Şenkaya’da coşkulu kutlama
AK Partili kadınlar hemşireleri unutmadı
Polisten kaçamadılar
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Bizden hatırlatması...

Mehmet ŞENER
Bir yanda havada uçuşan kasetler ve yolsuzluk dosyaları, diğer yanda bir milyon yedi yüz bin gencin yüreğini ağzına getiren sınav skandalı...
12.05.2011 / 00:00


Bir yanda havada uçuşan kasetler ve yolsuzluk dosyaları, diğer yanda bir milyon yedi yüz bin gencin yüreğini ağzına getiren sınav skandalı...

Sanki bu kadar skandal yetmezmiş gibi, bir de bölücü terör örgütü ve onun siyasi uzantısı olan partinin yaptıkları...

Komşu ülkelerde olup bitenleri zaten hiç sormayın.

Ve Türkiye seçime gidiyor, hem de bir ay sonra...Besbelli ki, seçim tarihi yaklaştıkça birileri özellikle Güneydoğu'da ipleri gerdikçe gerecek...…

Aynı çevrelerin Erzurum'da da meydanları ısındırmak istediğini, hatta toplumsal bir kargaşa çıkarmanın peşinde olduklarını biliyoruz.

Oysa Erzurum, üzerine oyun oynanmaması gereken bir şehirdir. Çünkü tarih bize bu gerçeği hatırlatıyor.

Erzurum, sabırlıdır, hoşgörülüdür ama Akif'in dediği gibi uysal koyun da değildir.

Bölücü örgüt ve uzantısı parti hiçbir sebep yokken Erzurum'da ipleri gerip duruyor.

Bu durum sokaktaki vatandaştan çok asıl bu ülkenin güvenlik ve istihbarat birimlerinin meselesi olmalıdır.

Yani sokağın çözeceği bir sorun değil bu...

İki yıl evvel yine böyle bir tartışma sırasında şu yazıyı kaleme almışız. Baktık aynı yazı bugün için de geçerli. Bizden hatırlatması...

Okumuş olanlar muhakkak hatırlayacaktır; İsmet Paşa'nın meşhur "Doğu Raporu"nda Erzurum'a geniş bir yer ayrılmıştır. Mustafa Kemal Paşa'ya sunulmak üzere, Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra kaleme alınan söz konusu bu raporda, Erzurum için "...vatanın teminatı, Türkiye'nin gözbebeği" gibi birilerine göre, "hamaset" ölçüsünde görülebilecek iddialı ifadeler kullanılmaktadır. Tarihi bilmeden ne günümüzü iyi analiz edebiliriz ne de geleceğe yönelik güçlü ve kalıcı projeler üretebiliriz. Bu sebeple, başta mahalli yöneticilerimiz olmak üzere, bu şehir adına siyasete soyunmuş ve aktif biçimde siyaset yapan kişiler, hiç olmazsa Cumhuriyet Tarihi'ni sentez yapabilecek boyutta bilmek zorunda. Aksi halde, Erzurum'un tarihteki stratejik ve jeopolitik önemi ıskalanmış olur.

Mesele, yalnızca "askeri açıdan önemli" şeklinde sınırlı olsaydı, belki her kurum aynı çerçevede sorumlu olmayabilirdi. Ama işin bir de sosyal ve siyasi yanı var. -Ki, günümüzün geçer argümanları bakımından bu cephe çok daha öne çıkmaktadır.- Soğuk savaş döneminin geride kalmasıyla, Erzurum ve Türkiye için artık bir Sovyet tehdidinden söz etmek akıllıca olmayabilir; fakat Batı orijinli kimi senaryolar karşısında, Erzurum için sosyal ve siyasi gelişmeler olmadığı kadar önem kazanmaktadır.

Bu şehrin iktisadi açıdan düzlüğe çıkması ve sosyal hayatın bu girdaptan kurtulabilmesi için daha nitelikli ve de feraset yüklü bir bakış açısına ihtiyacımız var. Şehir negatif yönde hızlı bir dönüşüm içerisinde... Demografik yapının endişe verici boyutta değişmesi, "çekirdek Erzurum"u öylesine erozyona uğratıyor ki, merkez-çevre ilişkisinde, çevrenin baskın bir hale geldiğini görüyoruz.

Oysa İsmet Paşa, ta 1930'lu yıllarda, bu "sorun"a işaret ederek, "...Devlet Erzurum'un sosyal ve kültürel yapısını muhafaza için hiçbir fedakârlıktan kaçınmamalıdır" diyor. Şayet AB süreci nedeniyle aksi bir politika ve senaryo hayata geçirilmeyecekse, bu şehirdeki kamu kurumları ve tüm sivil örgütler  bir "aksiyon projesi" ortaya koymalıdır. Rasyonel kriterlerle kuşatılacak bu aksiyon projesi, daha ziyade bir "silkinip kendine gelme harekâtı" seviyesinde olmalıdır.

Değerli yöneticilerimiz bilmelidir ki, bu şehrin tek sorunu, müflis bir spor kulübünü, "en öncelikli mesele" olarak görmek, ya da kaldırımları yenileyip, bozuk asfaltı yamalamak değildir.

Sırf günü kurtarma adına peşine düşülen işler için harcanan mesai, çaplı meselelere ayırmamız gereken gücümüzü tüketiyor. Zayıf enerjiye sahip bir projektörle, ne bugünü kavrayabiliriz ne de yarınları aydınlatabiliriz. Raporlar, tarihin tozlu raflarında küflensin diye değil, ibret alınıp gereği yapılsın diye kaleme alınır.

Erzurum'a sahip çıkmak, Cumhuriyet'i ve istiklâli kavramaktır.

Erzurum'a sahip çıkmanın yolu da, hamaset ve nutuktan geçmez. Bilakis orta ve uzun vadeli kalıcı projelere ihtiyacımız var. Misal lojistik köy, tarihi ipek yolunu yeniden canlandıracak olan hızlı tren ve Erzurum'dan limana geçiş...

Yeni teşvik paketine bu çerçevede bakmak gerekir, sabun köpüğü hükmü niteliğindeki işlerle vakit geçirmemiz kimseye bir şey kazandırmaz.

Yarınları kuşatacak yüksek vizyonlu projeler geliştirmeliyiz.

Tarihte stratejik öneme sahip olan Erzurum'un yarın da aynı önemi sürdürebilmesi için mutlaka ekonomide güçlü bir yapıda olmak zorunda.

Tarihi ipek yolu yeniden önem kazanıyor, Erzurum geçmişte olduğu gibi yeniden canlanan bu güzergâhta önemli merkez olabilir.

Ancak büyük düşünmek zorunda...

Etiketler:
Bu yazi toplam 1562 defa okundu
YORUMLAR
cihan er: 
"nerde"
yağdanlık müdürler var oldukca sizin yazdıklarırnz gerçekleşmez.önce onların hortumlarırkesmeklazım.........
15.05.2011 / 17:10
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR