanların buluştuğu 8. Erzurum Kariyer ve İstihdam Fuarı’nı Erzurum Aktif İş Kadınları Dostluk ve Dayanışma Derneği Başkanı emekli öğretmen Hülya Saltuklu’ya sorduk. Fuarla ilgili gözlem ve görüşlerini anlatan Saltuklu, oldukça
olumlu izlenimlerinin olduğu fuarda, kendisini yaralayan durumların da olduğuna vurgu yaptı. İşte Saltuklu ile yaptığımız söyleşi;

F. Erdem: Sayın Saltuklu, Kariyer ve İstihdam Fuarı’na katıldınız mı?

H. Saltuklu: Evet, ERAKDAY olarak EHRAM markasıyla ürettiğimiz, Aziziye Belediyesince Coğrafi İşareti alınmış ehram tasarımlarımızla stantta yerimizi aldık.

F. Erdem: Peki, Kariyer ve İstihdam Fuarı hakkında ne düşünüyorsunuz?

H. Saltuklu: Öncelikle kariyer ve istihdam sözünden ne anladığımı açıklayayım. Kariyer: Bir meslekte zaman içerisinde çalışmayla elde edilen gelişme, başarı ve uzmanlık kazanma. Bunu gerçekleştiren insana da kariyerli yani işinde uzman
ve işinin ehli olana denir. İstihdam ise: kariyerli kişileri bir görevde, bir işte çalıştırmadır. Ben birçok ulusal ve uluslararası fuarlara katıldım. Bu fuar güzel organize edilmiş, günler öncesinde programlanmış, iletişimi sağlıklı gerçekleştirildi. Fuara, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Valilik, Büyükşehir Belediyesi,
Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, Atatürk ile Erzurum Teknik üniversitelerinin
öncülüğünde Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi'nde yurt içinden 92 firma katıldı. Emeği geçen tüm kamu ve kuruluşlarına şahsım ve dernek üyelerim adına teşekkür ederim.

F. Erdem: Sizden başka kadın işveren kuruluşları da var mıydı?

H. Saltuklu: Evet, benim de üyesi olduğum ETSO Kadın Girişimciler Kurulu üyeleri de vardı. Kurul adına Kurul Başkanımız Feride Eda Çalıkuşu “Girişimcilik Üzerine” bir sunum yaptı. Yine “kadın ve genç girişimciler başarı hikâyelerini” sunumlarıyla
paylaştılar. Biz de kursiyerlerimizle katıldık. En çok takdir ettiğim Cumhuriyet
Mesleki Teknik Anadolu Lisesi yaklaşık 150 kız öğrencisiyle konferansa katılmasıydı. Daha hayatlarının baharında okuldan mezun olursam ne iş yaparım diye düşünen öğrenciler, bir gerçekle yüzleştiler.
Biliyoruz ki hayat hayallerle değil, gerçeklerle güzeldir. Gerçeklerle
yüzleştirilmedikçe doğru adımlar ve doğru yaşantılar gerçekleşemez.
Ancak bu kadar olumlu olmasına rağmen beni yaralayan bir fuar oldu.

F. Erdem: Sayın Saltuklu neden bu fuar sizi öteki katıldığınız fuarlardan farklı kıldı, tabiri caizse yaraladı?

H. Saltuklu: Devlet kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları bu fuarda
stant açtılar. Biz de ERAKDAY olarak bu fuarda ürünlerimizle yerimiz aldık.
Fuarın amacı işverenle, iş arayanın buluşmasını sağlamaktı.
Bu fuar beklenenin üzerinde amacına ulaştı diye düşünüyorum. Yaralamaya
gelince; iş başvurusunda bulunacak kişinin önce işe alınacağını sanarak, daha
resmi açılışa 2 saat kala sabahın ayazında stantlar açılmadan yoğun bir talebin olduğunu gördüm. Dahası, 5 çocuklu, eşi hapiste olan bir hanımefendi bana da iş verin, evimde üreteyim hem de çocuklarıma annelik yapayım dedi. Ben çalışmak istiyorum.
Lütfen beni anlayın! Kadın olarak ancak sizden yardım bekleyebilirim dedi. Sırtımıza ve omuzlarımıza ağır bir sorumluluk yükleyerek gitti. Bu ve bunun gibi
birçok kadınlara destek olabilmenin vicdani sorumluluğuyla yaralandım.
Erzurum’da işveren olmak ne kadar değerliymiş.
Tabelanız olacak, vergi vereceksiniz ve üretip insanlara iş kapısı açacaksınız.
Hayatında bir kişi dahi çalıştırmamış insanlar zaman zaman ne de büyük laflar
etmektedirler. Özellikle Erzurum’da elini taşın altına koymayı bilmeyen, sürekli tüketen ve başkalarından bir şeyler bekleyen, kentin hiçbir sorununa ciddi olarak katkıda bulunmayan ve çareyi Erzurum’dan göçüp gitmekte bulanlara ne demeli!
Sonra da dönüp ne yapalım iş imkânı yok diyerek burası hakkında ahkâm kesenlere, “Ben Nene Hatun torunuyum”, “Dadaş kızıyım” diye uzaklarda nara atanlara da ne demeli!
Kapıda iş için bekleyen insanların özellikle de kadınların, yetimlerin ve yoksulların vebalini kim taşıyabilir?
Bu kentin işsizler ordusu, emekli ve memur kenti olmaya değil, üretmeye, sanayiye, ticarete ve turizme ihtiyacı var.

F. Erdem: Bu vicdani sorumluluk
içerisinde siz ne düşünüyorsunuz?

H. Saltuklu: Tuzu kuru olan, zahmet çekmeden ve bedavadan geçinen, birisinin derdiyle dertlenemeyen, yoksulun, işsizin halinden ne anlar! Bizim amacımız
üretmek isteyen kadınlarımıza dokuma sektörünü geliştirmek ve iş imkânı
sağlamaktır. Biz bu ağır sorumluluk altında iken, “Nenelerimizin ehram hele bakın ne hale geldi!”
“Kültürümüz elden gidiyor” diyenler az değil. Sorarım bu anlayışta olanlara; ne annesinin ne eşinin ne de kız kardeşinin sırtında örtünme amacıyla kullanmadığı ehrama kültür adına sahip çıkarak nerede kullanacaklarını merak ediyorum? Bizim
amacımız bürünme amaçlı kullanılan ehram dokuma kumaşını yeni nesillere geleneksel kullanmak şekliyle değil, günün ihtiyacına uygun bir sanayi ürünü yani
yün sektörüne dayalı dokuma kumaşı olarak üretmek ve dokumayı dünyaya satmaktır. Japonlara sattık. Ne tasarlayacaklarına karışabilir miyiz?

F. Erdem: Peki, size de iş başvurusu yapan oldu mu? 

H. Saltuklu: Evet, ERAKDAY olarak biz kadınlarımızı eğitiyoruz, üretmeyi öğretiyoruz, kendilerini değerli bulmaları ve öz güvenlerini kazanmaları için çaba sarf ediyoruz.
Bu fuarın amacından birisi de kişilerin yeteneklerine göre firmaları yakinen tanıyıp
yüz yüze görüşerek iş başvurusu yapmalarıydı. Bize de yüzü aşkın kadınımız başvurarak bizimle çalışmak istedi.
Devlete vergi veren tek kadın derneği olarak sırtımıza büyük bir yük yüklediler. Bu kadar istihdamın oluşabilmesi için kurumlar arası işbirliğinin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Laf üreten değil, iş üreten insan istiyoruz.
10 yıllık dernek çalışmalarımız içerisinde İş Kur destekli ve ya Halkı Eğitim
kurslarımızda 300’e yakın kadınımız eğiterek üretebilecek kadınlarımızla
evlerinde ve atölyemizde üretim yaparak aile bütçelerine katkıda bulundular.
Atelyemizde İşkur Ehram dokuma kursunda yetiştirdiğimiz 3 ehram dokuma ustası
milli eğitim Bakanlığına bağlı Erzurum Olgunlaşma enstitütüsünde istihdam edildi. Bu sonuçları düşününce vicdani bir rahatlama hissediyoruz.

F. Erdem: Verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkür ederiz.

H. Saltuklu: Bana bu imkânı sağladığınız için Palandöken Gazetesi’ne şahsım ve dernek üyelerim adına teşekkür ederim.

Fatih ERDEM - Palandöken

10.12.2019 11:50:00