ustilanlar
07 Nisan 2020 Salı
Ömer Nazmi Yavuz

YALAN MI?

24.02.2020 00:53 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ömer Nazmi Yavuz
New York mafyasının önde gelen isimlerinden olan biri, mafya ile ilgili
itiraf ve tanıklık yaptıktan sonra Gizli Tanık Programı'na alınır ve yeni bir kimlikle Norveç'in Lilyhammer Kasabası'nda yeni bir hayata başlar.
Her şeyin yasalara ve kurallara uygun yapıldığı bu kasabada kuracağı yeni işle ilgili
karşısına çıkan yasal engelleri rüşvet, tehdit ve şantaj gibi alışkın olduğu yöntemlerle
çözer.
ABD ve Norveç ortak yapımı olan bu dizinin adı Lilyhammer'dir; başro
oyunculuğunu da Steven Van Zandt yüklenmiştir. Yani dizinin kahramanı, bir zamanlar mafya üyesi olan ve mafya yaşam kurallarını, yasalarıyla ve yasalara uygun kurallarıyla yaşayan kasabaya taşıyan kişidir.
Dizinin ilerleyen bölümlerinde bu kahramanın yaptığı her yasa dışı hareket çavresindekiler tarafından da benimsenir ve onay alır.
Bu ve buna benzeyen dizi ya da filmleri izlediyseniz, sizler de farkında olmadan o kahramanın yanlış ve ahlaki olmayan mücadelesini destekleyip, onun kazanmasını isteyebilirsiniz.
Bu genelde olmasa da azımsanmayacak bir oranın içinde yer almanız ihtimal dahilindedir.
Çünkü kurgu o kahramanın etrafında dönmektedir, asıl özne odur. En çok onu görürsünüz, en çok onu duyarsınız!
Buna benzer şeyleri Türk dizilerinde de görmüyor muyuz sanki!
Dizinin başrolündeki yakışıklı genç, amcasının eşine sevdalanır; ya da dizinin asıl öznesi olan kadın, arkadaşının eşine tutulur!
Ve bunun da izleyenler tarafından doğal karşılanması çeşitli olaylarla sağlanır!
Ve kültür böyle bozulur işte!
Diyelim ki izlediğiniz bir filmdeki kahraman banka soygunu yaptıktan sonra polisler
tarafından kovalanırken amansız bir kaçış mücadelesi veriyor; peki, kaç kişi onun yakalanmasını ister!
Diyelim ki okuduğunuz bir romanda hayranlığınızı kazanan romanın asıl öznesi olan
biri, bir cinayet işler; ister istemez kendi içinizde bu cinayete haklı nedenler aramaz mısınız!
Eğer birine ister filmde olsun, ister romanda, isterse gerçek hayatın içinde hayranlık
duyuyorsanız veya hayranlık duymanız sağlanmış ise, o kişinin yaptığı yanlışlar size
doğru gelmese, akla ters düşse bile gönlünüzün ondan yana olması ve de ondan yana
tavır almanız doğal da sayılabilir!
Bu kişilik meselesi midir?
Olabilir!
Ancak şunu da unutmamak gerekir ki; bu tür etkilenmeler bilgiden ve doğru ile yanlış arasındaki akıl yürütme disiplininden uzak bırakılmış toplumlarda daha çok görülmektedir.
Eğer mantık yürütme yetiniz köreltilmiş ise bu tür olumsuz etkilenmeler sizde kolay
yer bulur!
Lilyhammer dizisinde şunu öğrendik; amacınıza ulaşmak için yasalar size engel olmasın!
Kendi yasalarınız toplum vicdanına ters düşüyorsa, kolayı var! Onları da çeşitli
yollar ve yöntemlerle alıştırırsınız!
Doğruluk bir değermiş!
Kim demiş!
Tehdit, şantaj, yalan, iftira, tuzak, kumpas hayatın her alanında; ister aşkta, ister siyasette olsun kazandıran en önemli şeymiş!
Yalan mı!?.
Önce kendimize ve etrafımıza bakalım; yanlışı doğru olarak algılıyor isek, demek ki
mesele çoktan bitmiş!
Etiketler : nazmi
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.