ustilanlar
13 Ağustos 2020 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > Mehmet Şener > Sayın Sekmen ve sayın Uçan sizi tarihe şikayet ediyorum haberiniz olsun…
Mehmet Şener

Sayın Sekmen ve sayın Uçan sizi tarihe şikayet ediyorum haberiniz olsun…

24.06.2020 15:27 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Mehmet Şener

Malumunuz, “çekirdek şehir” dediğimiz bölge, tam olarak Yakutiye Belediyesi’nin sınırları içerisindeki mahalle ve semtlerden ibarettir.

Başka bir ifadeyle “Erzurum” Yakutiye’dir.

Hal böyle olunca Yakutiye’de olup biten her şey nasıl ki dikkatimize mucip oluyorsa, Yakutiye dışındaki gelişmelere de bigâne kalamayız.

Kabul edin ya da etmeyin, ama şu hakikat değişmiyor:

Çekirdek Erzurum hızla boşaltılıyor, şehir yeni yerleşim birimi  olan Çatyolu’na doğru gidiyor.

Bunu birileri bilerek mi planladı yoksa tamamen bir tesadüf sonucu mu böyle cereyan ediyor bilmiyorum.

Lakin gördüğüm şu ki: Bu gidişle Erzurum beş on yıla kalmayıp bugünkü Erzurum’dan kopup gidecek ve hani hepimizin övüne övüne yere göğe sığdıramadığımız “şu çekirdek” şehir var ya o da, bütünüyle terk edilecek!

Malumunuz eski mahallelerden neredeyse tek bir iz bile kalmadı.

Belediyeler, tarihi özelliği olmayan o toprak yapıları haklı olarak temizleyip kaldırdı.

“Yeni Erzurum” yavaş yavaş da olsa vücut bulacak. (Gerçi tamamen beton yığını ve hiçbir mimari değeri olmayan ucube binalardan ibaret ama)

Biliyorum bu şehri yönetenler sesimi duymuyor, ya da duymamak için tıkaç kullanıyorlar, olsun…

Bendeniz yine de haykıracağım:

Yeni yerleşim birimi üretiyorsunuz ve şehri mevcut yerinden alıp Güney’e götürüyorsunuz.

İyi de sayın yöneticiler…

Çekirdek Erzurum terk edilmiş bir viraneye dönüyor, bu sizi hiç mi rahatsız etmiyor?

Hani turistleri geldiğinde gezdirecek ve diyeceksiniz ki “Bakın işte burası Yakutiye, işte burası Çifte Minareli Medrese, işte burası Üç Kümbetler, işte burası Kale, işte burası Ulu Cami, işte burası Lala Paşa, işte burası Taşambarlar, işte burası Habipbaba, işte burası Rüstempaşa Bedesteni ve işte burası Muratpaşa… ya da Gürcükapı…”

Ya o turist size sorsa ki “iyi de bu kadar eski tarihe sahip olan yapıların etrafında niye hiç kimse yok, burayı karantinaya mı aldınız?”

Söyle haydi beyim, ne cevap vereceksin?

Yeni yerleşim yeri ihdas etmenize itirazımız yok, besbelli ki “Yeni Erzurum” Şehir Hastanesi’nin etrafında şekillenecek.

Gerçi bunun temelleri 20 yıl önce atılmış ve o günün siyasetçileri de o gün o bölgedeki tarlaları üç paraya satın almışlardı ama…

Beyzadem kim hangi rantı götürdü, kim hangi fukaranın tarlasını üç paraya alıp arsaya çevirdikten sonra milyonlara sattı bilemem…

Bildiğim şu ki, “Çekirdek Erzurum” dibe vurmak üzere…

Bin yıllık tarihe sahip eserlerin olduğu bölge, içinde insan olmayan hayalet kente dönüştü.

Çekirdek Erzurum, selin önündeki kuru bir kütük gibi sürüklenip duruyor.

İçinde insanların olmadığı park ve bahçeler yapsanız kaç para eder azizim?

İnsan yok, insan…

Böyle giderse yakın bir zamanda Ulu Cami’de namaz kılacaklara kurayla altın dağıtacaklar!

Marifet, yeni bir şey yapmaksa, ondan daha büyük marifet de eskiyi korumak ve ona gerekli özeni göstermektir.

Yakutiye bölgesi yani en hakiki Erzurum, bugün emlak piyasası açısından bit pazarındaki halı misali…

Taşmağazalar’da dükkanlar neredeyse meccanen kiraya veriliyor da alıcısı yok!

Yakutiye bölgesi aynı zamanda SİT alanıdır esasen…

Fakat zaman içerisinde şehri kurgulayanlar öyle affedilmez bir hata yaptılar ki, o SİT alanı bugün turistin bile uğramadığı ıssız adaya döndü.

Tarihi eserlerin etrafını açtılar, birbirinden güzel park ve bahçeler yaptılar.

Alâ…

Lakin içinde insan yok, yakınında yerleşim birimi yok…

Erzurum, sanki bir kargoymuş gibi Erzurum sanki bir sandıkmış gibi buradan alındı sırf üç beş çakalın arsası kıymete binsin diye, içerisinde hiçbir estetik, sanat, kültür ve mimari olmayan başka bir yere konduruldu.

(Devletin elinde tüm kayıtlar var. İstediği gibi araştırabilir. O ucube yerde en çok bu şehrin önde gelen FET֒cülerin  arsaları var)

Yazık ettiniz gerçek Erzurum’a…

Nedir bu saçma sapan “yeni yapılaşma” kompleksiniz?

Bu şehirde saat 16’dan itibaren eğer Allah’ın kulu Havuzbaşı’ndan Ulu Cami’ye doğru gitmiyorsa, sizin temin ederim ki Çat Yolu’nda altından binalar da yapsanız benim nezdimde pul kadar değeriniz yok.

Sayın Sekmen… Sayın Uçar…

Lütfen bir dönüp bakınız şu çekirdek Erzurum’a…

Allah aşkınıza nasıl buna rıza gösterirsiniz, Erzurum’u Erzurum yapan semtlerde beşten sonra in cin top oynuyor.

İyi niyetinizden hiç kuşkum yok ama bile bile olmasa da Erzurum’u Erzurum yapan ne kadar değer varsa alayını değersizleştiriyorsunuz.

Sayın başkanlar…

Bu şehre yabancı bir misafir geldiğinde emin olun ki size Çat Yolu’nda yapılan o beton yığınlarından hiç birini sormayacak hatta onların en kralına bile itibar etmeyecek.

Size diyecek ki, “Hani siz biz kadim şehiriz diyordunuz, nerede sizin tarihi eserleriniz?”

Siz de onlara “Sayın misafir, onları boş verin bakın biz burada nasıl beton binalar yaptık lütfen onlar üzerinden bize puan verin mi” diyeceksiniz!

Sayın Sekmen ve Sayın Uçar…

Hiç bana kaşlarınızı çatmadan lütfen dinleyiniz…

Tamam, Yakutiye bölgesinde birbirinden anlamlı onlarca projeye imza attınız ve atmaya da devam ediyorsunuz.

Lakin sayın başkanlar,  içerisinde insan olmayan her proje nakısalıdır…

Biliyorum, bildiğinizi okumaya devam edeceksiniz.

Erzurum, Erzurum olmaktan çıkıyor, haberiniz olsun…

Etiketler : şener
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.