Metin Diler
Hiçbir ayrılığın acısı, Erzurum ovasın da güneşe sırtını dönmüş bir şekilde beni gurbet yolculuğuma çıkaran otobüsten dönüp geriye baktığımda gördüğüm manzara kadar yüreğimi dağlamadı, hiçbir sigaranın acılığı o otobüste içtiğim sigara kadar ciğerimi yakmadı. Adın batsın gurbet..! Reyhanî dizelerinde "Öz canımdan çok sevdiğim Erzurum/Çaresiz dişim sıktım gidirem…''diyor ya, bizde çaresizliğin pençesinde dişimizi sıktık ve terk-i diyar eyledik.
Erzurum'u seven birisi için ayılığın ne denli zor olduğunu ancak sevdiğinden ayrılan anlar.
Erzurum sevdamız gurbetin acısı ile körüklenince maziye dalıp, yaşanmışların belgesi olan çocukluk yıllarıma ait eski fotoğrafları görünce ''Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır' 'misali canı burnunda hep bir of çeker oldum...
Gurbetteki hayatımın başlarında, karşılaştığım 80 yaşlarında Gürcistan uyruklu yaşlı adam tarihe olan düşkünlüğümü körüklemiş beni Erzurum tarihini tekrar, tekrar okumaya ve araştırmaya sevk etmiştir. Gürcü ihtiyarın babası, 1916 Erzurum işgalinde Çarlık Rus ordusunda subaydır ve işgal sırasında bizzat kendisinin çektiği fotoğrafları oğlunun elindedir. Müslüman Türkleri, Müslüman olan Kazak askerlerine nasıl kırdırdıklarını oğluma anlatmış oğlu da bana fısıldadı… Çok hüzünlendim...
Mükemmel Türkçe bilen yaşlı gürcü, fotoğrafları bana getireceğine söz verip ayrıldıktan 15 gün sonra elinde bir zarf ile ancak 3-5 adet; o da Rusların propaganda amaçlı çektikleri ve Erzurum'da esir alınan Türk askerleri ile askeri mühimmatı resimleyen fotoğraflarla gelince açıkcası hayal kırıklığına uğradım. Yüzlerce fotoğraf bekleyen ben yaşlı adama sitem ettim.
"Sitem etme elimdeki fotoğrafları sana verirsem Ruslar bırak beni torunlarımı bile yaşatmazlar." diyerek yanımdan ayrıldı. Gürcünün bu sözleri ise benim merakımı kamçılayarak yoğun araştırmalara sevk etti. Araştırmalıydım, bulmalıydım Rusların gün yüzüne çıkmasına müsaade etmedikleri bu fotoğrafları. Dedelerimizin, nenelerimizin anlattıkları vahşetin görsel belgelerine ulaşmalıydım.
Araştırmalarım öncelikle internet kaynaklı Rus sitelerinde oldu. Rus resmi sitelerinden ve özelliklede ''edu'' ön ekli Rus üniversite sitelerindeki yazılmış makaleleri inceleyip gerekli çevirileri yaptırdıktan sonra eklenmiş fotoğraflardan Erzurum'a ait olanları çıkarmaya başladım. Maalesef bunlarında ne yazık ki bir çoğu şehir görünümü dışında propaganda amaçlı fotoğraflardı.
Fransız sitelerinde aynı şekilde Ermeni kaynaklı propaganda amaçlı fotoğraflara rastladım. Şehir görünümü içeren fotoğrafları titizlikle seçtim. Araştırmalarımı Rus, Ermeni, Fransız, İngiliz ve Amerikan sitelerinde sürdürürken; Arjantin'den..! Dünyanın ta öbür ucunda eski Erzurum fotoğraflarına rastladım. 1960-1970'li yıllarda Erzurum'a turizm amaçlı gelen Arjantinli turistlerin oluşturdukları blog siteleriydi bunlar.
Erzurum'a turizm amaçlı gelen İsrail uyruklu Yahudilerin blog sitelerinde ise Dumlu dağlarından ve Dumlu Baba Sultan Türbesinden bahsettiklerine tanık oldum. Bugün dahi Erzurum'a gelen Yahudi asıllı turistlerin şehri ve palandöken gibi cazibe merkezini bir tarafa bırakarak; Dumlu Baba Türbesine gittiğini biliyoruz. Peki neden? Acaba bunun nedeni Tevrat'ta kutsal sayılan ve sözü edilen toprakları sulayan Fırat nehrinin Dumlu Baba Sultan Türbesinin bulunduğu yerden doğması olabilir mi?
Elde ettiğim her biri geçmişin izlerini taşıyan fotoğrafları, gelecek nesillere aktarmak ve Erzurum'a, Erzurum'un tarihçileri ve araştırmacılarına katkıda bulunabilmek amacı ile sosyal paylaşım sitesi Facebook'da kendisinden Erzurum ve Erzurum tarihi hakkında çok şeyler öğrendiğim değerli hocam Tarihçi- Eğitimci yazar Muzaffer Taşyürek ve değerli kardeşim Alparslan Kotan ile "Eski Erzurum Fotoğrafları" grubumuzu kurduk.
"Bu site Erzurum'un ve Erzurumlunun ciğerini dağlayacak!" diyen Muzaffer Taşyürek hocamın yorumu ile fotoğraflarımızı yüklemeye başladık. Gruba beklenmedik bir ilgi ve sonunda da müthiş bir üye katılımı başladı. En güzeli de katılan üyelerin yüklediği fotoğraflardı. Hemen, hemen bütün üyelerimiz arşivlerindeki fotoğrafları grupta paylaşıyorlardı.
Yine geniş araştırmaları ile değerli meslektaşım Murat Türker Tüfekçi aramıza katılarak özellikle 1916 ve seferberlik yıllarında ki Erzurum fotoğraflarını arşivimize kazandırmaya başladı. Alparslan Kotan'ın İstanbul'da ki girişimleri sonucu Erzurum'un yetiştirdiği değerli fotoğraf sanatçısı rahmetli Fuat Seval'in kızı değerli hocamız Bilge Seval Alakuştekin ve oğlu İbrahim Ata Seval aramıza katıldı ve Erzurum tarihine geniş katkılar sunan Fuat Seval arşivini Eski Erzurum fotoğrafları grubumuzda paylaşmaya başladı.
Bu noktada eski Erzurum fotoğrafları; Osmanlı dönemi, Cumhuriyet dönemi, Erzurum'da Kültür sanat ve Türk musikisi, Aile albümleri, Erzurumlu şahsiyetler gibi bölümlere ayrılarak daha geniş bir arşiv haline getirildi.
Kültür, sanat ve Erzurum'da Türk musikisi alanlarında değerli hocalarımız, Ahmet Cinisli ve Neslihan Arzu Keteci. Spor alanında Selahattin Çorapsız, Erzurum da sosyal yaşam alanında
Demet Çizmeli bulduğumuz fotoğrafları eleyerek üyelerimize doğru bilgilerle ulaşmasını sağladılar.
Grubumuzu yazdığı yazılarıyla basın yayın yoluyla hocamız Murat Ertaş kitlelere tanıtmaya başladı. "Her telden Erzurum ve Erzurumlu" araştırmaları ile danışmanımız Naci Püskülcü ve değerli bilgilerinden faydalandığımız Muhittin Saruhan hocamız ise bizlere sunduğu Erzurum hakkındaki bilgilerle grubumuza büyük katkılar sağladı.
Erzurum dün olduğu gibi bugünde büyük bir şehirdir. Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize ak ve kara günlerini yaşadığımız ve evladı olmakla gurur duyduğumuz medeniyetlere ışık tutmuş bu büyük şehrin tarihini ve değerlerini, kültür ve sanat eserlerini eksiksiz olarak aktarabilmek misyonu ile vizyonumuzu devam ettirmekteyiz.
Grubumuz kurulduğu günden bugüne Palandöken belediyesi sponsorluğunda Seferberlik yıllarında Erzurum konulu sergi ve Muzaffer Taşyürek editörlüğünde yine aynı isimde bir kitap çıkarmıştır. 2011 Üniversiade Kış olimpiyatları kapsamında çıkarılan 2 adet Eski Erzurum fotoğrafları albümüne fotoğrafları ile katkıda bulunmuştur. Erzurum öğretmen evi'nin düzenlemiş olduğu Eski Erzurum fotoğrafları sergisinin de kaynağı olmuştur. Grubumuz bu misyon ile kültürel faaliyetlerine bundan sonrada devam edecektir.
Gelecek nesillere bırakacağımız bu güzide eseri eskicinin adi hurdası olarak gören bazı sözüm ona aydın kesim için grubumuzun manifestosunu burada zikretmeden geçemeyeceğim:
"Erzurum, yaklaşık 7000 yıllık geçmişiyle, uygarlıklar kavşağı, ticaret ve askeri yolların, geçitlerin şehri olması ile birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Zengin bir tarihe ve kültüre sahip Erzurum'un bu zenginliğinin kuşaktan kuşağa aktarılmasında en önemli enstrümanlardan biri de eski fotoğraflardır ve onların gerek arkalarındaki silik yazılarda, gerekse hafızalarda kalmış anılarıdır.
Eski fotoğraflar bir insanın, bir toplumun, bir şehrin hatırası, hafızasıdır.
Eski fotoğraflar, şehirlerin kendilerine özgü değerleri, kimlikleridir.
Eski fotoğraflar, bir şehrin, bir medeniyetin şuuraltıdır.
Eski fotoğrafların her biri yaşanmış, belki yazılmamış bir hikâyedir. Şehrimizin geçirdiği evreler, duygular, değişim ve dönüşümler acısıyla tatlısıyla işte bu eski hikâyelerde saklıdır.
Eski fotoğraflar kuşaklar arası bağı güçlendirir, kendimizle ve şehrimizle ilgili yeni şeyler öğrenmemizi sağlar.
Eski fotoğraflar geçmişe açılan pencere, geleceğe atılacak temeldir.
Eski fotoğraflar, eskimeye direnen ruhun gıdasıdır.
Eski fotoğraflar eskicinin adi hurdası değil, yeni neslin yitik hazinesidir."
Facebookta "Eski Erzurum Fotoğrafları" ile başlayan faaliyetimizi daha ileriye götürebilmek amacıyla grubun yönetim kadrosu; İstanbul'dan; (kederine rağmen) Bilge Seval Alakuştekin, Neslihan Arzu Keteci, Nursen Seval, İbrahim Ata Seval, İzmir'den Naci Püskülcü, Erzurum'da yaşayan Murat Ertaş, Murat Türker Tüfekçi, Demet Çizmeli ve Lüleburgaz'dan ben 14-18 Kasım tarihleri arasına ortak noktamız ve ortak sevdamız Erzurum'da bir araya gelerek, face'deki gruptan ayrı olarak "ERZURUM KÜLTÜR VE TARİH ARAŞTIRMALARI PLATFORMU" nu kurduk.
Bundan sonra daha etkin kültürel ve tarihi araştırmalar yapmak, ilimizin yerel yönetimlerine kültürel kaynak sağlamak amacındayız. Ayrıca üç ayda bir yayınlayacağımız dergi ile karşınızda olacağız...
Sözümü bitirirken grubumuz üyelerinden 1960-1970 yıllarında Erzurum'da ve Pasinler de kendi deklanşöründen Ara Gürer tarzı fotoğraflarıyla grubumuza katkı sunan A.Yaşar Bayoğlu'na. Değerli büyüğümüz, hocamız Sadrettin Haşıloğlu'na, Ünal Topçu'ya ve yine Erzurum'un yetiştirdiği fotoğraf sanatçısı hocamız Fikret Alyanak ile Mustafa Dilaver. Edebiyatçı Hayati Kerget beyefendiler ile Osmanlı Türkçesi çevirilerinde bizlere desteklerini esirgemeyen Hülya Komesli Teymur ve Handan Arslan hanımefendilere teşekkürlerimi sunarım.