ustilanlar
24 Şubat 2020 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Osmanlıdan Cumhuriyete, İslâm Âlimleri -6
MUSTAFA DAMLARKAYA

Osmanlıdan Cumhuriyete, İslâm Âlimleri -6

25.11.2019 10:49 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
15 Mayıs 1944’de yapılan Halk Partisi Kurultayı’nda bir rapor hazırlanmıştı. Bu rapora göre; dünya işleri, din işlerinden tamamiyle ayrılmalı, Kur’ân ve din tarikatının öztürkçe olarak tanzim ve tertibi,ibadet yerlerinin Türk geleneğine uygun bir tarzda olması, Halkevleri’nin ibadet yeri olması, ruhbanlığın icabı olarak her şeyin silinmesi, ibadet usul ve zamanlarının tanzimi, Diyanet’in, Dil Kurumu’na benzer bir teşkilat olarak devlet bünyesinden çıkarılarak millete mal edilmesi maddeleri yer alıyordu.
Bu rapora göre, yine o dönemde bir Başbakan, Meclis kürsüsünden  “din zehirdir” diyebilmiş, Milli Şef de Taksim mitinginde “din medeni hayat yaşamaya, mani bir zehirdir” diye konuşmuş, bir Başbakan ”halkın kafasından din fikrini silebilmek için, bize bir otuz sene daha lâzım” demişti.
Böyle bir dönemde, Diyanet İşleri Başkanı Şerafettin Yaltkaya, bu aykırı fikirleri uygulamaya koymaya çalışmış, ama yardımcısı Ahmed Hamdi Akseki Hoca, buna engel olmuş, hatta Kur’ân’ın Tükçe tercümesiyle namaz kılınmasına,Aksekili Hoca müthiş direnmiş, Yaltkaya’nın rapor istemesi üzerine, 100 sayfalık çok değerli, ilmi bir rapor hazırlayarak Yaltkay’nın mecalini kesmişti.
Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren, Türkçe Kur’ân’la ibadet meselesi, sürekli gündemde tutulmuş, namazda, tercüme Kur’ân okutma faaliyetleri kendini göstermiş, ama Aksekili Hoca hep bunları büyük bir aklıselimle bertaraf etmiştir.1947 yılında bütün bunları çıkaran Yaltkaya gırtlak kanserinden ölünce yerine, Ahmed Hamdi Akseki, 3. Diyanet Başkanı olmuş, onun başkan oluşu, tüm yurtta büyük bir coşku ve sevinçle karşılanmıştır. Onun döneminde din hizmetleri eskiye göre daha yumuşak bir devir olmuştur.
Çok partili döneme bir adım niteliğindeki bu geçiş döneminde, din hizmetleri sanki sahipsiz kalmış,camiler, mescitler bakımsız bırakılmış,İmam-Hatip Mektepleri kapatılmış, uzun yıllar din adamı yetişmez olmuş, hatta ölü yıkayacak din adamı bulunamamıştır. 
Ahmed Hamdi Hocaya kitap yazması söylenilmiş, o da kurduğu heyetle kitap yazmaya koyulmuştur. Onun döneminde ilkokul son sınıflarına din dersi okutulması konulmuş, İmam- Hatipler, 10 il merkezinde tekrar açılmış, Ankara’da da bir İlahiyat Fakültesi açılabilmiş, nihayet yeni kanunun emrettiği Bakanlar Kurulu Kararı ile 20 Türk büyüğünün türbeleri de ziyarete açılmıştır. Ahmed Hamdi Hocamızın, Allah makamını cennet eylesin. Âmin, Âmin!..
Aksekili Hocamız, Diyanet İşleri Başkanı iken, yazdığı “İslâm Dini“isimli eseri defalarca basılarak tirajı 1,5 milyona ulaşmış. Yine bu dönemde öğretmen ve öğrenciler için, “Açıklamalı Din Dersler”nin, birinci ve ikinci kitapları ile “Namaz Surelerinin Türkçe Tercüme ve Tefsiri”ni yazmıştır.
Ahmed Hamdi Hocamız, 10 Aralık 1950 tarihinde, İstanbul Süleymaniye Camii’nde,15 bin kahraman ile, 300 bin düşmana saldıran, nefsini Allah yolunda feda eden, Alparslan’ın kan ve ruh haliyle çarpışan ve büyük bir zafer kazanan Kore şehitlerimiz için, okutulan tarihi mevlitte, çok heyacanlı bir konuşma yapmış, bu konuşma çeşitli dillere çevrilerek dünyaya nakledilmiş, Kore’de Mehmetçiğin gösterdiği büyük ve emsalsiz kahramanlık başarısının sırrını, tarihimizin derinliklerinde aramak gerektiğini, birçok tarihi örneklerle açıklayarak cemaati hüngür hüngür ağlatmıştır.
Bu konuşmasından bir ay sonra, makamında hastalandı. Üç gün hasta yattıktan sonra, 9 Ocak 1951’de vefat etti. Ahmed Hocamız, Garb ve Şark kültürüne vukuf peyda ederek 50 adet eser vermiş, çok değerli bir alimimizdir. Allah (C.C.) Hazretleri kendisinden razı olsun Peygamberimize komşu olsun.Rabbim gani gani rahmet etsin. Nur içinde yatsın. Ruhu şâd olsun. Âmin, Âmin !..
Öldükten sonra, Bekir Sıtkı Sancar, şu tarihi düşürmüştür:
“İrcıî fermanı geldikte Diyanet Başkanı
Azm-i ukba eyledi mağfur ola, mesrur ola
Kudsiyan cevherle tanzim ettiler tarihini
Aksekili Hamdi Efendi’nin durağı nur ola”
(H.1370)
Selam ve saygılarımla…
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.