İnternet Bid'atcılığı

 

Eskiden -eski dediğim 3?4 sene evvel- kapımıza isimsiz kâğıtlar bırakılırdı. Kâğıtlarda genellikle aynı şeyler yazardı. Adamın biri Irak?a gitmiş ( nasıl gitmişse; çünkü o sıralarda Irak?ta savaş vardı), Hz. Hüseyin?in kabrinin başında uyumuş (bombalar altında uyuyabilmiş demek ki), sonra rüyasında Peygamber efendimizi görmüş ( adam evliyaullahtanmış galiba), Peygamberimiz ona bazı tavsiyelerde bulunmuş ve demiş ki: ?Bu tavsiyelerimi tut. Tutmayan bir patron vardı iflas etti. İşçi tuttu patron oldu, mümin inanmadı kâfir öldü, kâfir inandı mümin oldu vs vs.? Kâğıdın gerisi bir yığın saçma şeylerle dolu.Bizim saf Müslüman din kardeşlerimizde bu safsatalara inanır kâğıdı olabildiğince çoğaltıp kapıların eşiğine bırakırlardı.

Neyse halkımız bilinçlendi ki son iki yıldır kapıma öyle garip bir kâğıt gelmedi diye düşünürken bir de baktım ona benzer bir yazı email halinde bilgisayarıma gelmiş. Yani bizim bidatcıler çağa ayak uydurmuşlar, toplu email ile daha fazla insana ulaşabiliyorlar, kapı kapı gezmeye ne hacet. İnandığımdan değil, meraktan gelen mail?i okudum. Güler misin ağlar mısın? İnsan peygamberine bu kadar iftira atmaz. Güya peygamberimiz, S.A. adlı bir adamın rüyasına girmiş ( bu başlangıç bana tanıdık geldi) ve bazı tavsiyelerde bulunmuş ve (güya) şöyle demiş: ?Bu mesajı başkalarının duyacağı şekilde yüksek sesle okuyan cennete girer (bak sen cennete girmek ne kadar kolaylaştı. O zaman namaz kılmayalım, oruç tutmayalım, zekât vermeyelim, yorulup da hacca gitmeyelim, sabah akşam bu mesajı sokaktakilere okuyalım, cumburlop cennete dalalım. Kolayı biz de severiz.) Efendim, devam edeyim? Yine Peygamberimiz (güya) demiş ki: Bu mesaja inanmayan cehenneme girer.( Sen ömür boyu namaz kıl, sıcak yaz günlerinde oruç tut, zenginliğinin şükrü için zekât ver, Kâbe?ye yüz sür, kullara iyi davran, sonra kıydırıktan bir mesaja inanma gir cehenneme, olacak iş mi bu?)

Bu mail?i gönderen akılsız insan Efendimize iftira atmayı hala sürdürüyor, onun ağzından çıkmamış cümleleri sanki o demiş gibi bize sunuyor. (Güya) Peygamberimiz şöyle demiş: ?Kim bu mail?i kopyalayıp başka insanlara gönderirse dileği kabul olur.? (İşte ip burada koptu. Ya Allah aşkına 1400 sene evvel MAİL diye bir kavram mı vardı? Peygamberimiz mail?i nerden bilsin?) Mail?in geri kalanı daha da komik. Peygamberimiz (güya) buyuruyor ki: ?Her kim bu maili 25 kişiye dağıtırsa üç gün içinde mükâfatlandırılacaktır. Biri bunu yapmış çalıştığı firmadan zam almış, biri inanmamış sevdiği zarar görmüş, bir başkası yarın yaparım demiş fakat yapamayacak duruma düşmüş vs vs?''

Ya din sömürücülüğü bu kadar yozlaştı mı? Eskiden sakallı, cübbeli ama kifayetsiz insanlar din adına bir şeyler söyler biz de tipine bakıp inanırdık; şimdi mail grubu arkadaşlarımız bir şeyler söylüyor, hayır tipi de uymuyor ki inanalım!

Ah ah birileri alışmış kolay yoldan dindarlığa, iki mail at cennete gir, üç mail at dileklerin kabul olsun, beş mail at peygamberi rüyanda gör. Böyle saçma sapan şeylerle uğraşacağına adam gibi ibadet et cennete gir, Rabbine yalvar ve tevekkülle çalış dileklerin kabul olsun, peygamberinin sünnetine uy rüyanda seni ziyaret etsin. Öyle maille olmaz bu işler. Maille olsaydı Bill Gates?in -ki kendisi Microsoft?un kurucusudur- peygamber olması gerekirdi.

Mail?i atan arkadaş bir de not düşmüş ?bunlar yalansa eğer valla Müslüman ölmeyeyim? diye. İnsanoğlu iman gibi ciddi bir konuda nasıl böyle basitçe ve temkinsiz konuşabilir! Ya sözü kadere dokunursa? Mail?in uydurma olduğu ayan beyan ortada, ee imanı üzere yemin edenin hali ne olacak?

Ey cemaati Müslümanlar! Size kürsüden değil köşeden sesleniyorum. Öyle hem 25 kuruş hem şoför mahalli yok. Biz tabi alışmışız trafik kurallarına uymadan araba kullanmaya. Cennet yolculuğuna kuralsız çıkılmaz, maazallah yollar çok virajlı ve yoldaki sürücülerin çoğu da ehliyetsiz. Gelin trafik canavarına rastlamadan şu Kuranla Sünnet el kitapçığını bir gözden geçirelim, görelim hak neymiş batıl neymiş diye...

Hoşça bakın zatınıza

Tuğba KÜÇÜKVAR

keskulcu@gmail.com

25.12.2008 22:53:00