ustilanlar
03 Haziran 2020 Çarşamba
Anasayfa > Yazarlar > Derya Doğan > İYİYE GİTMİYOR…
Derya Doğan

İYİYE GİTMİYOR…

06.09.2013 20:40 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Derya Doğan

Dikkatinizi çekiyordur muhakkak; şu günlerde ağzı olan herkes konuşuyor:

“Kadına şiddet kabul edilemez bir şeydir”

Öyle ki, vaktiyle sevgililerini vurduran adamlar bile şimdi kuzu postuna bürünmüş kurtlar olarak, “kadına şiddet”i şiddetle kınıyor!

“Kadın annedir, eştir, kardeştir. Kadına uzanan eller kırılsın” şeklindeki hamaset yüklü sloganlar, en olmadık ağızlarda sakız gibi dolaşıp duruyor.

Oysa kim ne derse desin, bu toplumda şiddet tıpkı çığ gibi büyüyerek hayatımızı bütünüyle kuşatıyor.

Tamam; şu son günlerde çıkan yasalar elbette nispi bir iyileşme sağlayacaktır. Ancak bu şiddetin önüne geçebilmek için, köklü ve nitelikli bir eğitim şart.

Çünkü toplumdaki şiddet, sadece kocanın karısını dövmesi, babanın kızına baskı uygulaması veya kıskanç ağabeyin kız kardeşine hayatı dar etmesinden ibaret değil ki…

Evet, bütün bunlar ne yazık ki bizim gerçeğimiz. Kadınımız şiddete maruz kalıyor, hatta son günlerde sıkça rastlanıldığı biçimiyle acımasızca katlediliyor.

Ama şiddet, erkek-kadın, çocuk-yaşlı ayrımı yapılmaksızın var.

Ve şiddet, önce ailede başlıyor. Anne-baba çocuğunu dövüyor!

Okulda öğretmen, kışlada komutan dövüyor!

Sokakta güçlü olan zayıfı eziyor!

İş hayatında acımasız ve ölçüsüz bir rekabet hakim!

İnsanlar konuşmak, sorunlarını tartışarak çözmek yerine, birbirlerini boğazlayarak sonuca gidiyorlar.

Kadın, bu külliyatın içinde yalnızca bir cüz…

Niye böyle olduk bilmiyorum ama hakikat şu ki, gittikçe tanınmaz bir yapıya kavuşuyoruz.

Neler tetikledi, hangi olgular bize bu noktaya getirdi anlamak mümkün değil.

Oysa Müslüman toplumlarda, inanç insanı mutedil ve merhametli kılar.

Neden bizde hızla büyüyen tersi bir durum var?

Kadın Dayanışma Vakfı (KA-MER) Erzurum özelinde 2 bin 502 kadın üzerinde bir araştırma yapmıştı. Sonuç gerçekten vahim:

Şiddete maruz kaldığını beyan edenlerin sayısı rekor düzeyde… Zorla evlendirildiklerini söyleyenler de az sayıda değil.

Aslında ankete filan gerek yok. Şöyle başınızı çevirip etrafınıza bakmanız yeterli.

Her yerde şiddet, öfke ve tahammülsüzlük var.

Yolcu, otobüs şoförüne kızıyor.

Mağazadaki tezgahtar müşteriye; patron çalışandan öfkesini çıkarıyor!

Adam karısına kaşlarını çatıyor, kadın çocuklarını paylıyor!

Müdürün gücü memura yetiyor, öğretmen geçim sıkıntısını hırsını öğrenciden alıyor!

Şiddeti içselleştirmeye başladık ve artık vahşet boyutundaki cinayetleri bile çok güçlü tepkilerle karşılamıyoruz.

Sadece, “bizden uzaktaysa, bana ne” deyip geçiyoruz. Halbuki şimdilik bizden uzak ve çember giderek daralıyor.

Şiddet nerde yok ki?

Sporda şiddet öyle bir noktaya ulaştı ki, sonunda hükümet kanun çıkarmak zorunda kaldı.

Aile içinde şiddet öyle insanlık dışı bir vaziyet aldı ki, hükümet en zecri tedbirlere başvurdu.

Boğazları kesilip bir kenara atılanlar yalnızca kadınlar mı?

Daha geçen hafta tüylerimiz ürpererek,masum çocukların nasıl katledildiklerini öğrendik.

Televizyon dizilerinde kan ve şiddet sahnesi ne kadar çok uluyorsa, dizi o kadar çok izlenme oranına ulaşıyor.

Demokrasinin mabedi olan Meclis’te şiddet içeren tartışmalar, artık vaka-i adiyeden sayılıyor.

Birbirimize sormuyor muyuz?

“Hangi vekil daha çok bağırdı, hangi vekil önce patlattı?”

Hele hele de o vekil bizim şehrimizden ise, ayakta alkışlamıyor muyuz?

Sonra da kalkıp soruyoruz:

“Ne oldu da bu duruma geldik”

 

Allah daha beterinden saklasın; lakin gidişat hayra gitmiyor.

Yazarın Son Yazıları