Nasıl ki namert bir kimseden mertlik, yiğitlik beklenilemez ise, terör örgütünden, hem de PKK gibi kadın, çocuk demeden katledebilen bir terör örgütünden elbette ki, insani bir davranış beklenemez. Lakin merhum Necip Fazıl'ın ifadesiyle, alçaklık bile bir seviyedir; bunlar alçağın da alçağı...
Siirt'te karakola saldırıyorlar. Sayıları takriben 20...Asker anında cevap veriyor. Bakıyorlar ki, askerin yaylım ateşi karşısında geberip gidecekler, kendilerini hemen karakola 80 metre mesafedeki okulun lojmanına atıyorlar. Bu sinsi planı gören asker çaresiz olarak elini tetikten çekiyor. Çünkü biliyor ki, o lojmanda öğretmenler, çocuklar var. Şayet ateş etmeye devam etse büyük ihtimalle teröristlerle birlikte masum insanları da öldürecek.
Militanlar askerin bu özel durumunu acımasızca ve alçakça istismar ediyor. Ellerinde uzun namlulu silahlar ve bombalar dakikalarca karakola ateş kusuyorlar.
O gün o karakolda altı şehit vermemiz bundandır.
Şayet bizim askerimiz de PKK militanları gibi acımasız olsaydı, mümkün ki şehit sayısı altı olmayacaktı. Fakat Türk askeri Mehmetçik ne kalleştir, ne de acımasız bir katil. Çaresizlik içinde kurşun yedi, şehit düştü.
Bu manzaranın tek kelimeyle izahı, kahpeliktir, şerefsizliktir.
Güneydoğu'da kadınları ve çocukları sokağa dökerek askerin polisin merhametini istismar eden kanlı katiller, bu kez de öğretmenlerin arkasına sığındılar; onların eteklerinin altına saklanarak karakolu taradılar.
Sonra da, karakolun hemen karşısındaki köye gidip, hiçbir şey olmamış gibi halkın arasına karıştılar...…Ve ne yazık ki timsah gözyaşı döken o köylüler de, elleri kanlı o katillere yüreklerini ve evlerini açtılar.
Devlet ne yapsın bu durumda?
Bir yanda öğretmenler, öbür yanda sözde sivil köylüler...…
Asker lojmanı ateş altına alsa, masum öğretmenler yitip gidecek. Köye baskın düzenleyip herkesi gözaltına alsa kıyamet koparılacak; vay efendim savunmasız ve masum köylülere devlet işkence etti diye...…
Teröriste her yol serbest, her şey mübah...…
Ama devlet hukukun dışına çıkamaz, eşkıya gibi davranamaz ve acımasız katil olamaz.
Doğru...…
Devlet ne eşkıyadır, ne de ölüm makinesi…
Lakin bu iş böyle mi sürüp gidecek?
Yani asker göz göre göre ölüme gidecek, işbirlikçi köylü yalan söyleyip devleti arkadan hançerleyecek...…
Hangi vicdan bu alçaklığı kaldırır, hangi hukuk düzeni bu pis komploya prim verir?
Bir kalemde altı şehit...…
Ne kadar kolay, bir saniyede yazıyor ve söylüyoruz.
Peki gerçekten bu kadar basit mi?
Dün yurdun çeşitli yerlerinde altı fidanımız için altı ayrı cenaze töreni düzenlendi.
Oturup hepsini izledim ve dakikalarca ağladım. Çünkü ben bir babayım ve bir an kendimi yürekleri yanan o babaların yerine koydum.
Öfkem dağlar kadar, yüreğimi yakan acı tarifsiz...…
Öğretmen lojmanlarına gir ve seksen metre uzaktaki karakolu yaylım ateşe tut. Ama asker sana ateş edemesin.
Adalet bunun neresinde?
Terörist olmanın bile bir ölçüsü yok mudur?
Savaşların kuralları vardır; öyle kafana göre katliam yapamazsın.
Mahalle kabadayıları bile kavga ederken asla kalleşlik yapmazlar.
Lakin PKK denilen bu melun örgüt, insanlık adına zerre miskal nasiplenmemiş, alçağın ötesinde de alçak bir katiller sürüsü...…
Kimse kusura bakmasın ama hangi Kürt kardeşim böyle şerefsiz bir örgüte sempati duyuyorsa o da en az o katiller kadar çirkin ve alçaktır.
Kıvırmanın bir anlamı yok. Herkes safını belirlemelidir artık...…
Durduğun yer neresi; kimin yanındasın?