ustilanlar
17 Şubat 2020 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > Mehmet Çatakçı > KASIM SÜLEYMANİ IRAK, İRAN, ABD İTTİFAKI SONUCU MU ÖLDÜRÜLDÜ...
Mehmet Çatakçı

KASIM SÜLEYMANİ IRAK, İRAN, ABD İTTİFAKI SONUCU MU ÖLDÜRÜLDÜ...

13.01.2020 11:01 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Mehmet Çatakçı
Kasım Süleymani İran Devrim Muhafızlarına bağlı Kudüs Kuvvetleri komutanı idi. Orta doğu da İran’ı epey sıkıntıya sokmuştu.
Çeşitli terör gruplarına sağladığı destekten dolayı İran ekonomisini sarsmıştı.
Dini lider Hameney’in manevi oğlu gibiydi.
Zaten İran’da Cumhurbaşkanı ve Hükümet ile Dini Lider Hamaney arasında bir sorun olduğu biliniyordu.
İran halkı daha fasla özgürlük istiyor.
Dini lider buna karşı.
Kasım Süleymani iki yıl önce Sincar’da pkk ile görüşüp anlaşarak İran’dan pejakı çektirip el sıkışmıştı.
Kasım Süleymani Ortadoğu’da sürekli başta ABD olmak üzere çeşitli devletlerle İran karşı karşıya getirmişti.
İran’ı sürekli sıkıntıya sokuyordu.
Şimdi akla şu soru geliyor.
Acaba Kasım Süleymani’nin öldürülmesinde İran, Irak, ABD gizli servisleri mi görev aldı.
Misilleme sonucunda İran tarafından yapılan açıklama biraz bu yönde idi.
Biz ABD’nin askeri üstlerine öldürme niyetli olarak füze atmadık.
Maddi zarar vermek için attık.
ABD’nin Kasım Süleymani’yi öldürmesinden sonra İran ile arasında yükselen tansiyon İran’ın Irak’taki iki ABD üssüne füzelerle taarruzu sonucunda normale dönmüş görünüyor. En azından iki tarafın da savaş istemediği ve çatışmayı daha fazla sürdürmek niyetinde olmadıkları ortaya çıktı. Peki her şey bitti mi? Ya da kriz nelere sebep oldu ve olabilir farkında mıyız?
 ABD Başkanının kriz sonrası yaptığı konuşmada hem tansiyonu düşürücü ifadeler hem de havuç ve sopa siyaseti vardı. Tabii diğer ülkelerin ve uluslararası teşkilatları davet eden açıklamalar da vardı. Peki ABD Başkanı ne diyordu? ABD Başkanının söylediği en önemli konu İran’ın kesinlikle nükleer silah sahibi olamayacağı idi.Bu konuda ABD’nin gerekirse askeri seçeneğe  başvurması dahil her türlü tedbiri almaya kararlıydı.
İran’ın füze taarruzu herhangi bir zayiata sebep olmamıştı. Ancak İran’a göre 80 ABD askeri öldürülmüştü. En azından İran’ın onuru korunmuştu. ABD Başkanı çekildiği nükleer anlaşmada imzası olan ülkelerinde bu anlaşmadan çekilmesini böylece İran’ın masaya oturmasının kolaylaşacağını ifade etti. Yine koşulsuz olrak İran ile masaya oturacağını belirten bir mektubu BM’ye gönderdi.
ABD Başkanı NATO’nun bölgede daha çok sorumluluk almasını, bölgeden petrol ve doğalgaz alan ülkelerin masaya dönme konusunda İran’ı ikna etmelerini istedi.Bu arada ekonomik yaptırımların artırılarak devam edeceğini de belirtti.
İran dini lideri de ABD herhangi bir taarruzda bulunmazsa Bu konunun İran için kapandığını belirtti. Şimdilik konu kapandı ancak yeni krizleri ortaya çıkmasını önleyecek tedbirlerin alınmasına ihtiyaç var. Belki de krizin daha fazla büyümesini önlemenin amacı İran’ın zayıf düşmesiyle bölgede oluşacak güç boşluğunun terör örgütleri, radikal gruplar tarafından doldurulacağı korkusuydu. Bu korku hem bölge hem de dünya açısından önemli bir gerçeğe işaret ediyordu.
Peki söz konusu krizin bölgede bıraktığı tortu nelere sebep olabilirdi? Bu konu etraflıca düşünüldü mü? Yoksa ölen ölür kalan sağlar bizimdir mantığıyla mı hareket ediliyor? Kim nasıl hareket ederse etsin sonuçta bölge yeni krizlere hazır olmalıydı. Çünkü yapılan Pandora kutusunun açılmasıydı ve bundan sonra bölgede her şey daha farklı olacaktı.
Irak’ta devletin ülkeyi yöneteme duruma gelmesi hem halkın güvenliğinin sağlanamaması hem de insanlara iş yaratılamaması ortamı yaratmıştı. Devlet hak kopukluğu ülkeyi içinden çıkılmaz bir kaosa sürükleme ve parçalanma riski yaratmıştı. Bu tehdit ve riskler gerçekleşirse ülke bir terör ve çatışma sarmalının içine girecek ve terör örgütlerinin yuvası ve barınağı haline gelebilecekti. Böyle bir yapının bölgemize ve ülkemize olan etkisini, güvenlik, ekonomik, demografik ve göç kapsamında düşündüğümüzde Türkiye’ye yönelik tehdidin boyutları inanılmaz derecede büyüyebilir. Bunu önlemenin yolu Irak’ın yeniden yönetilebilir bir devlet haline gelmesine yardımcı olmak, merkezi hükümeti güçlendirmek ve toparlanmasına yardım etmektir. Irak’ın parçalanmasına seyirci kalmak aynı zamanda katliam ve iç çatışmalara, açlığa, yıkıma ve ölümlere yol açmaktır.
Türkiye’nin yapacağı en önemli husus bölgesindeki merkezi hükümetlerin gücünü artırmak ve parçalanmaları önlemek ya başka bir ifade ile BOP’u engellemektir.
Etiketler : mehmet çatakçı
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.