ustilanlar
16 Ekim 2019 Çarşamba
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Kur’ân-ı Kerim bize yeter diyenlere...-2
MUSTAFA DAMLARKAYA

Kur’ân-ı Kerim bize yeter diyenlere...-2

17.06.2019 00:57 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Bakınız, içtihat kapısını açan ve ayetlerden hüküm çıkarmaya imkân veren ayet-i kerimede
ne buyuruluyor,
“Eğer o meseleyi peygambere ve müminlerden ihtisas sahibi kimselere havale etselerdi, elbette o kimselerden hüküm çıkarmaya ehliyetli olanlar, işin doğrusunu bilirlerdi. ( Nisâ-83).”
Bu ayetin verdiği müsaade ile Allah Resulü (S.A.V.) bizzat içtihat yaptıkları gibi, sahabenin yetkili âlimleri de içtihatta bulunmuşlardır. “Sadece Kurân’la amel ederiz” diyen kişiler, Kur’ân’ın bu ayetiyle de amel etmek gerektiğini, bunun da yetkili kişilerce yapılan içtihatlara
uymak manasına geldiğini de bilmelidirler.
Kur’ân’ın açıkça bildirdiği meselelerde ve Allah Resulü’nün kati beyanlarında içtihat yapılamaz ve bunlar şeriatın yüzde doksanını teşkil eder. İbadette içtihat olmaz.
Mesela, Peygamber Efendimiz (S.A.V.), namazla ilgili ayetleri nasıl uygulamışsa, bunlara aynen uymak her Müslüman üzerine bir borçtur. Efendimiz sabah namazını iki rekat kılmışsa
bunu ne bire indirmeye ne de üçe çıkarmaya kimsenin yetkisi yoktur. Ki sahabe de O’na aynen uymuşlarken bugüne kadar bütün âlimler ve onlara uyan müminler de bunda ittifak halindeyken artık“ Kur’ân’da sabah namazının iki rekât olduğuna dair bir ayet yoktur” gibi
saçmalıklarla, başta Peygamberimiz olmak üzere bütün Müslümanlara ters bir uygulamaya gitmek dini tahrife yönelmek büyük bir gaflettir.
Kur’ân-ı Kerim’i okuyanlar şu ayet-i kerimeleri de görmüşlerdir. “Her kim de hidayet yolu kendisine iyice belli olduktan sonra, Resulûllah’a muhalefet eder ve müminlerin yolundan başka bir yola tâbi olursa Biz onu döndüğü yolda bırakırız.
Fakat âhirette kendisini cehenneme koyarız. Orası ne fena bir varıştır. (Nisâ-115).”
“Kim Resulûllah’a itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur. (Nisâ- 80).”
“De ki : Allah’a ve Resulüne itaat edin, Eğer yüz çevirirlerse elbette Allah küfre girenleri sevmez. (Âl-i İmran-32).”
“De ki : Eğer Allah’ı seviyorsanız bana ittiba edin; tâ ki Allah da sizi sevsin… ( Âl-i İmran – 31).”
“Allah ve Resulü, herhangi bir meselede hüküm bildirdikten sonra, artık inanmış bir erkek ve kadının, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne karşı gelirse apaçık bir sapıklığa düşmüştür. (Ahzab- 36).”
Görülüyor ki Allah (C.C.) Hazretleri bu ayetlerde, Resulünü hiç nazara vermeden, doğrudan “Benim emirlerime uyun, yasaklarımdan sakının. Bana itaat edin...” diyebilirdi. Bunun yerine, bu ifadelerin ihtiyar edilmesi, Allah’a itaatin, peygambere uymaksızın mümkün olamayacağı
içindir.
Hele bazı hükümler var ki âlimler dahi bu konuda karar veremezler. Yine namazdan örnek verirsek âlimler namazın vakitleri ile ilgili bazı izahlar getirseler bile, namazın; rekât, rükû, secde sayılarına, yapılış sıralarına okunacak tesbihlere kadar bir çok meselede hüküm veremezler.
Çünkü, bu gibi meseleler, peygamber talimi olmaksızın, mücerret akılla ve ilimle halledilemez.
Yukarıda sadece bir kısmına değindiğimiz bu hataların, herhalde gaflet ve dalaletten kaynaklandığı âşikârdır. Bu yüzden böyle olanların en kısa zamanda, bu sapık yoldan dönmelerini temenni ediyoruz. Aksi takdirde bazı kişilerin, namazsız ve ibadetsiz bir hayat
geçirmelerine sebep olacaklar ve “Sebep olan onu işleyen gibidir”, hükmünce, onların bütün ihmal ve günahlarının bir katı da kendilerine yazılmakla çok büyük bir zarara uğrayacaklardır.
Peygambere tam bir teslimiyetle bağlanmayanlar, iman etmiş olmazlar. Ama, Allah’a ve Resulüne itaat edenler, Allah’ın nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle birlikte olacaklardır.
Unutmayınız ki Allah’a giden yol peygamberden geçer. Peygamber olmadan din anlaşılamaz. Dini uygulayan ve bize öğreten peygamberdir. Selat ve selam
Sevgili Peygamberimizin üzerine olsun. Rabbimiz, O’nun şefaatine bizleri nail etsin. Âmin !..
Selam ve saygılarımla…
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.