ustilanlar
07 Temmuz 2020 Salı
Anasayfa > Yazarlar > Ömer Nazmi Yavuz > UYANDIRMALI UYKUDAKİLERİ
Ömer Nazmi Yavuz

UYANDIRMALI UYKUDAKİLERİ

05.05.2020 14:42 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Ömer Nazmi Yavuz

Siyasi ya da toplumsal baskıdan; fikrinizi yasaklayan yasadan, bozuk giden havalardan, ekonomik sıkıntıdan bunalarak kendi kendinizi, yani yüreğinizi ve beyninizi dört duvar içine hapsettiğinizde, varlığınızı sürdürmek için, o duvarın birinde bir pencere açmak istersiniz.

Ve açarsınız!

İşte o pencere edebiyattır. Ve de edebiyatın kalbi olan şiirdir.

Kapalı veya baskıcı sistemlerde bazen gizemli bir silah, bazen de firar için gizli bir tünel olan şiirin, haksızlığa başkaldıran korkusuz bir yiğit ya da sevda meydanında kalbindeki yarayla yenilmiş bir savaşçı olarak da dillerde dolaştığına şahitlik edenlerimiz olmuştur.

Her ne olursa olsun, şiirin yeri ayrıdır bu topraklarda.

Âşıklarından, şairlerinden bilmişliğimiz vardır elbet.

Hafızamızı zorlamaya hiç gerek yok! En son Ahmet Arif’in “Hasretinden Prangalar Eskittim,” isimli şiir kitabı esmişti edebiyat dünyasında.

Neden?

Çünkü, Ahmet Arif’in şiirden önce de bir duruşu vardı; bir düşüncenin, bir söylemin insanıydı. Belli bir coğrafyanın geçmişini ve bugününü unutmadan, o coğrafyada yaşayan insanların yaşam şeklinin kaderleşmesine yüreklice isyan etmişti.

Demek ki; fikir, anlatım ve şekil olarak işaretleyebileceğimiz şiir üçgeninin geniş açısı genellikle fikrin bulunduğu yerdir.

Ahmet Arif'in "Hasretinden Prangalar Eskittim," isimli şiir kitabı yayımlandığı yıllarda, siyasi rüzgârın baskısına, yüz bini aşan baskısıyla direnmekle kalmamış, şiirleriyle birçok kişiye de pencere açmıştır.

Ve şunu asla unutmamak gerekir. Adını andığımız şairin adı geçen kitabını yazdığı ve yayımlandığı yıllarda ülkemizde bazı tabular yıkılmamış, bazı ezberler bozulmamıştı.

Yine bunu ölçü alarak şunu söylemek mümkündür. Şiir, tabuları yıkmaya ve ezber bozmaya aday bir sanat dalıdır. Sanatın her zaman ve her yerde muhalif bir işlevi olduğunu kabul ederek yola çıkacak olur isek, bu muhalefetin en keskin tarafı tiyatro kadar da şiirdir.

Sanat muhalefet ise, şiir de keskin ise, neden şimdi şiir kınından yeterince çıkamıyor?

Çünkü, hakim güçler ideolojilerin öldüğünü pompalıyor durmadan. Yaygın basın da,” aman ağabeyciğim sakın ola kutsal olmayan ama kutsal sayılan değerlere dokunma, muhalefet etme,” diyerek buna çanak tutmakta.

Olsun, istedikleri kadar çanak tutsunlar; şiir kınında de bilenir.

Yani, Anadolu'nun her yanı şiir olan bereketli topraklarında beslenen ve asla solmayan şiirin, yakın bir gelecekte, geçmişteki gibi rengarenk açacağına inananlardanım.

Şiirdeki bu serpilişin olması için, ille de su gibi sese, ince bele, yağmur saçlara, çiseleyen gözlere âşık olmaya gerek yok!

Memleket aşkı, bayrak sevdası, bağımsızlık yolcusu, adalet tutkunu olmak duvardaki pencereden bir güvercin uçurmaya yeter de artar bile!

Bir şiirde âşığın ruhu, sevenin sevgisi, sevgilinin sevecenliği ne kadar vurgulanırsa vurgulansın, eğer o şiirde şairin hayata baktığı pencerenin pervazı memleket çapında değilse, o sevgi dolu dizeler tek başına bir anlam ifade eder mi acaba!

Nazım Hikmet’in kitlelerde bu kadar sevilmesinin ve halen okunmasının tek nedenini dildeki ustalığına, ideolojik tavrına bağlamak bana göre biraz eksik gibi geliyor. Birçok şiirinde memleket sevdasına sevdiği kadının sevdasını; sevdiğinin sevdasına da memleket sevdasını katarak duygularını harmanlaması asla göz ardı edilmemeli. Bu şiirlerinde hayata bakışını sevdiğiyle buluşturmaktan geri kalmadığını anlamak için fazla zorlanmaya gerek yok ki!

Şair açtığı pencereden yüzünü topluma dönmeli.

Çünkü;

..

Yalnız o bilir bu diyarda çıkmaz sokakların nereye çıktığını

Hangi yatırın nerede yattığını

ve bir işe yaramadığını yalnız o görür açların açılan ellerinde

Yalnız o söyler

kendini iki dünya arasında derya sanan birine

aslında çukurda birikmiş bir avuç su olduğunu

ve güneşin her doğuşunda yok olduğunu!

..

Bakın işte!

Dizeler ne yatırı incitmiş, ne de kendini derya sanan birini; ama söylemiş söyleyeceğini.

Uyandırmalı uykudaki şair denilen haytaları ve bir pencere açmalı tam da bugünlerde!


Etiketler : nazmi
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.