Şenkaya’da coşkulu kutlama
AK Partili kadınlar hemşireleri unutmadı
Polisten kaçamadılar
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Öğretmen hanım kafaları karıştırdı...

Mehmet ŞENER
Kızcağızın ağır bir travma geçirdiği muhakkak... O'nun yerinde kim olsaydı, yaşadığı bu korkunç olayın şokundan kolay kolay kurtulamazdı.
04.05.2011 / 00:00


Kızcağızın ağır bir travma geçirdiği muhakkak... O'nun yerinde kim olsaydı, yaşadığı bu korkunç olayın şokundan kolay kolay kurtulamazdı.

Öyle ya...

Güpegündüz ve de sokak ortasında saldırıya uğruyorsunuz ve ölümüne dövülüyorsunuz, tacize uğruyorsunuz...

Bu vahşete her kim duçar kalsaydı, aylarca kendine gelemezdi.

Fakat yavaş yavaş işin şekli değişmeye başladı.şimdi o melun olay bambaşka bir mecraya doğru gidiyor: Polis, geçtiğimiz günlerde tamamen öğretmen A.K'nın verdiği eşkâl üzerine değişik profillerden bir robot resim çizdi. Ve bu resim son kez öğretmen A.K.'ya gösterilerek, "Size saldıran cani bu resimdeki şahsa benziyor muydu?" diye soruldu; O da, "evet bu robot resim saldırgana çok benziyor" demişti.

Bunun üzerine polis o robot resimleri başta medya olmak üzere, dört bir tarafa dağıttı ve bu eşkâle benzeyen saldırganı aramaya koyuldu.

Aradan günler geçti, öğretmen A.K. tedavi olduğu hastaneden taburcu edildi ve evine geri döndü. Ama o robot resimdeki saldırgandan haber yoktu.

Ortaya ödül kondu, sonra ödülün miktarı artırıldı. Buna rağmen saldırgan bir türlü yakalanamadı. Bu durum, önce basını sonra da kamuoyunu ciddi biçimde rahatsız etti. Basın eleştiri oklarını polise çevirdi ve haklı olarak sorular sordu:

"Saldırgan niçin yakalanamadı?"

Polis, büyük bir serinkanlılıkla yapılan tüm eleştirileri sinesine çekti ve öncelikli görevinin saldırganı yakalamak olduğunun bilinciyle hareket etti.

Palandöken dün yeni bir gelişmeyi manşetten duyurdu:

"Her şey sil baştan"

Haberin alt başlığında ise şu çarpıcı ifade yer almıştı:

"Pasinler'de vahşi bir saldırıya uğrayan öğretmen A.K. günler sonra robot resmin zanlıya benzemediğini söyledi. Bu gelişme polisi zora soktu."

Haydaaa...

Bu durumda polis, o güne kadar elde ettiği ne kadar bilgi ve bulgu varsa hepsini çöpe atmak zorunda kaldı.

Çünkü olayın mağduresi, "Bana saldıran top sakallıydı, bu robot resme benzemiyordu" dedi!

Oysa o robot resmin materyalini veren kendisiydi; şimdi aynı mağdure, "Bana saldıranın top sakalı vardı" diyor.

Sakal önemli bir alamet-i farikadır.

Niçin öğretmen A.K., daha önce saldırganın top sakallı olduğunu söylememişti?

Polis mi çuvallamıştı, öğretmen A.K.'mı ifade değiştiriyordu?

Polis, basına dağıtılan o robot resmi kafasından uydurmamıştı ki… Polise o eşkâli yine mağdure öğretmen A.K. vermişti.

Şimdi aynı öğretmen, "Hayır bana saldıranın top sakalı vardı" diyor.

Gelin siz polis olun ve bu açmazın içinden çıkın, çıkabilirseniz...

Bu müthiş çelişkiye rağmen polis işe yeni baştan başladı ve öğretmen A.K.'nın son verdiği bilgiler doğrultusunda saldırganı aramaya koyuldu.

Bulunur mu bulunmaz mı bilinmez, ama işin sarpa sardığı muhakkak...

Öğretmen A.K.'yı suçlamıyoruz veya "yalan söylüyor" da demiyoruz. Lâkin ortaya çıkan bu son durum, kafaları karıştırmıştır. Hem öğretmen A.K. sorgulanmaya başlandı hem de olup bitenler...

Tamam; polisi yerden yere vurmasına vuralım da; bu son manzara karşısında polisi neyle suçlayacağız ki?

Mağdure ifade değiştirdi:

"Bana saldıran top sakallı biriydi"

Bu tarif mağdurenin daha önceki ifadesinde yoktu...

Kim garanti edebilir ki, aynı mağdure yarın kalkıp da, "Bana saldıran top sakallı değildi" demeyeceğini?

Şeytanın avukatlığını yapmak istemiyoruz fakat bu süreç artık herkesi huylandırmaktadır.

Öğretmen hanım, siyahla beyaz kadar farklı bir tarif veriyor.

Saldırgan top sakallı mıydı, değil miydi?

Bu bile tartışmalı...

Saldırıya uğrayan öğretmen hanım daha saldırganın nasıl bir tipte olduğunu söyleyemiyorsa, polis ne yapsın?

Samanlıkta iğne aramak gibi bir şey; rast gelirse tamamen şans...

Etiketler:
Bu yazi toplam 948 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR