Diyanetten Hacı Adaylarına Uyarılar

100 bini aşkın hacı adayı 30 Ekim?den itibaren kafileler halinde kutsal topraklara doğru yola çıkmaya başladı. 2 Aralık?a kadar Türkiye?den 505 kafile hac ibadetini yapmak üzere kutsal topraklarda olacak. 600 kişilik sağlık ekibi de hacı adaylarının sağlıklarını kontrol altında tutacak.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Dairesi Başkanı Seyfettin Ersoy, ANKA?ya yaptığı açıklamada, hac organizasyonunun şartlarını her sene iyileştirmeye çalıştıklarını söyledi. Ersoy, vatandaşların kalacakları ev konusunda bir standardizasyon getirildiğini belirterek ?Önceki yıllarda binalarda odanın büyüklüğüne göre kalanların sayısı 8-10-12 kişiye kadar çıkabiliyordu. Biz bu sene sınır getirdik. Odalarda ne kadar büyük olursa olsun en fazla 5 ile 7 kişi kalacak? dedi. Ersoy, vatandaşların ibadetlerini eksiksiz yapmalarını sağlamaya çalıştıklarını bunun için de hem hacıları hem de hacılara rehberlik yapacak olan personeli eğittiklerini ifade etti. Ersoy şunları söyledi:
?Daha önceki yıllarda, personelin yüzde 60?ını tecrübesiz, yüzde 40?ını tecrübelilerden gönderiyorduk. Bu tecrübesiz görevlilerle ilgili bazı sıkıntılar oluyordu, biz özellikle kafilelerde görev alacak olanları Suudi Arabistan?a 1 hafta süreyle götürdük. Mekke ve Medine?de mahallinde eğitim verdik. Bir nevi tatbikat yaptırdık. 60-65 civarında bayan eleman götürüyoruz. Medine?de, Harem?de sohbet edecek, onların dini sorunlarını yanıtlayacak elemanlar gönderiyoruz. Ayrıca irşat faaliyetinde bulunacak hocalarımız, Din İşleri Yüksek Kurulu üyelerini, müftülerimizi gönderiyoruz. Orada kafilerle her akşam belli bir program yapıyorlar. Arafat?ta yine öyle. Vatandaşlarımıza orada haccın manevi atmosferini yaşatmaya, doya doya onlara bir hac yaşatmaya çalışıyoruz. Bu arada bu sene bir yeniliğimiz var. Arafat?ta sıcak yemek vereceğiz. Bu seneye kadar orada kumanya veriyorduk. Öğle vakti Arafat?ta duadan sonra sıcak yemek vereceğiz.?

-HACI ADAYLARI 600 KİŞİLİK SAĞLIK EKİBİNİN GÖZETİMİNDE-

Hac Dairesi Başkanı Seyfettin Ersoy, 600 kişilik sağlık ekibi gönderdiklerini ve bu ekibin içinde her branşta doktor, hemşire ve hasta bakıcı bulundurduklarını söyledi. Mekke ve Medine?de iki seyyar hastanenin olduğunu bildiren Ersoy, ?Sağlık ocaklarımız ve sağlık kabinlerimiz var. Buradan ilaçları da gönderdik. Yeteri kadar ilacımız da var? dedi. Kalp, şeker gibi hastalıkları olanlara tavsiyede de bulunan Ersoy, ?Hacı adaylarımıza tavsiyem kalp, şeker, tansiyon gibi kronik hastalıklarla ilgili devamlı kullandıkları ilaçları yanlarında götürsünler. Benzerleri var; ama yine kendi kullandıkları ilaçları götürmelerinde fayda var? dedi. Ersoy, Suudi Arabistan hastanelerinin de büyük yardımda bulunduklarını ifade etti.

-?GÖNÜLLERİ İNCİTMEDEN, HATIR BIRAKMADAN HAC İBADETİNİ TAMAMLAYALIM?-

Hacı adaylarına davranışları konusunda da uyarılarda bulunan Ersoy, ?Hac çok zor bir ibadet. Sürprizlerle dolu bir ibadet. Başkasına bağımlısınız. ?Önce sen buyur? diyebilmek lazım. Gönül incitmeden, hatır bırakmadan bu ibadeti gerçekleştirmek gerekiyor? dedi. Ersoy şunları söyledi:
?Dünyanın dört bir yanından çok farklı insanlarla birliktesiniz. Hacca gidip orada oda arkadaşı, grup kafile arkadaşı ile hatta kendi hanımıyla küserek gelenleri biliyorum. Sabretmeyi, tahammül etmeyi öğrenecekler. Dünyanın değişik yerlerinden gelen insanların, tavırları, davranışları, ibadet tarzlarını izlemeleri lazım. Servis otobüslerine binerken, yemek alırken önce sen buyur demek gerekiyor. ?Eğer bir insan Hac?da dövüşmeden, kavga etmeden dönerse anasından doğduğu günkü gibi olur? demiş peygamberimiz. Kılık kıyafetiyle davranışıyla aynı zamanda ülke temsil ediliyor. Hacı adaylarından bir başka isteğim ise, 100 bini aşkın insanımıza kahvaltı ve akşam yemeği olmak üzere 2 öğün yemek veriyoruz. Yemekte uzun kuyruklar oluşabiliyor. Kuyruk varsa biraz daha beklesinler. Bazen sıra ihlalleri oluyor. Öte yandan her kategorinin ücreti farklı. 1900 Euro ile 10 bin Euro arasında değişiyor. Her bir kategorinin hizmeti de farklı. Bir binada 3 bin kişi varsa ona göre, 700 kişi varsa ona göre yemek geliyor. Bazen hacılarımız yakın binalarda yemeklerini yiyor. O nedenle bu noktaya da hacılarımız dikkat etmeli. Herkes kendi binasında yemeli.?

-HACILARIN EŞYALARI PTT?YE EMANET-

Hacı adaylarının eşyalarının taşınmasında PTT ile protokol imzaladıklarını belirten Ersoy, ?Hacıların ibadeti kadar eşyaları da önemli. Gittikleri zaman bir takım hediyelik eşya alıyorlar. Aslında pek tavsiye etmiyoruz. Ama yine de alınıyor. Onları uçaklarla getirmek zor oluyor. Bir kısmı kalıyor? dedi. Ersoy şunları söyledi:
?Bu sene yeni bir uygulamamız var. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Gümrük Müsteşarlığı ve PTT genel Müdürlüğü ile bir protokol imzaladık. Eşyaların oradan alınması Başkanlığın, Gümrük ve PTT elemanlarının nezaretinde olacak. Şu ana kadar 9 tırımız yola çıktı. Eşyalar
alınıyor, paketleniyor ve adrese teslim edilmek üzere getiriliyor. Oradaki eşyaların alınması paketlenmesi Başkanlığın kontrolünde, getirilmesi ve ulaştırılması Suudi Arabistan Hükümeti?nin kontrolünde olacak. Türkiye?ye geldikten sonra da evlere dağıtımı PTT tarafından yapılacak. Zem zem suyunda da sıkıntı var. Suudi Arabistan ona müsaade etmiyor. Hacı?nın beraberinde getirmesini şart koşuyor.?
Bir başka yeniliğin ise Türk Telekom ile imzalanan anlaşma olduğunu ifade eden Ersoy, hacıların, Türk Telekom'dan alabilecekleri 40 kontörlük ?Hac Kart?lar ile oradaki ortama göre daha ucuz iletişim kurabileceklerini bildirdi.

-ŞEYTAN TAŞLAMADA DİN GÖREVLİLERİNİN İKAZLARI ÖNEMLİ-

Hac Dairesi Başkanı Seyfettin Ersoy, 505 kafilenin şeytan taşlamaya belli bir program dahilinde götürüleceğini söyledi. Şeytan taşlamanın saatinin değiştiğini belirten Ersoy, özellikle din görevlilerinin ikazlarına uyulması gerektiğine işaret etti. Ersoy şöyle devam etti:
?Din görevlilerinin rehberliğine uysunlar, ikazlarını dikkate alsınlar. Çünkü mahşerin bir provasını yaşıyorlar. 2.5-3 milyar insanın aynı mekanları paylaştığı bir yerde kurallara uymak gerekiyor. 2004-2005 yılında Türkiye?nin Hac Organizasyonu başarılı organizasyonlar arasında sayıldı. Şeytan taşlama programındaki düzenimiz nedeniyle takdir belgesi verildi.
Şeytan taşlamanın günü değil de saati değişiyor. Kafile başkanlarına bildiriyoruz. Diyoruz ki; ?şu kafile 16.00?da, şu kafile 18.00?de, şu kafile 20.00?de Cemerat?a yani şeytanın taşlandığı yere girecekler? diyoruz. Biz ayrıca oradan da haber alıyoruz. Eğer orada izdiham sıkıntı varsa biz kafileye diyoruz ki ?şu anda gitmeyin.? Suudi Arabistan Cemerat?ta takdire şayan bir genişleme yaptı. Geçen sene hiçbir sıkıntı olmadı. Bayramın 1?inci 2?nci, 3?üncü ihtiyaç duyulursa son günü şeytanın taşlanmasında yine tedbirimizi alacağız. Hiçbir vatandaşımızın üzülmesini istemeyiz. Ne kendisi, ne çevresi üzülsün. Onu hasretle bekleyen insanlar var. Onlar bize emanet. Onlar hem dinimizi, hem bayrağımızı hem de organizasyonumuzu temsil ediyorlar.? (ANKA

13.11.2008 09:17:00