ustilanlar
24 Şubat 2020 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > Mehmet Çatakçı > TBMM’DE LİBYA TEZKERESİ KABUL EDİLDİ
Mehmet Çatakçı

TBMM’DE LİBYA TEZKERESİ KABUL EDİLDİ

05.01.2020 22:14 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Mehmet Çatakçı
TARTIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Türkiye 2020 yılının ilk günlerine sıcak bir tartışma ile başladı. Libya’ya asker gönderme konusunda hazırlanan tezkere kabul edilmiş olacak. Türkiye, beş ülkenin(Yunanistan, GKRY, Israil, Mısır ve Lübnan) kendi aralarında tek taraflı anlaşmalar imzalayarak Doğu Akdeniz’i paylaşmaları sonucu karasularına
ve Antalya Körfezine hapsediliyordu.
Bu çevrelemeyi aşmak ve mavi vatana sahip çıkmak maksadıyla BM tarafından
da Libya’nın meşru hükümeti olarak tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusunda bir mutabakat imzaladı. TBMM’de onaylanan bu mutabakat daha sonra BM gönderildi. Söz konusu mutabakattan sonra Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakatı da imzalandı. Sayın Cumhurbaşkanı talep edilirse Libya’ya asker gönderilme konusunun incelenebileceğini ifade etti. Müteakiben Ulusal Mutabakat Hükümetinde asker talebi geldi. Bu kapsamda da hazırlanan tezkere TBMM’ye gönderildi.
Libya meşru hükümeti ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlanması anlaşmasına HDP hariç TBMM’de grubu bulunan dört siyasi parti de onay verdi
ve destekledi. Libya’ya asker gönderme konusundaki tezkere ise AKP ve MHP dışındaki siyasi partiler tarafından desteklenmiyor, macera (!) olarak görülüyor.
Ya da AKP’nin ideolojik bir saplantısı(!) olarak değerlendiriliyor, Maalesef CHP
ve İYİ Parti tezkereye toptan karşı çıkıyor.
Bu yaklaşımı da çok sakat bir yaklaşım olarak değerlendiriyorum. Bu yapılacağına
tezkere TBMM’de görüşülürken uygun bulmadıkları bölüm veya yetkiler konularında değiştirme önergeleri vermeleri çok daha verimli ve pozitif bir davranış olurdu. Muhalefetin toptan reddiyeci davranışı tezkere üzerinde yapılan tartışmaların
siyasi polemiklerden öteye geçmeyeceğini gösteriyor.
Söz konusu tezkerenin hazırlanış maksadı deniz yetki alanlarının sınırlanması
mutabakatını imzaladığımız Libya’nın meşru hükümetine Darbeci General Halife Hafter’in Nisan 2019 dan itibaren başlattığı taarruzlara karşı yardım etme, asker, silah, malzeme, teçhizat, mühimmat vermektir. Böylece Libya’nın meşru hükümetinin iş başında kalmasını sağlayarak deniz yetki alanları sınırlamasının geçerliliğinin korunmasıdır.
Halife Hafter güçlerinin Libya’nın tamamını ele geçirmesi durumunda bu
anlaşma yürürlülükte kalmayacak ve Türkiye bu anlaşmayla kazandığı alanları
kaybedecektir. Ya da tek taraflı anlaşmalarla Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarını gasbeden beşli çeteyle ve onu destekleyen batılı güçlerle belki de savaşa
girilmek durumunda kalınacaktır.
Veya iş işten geçmiş olacak ve Türkiye yukarıda da belirttiğim gibi karasularına
ve Antalya Körfezine hapsedilecektir.
Tabii ondan sonra sıra Ege ve Karadeniz’e hatta ana vatana gelecektir.
Ana vatanın bekası ve üzerinde yaşayanların refahı için mavi vatanın yaşamsal
öneme sahip olduğunu söylüyoruz.
Hatta dilimize pelesenk olmuş adeta.
Ana vatanın geleceğini ilgilendiren yaşamsal öneme sahip mavi vatanı bize
kazandıran bu mutabakat bu kadar önemliyse o zaman niye peşin bir yaklaşımla
hayır diyoruz. Tezkereyi daha uygun bir hale getirilmesi için niye önerge vermiyoruz. Niye TBMM de yapıcı bir tartışmanın önünü açmıyoruz?
Her hareket tarzının ve her kararın bir bedeli var. Anavatanı korumanın da mavi vatanı korumanın da, refahın da bir bedeli var. Bu bedeli ödemeden, hesaplı
riskleri göze almadan, ortaya çıkan fırsatlardan faydalanmayı macera olarak
görerek bir yere varılmayacağını görmemiz gerekiyor. İhtiyatlı davranmaya, her
türlü risk, tehdit ve olumsuzluğu düşünerek tedbir almaya evet, ama mavi vatandan,
anavatandan taviz vermeye hayır. Yurtta Sulh Cihanda Sulh dış politikamızın
ana mottosu ancak mavi vatan ve ana vatandan kayıpları reddediyor.
Bekleyip göreceğiz.
Etiketler : mehmet çatakçı
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.