ustilanlar
18 Eylül 2020 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Derya Doğan > ENVER PAŞA’YI HANGİ DETERJAN YIKAYABİLİR Kİ?
Derya Doğan

ENVER PAŞA’YI HANGİ DETERJAN YIKAYABİLİR Kİ?

06.09.2013 20:39 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Derya Doğan

Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi öğretim üyelerinden tarihçi Yrd. Doç.Dr. Yavuz Özdemir, geçen hafta ( ki, kendisi son derece kıymetli bir hocadır ve ciddi bir araştırmacıdır) “ezber bozan”lar kervanına katıldı.

Yavuz Hoca, matbuata yaptığı açıklamada demiş ki, “…Sarıkamış Harekatı’nda, Osmanlı askerinin tek kurşun sıkmadan, donarak şehit olduğu bilgisi doğru değildir. Ayrıca Sarıkamış’ta bilindiği gibi, 90 veya 60 bin askerimiz şehit düşmedi. Sarıkamış’ta, şehit düşen askerimizin sayısı 35 bindir.”

Takdir ersiniz ki Yavuz Hoca, bütün bunları karnından söylemiyordur.

Dedik ya O ciddi bir araştırmacı ve bu toprakların samimi bir evladıdır. Demek ki, araştırma yaptı, demek ki Osmanlı ve Rus arşivlerine girdi. Demek ki, meseleyi esaslı biçimde inceledi.

Hoş 35 bin askerimizin şehit düşmesi de, küçümsenecek bir mesele değil ama halkın bildiği şekliyle, 90 bin olmaması da elbette ki artı bir durumdur.

Bendeniz, Yavuz Bey’in basına yansıyan araştırmasını büyük bir dikkatle okudum ve satır aralarına baktım. Haberde ne bir doküman, ne bir orijinal belge, ne bir kaynak ve ne de bir resmi yazışma yoktu.

Tabii ki Hoca, bunları uydurmadı; ama haberde yoktu.

Fakat şöyle bir cümle vardı ama:

“…Bir savaşın bilinmeyen yönleri adlı kitabın da yazarı olan Yavuz Özdemir, Osmanlı arşivlerinin yanı sıra, Rus, Alman ve genelkurmay arşivlerini beş yıl boyunca taradı.”

Osmanlı, Rus, Alman ve genelkurmay arşivleri…

Biliyorsunuz, biz kendi tarihimizle ilgili nice gerçeği genellikle yabancı arşivlerden buluyoruz. Zahir, Sarıkamış Harekatı ile ilgili gerçekler de asıl o arşivlerde var.

Şaşırmadık…

Biz şöyle öğrenmiştik:

Sarıkamış Herakatı, ‘Romantik maceracı Enver Paşa’nın, Ali Osman’ın başına sardığı büyük bir beladır.

Hoca diyor ki, “Osmanlı askeri o dağlarda Rus askeriyle göğüs göğse çarpıştı. Donarak ölen askerimizin sayısı 7 bin civarındadır. Rus askerler de donarak öldü. Yani tabiatın şartları her iki ordu için de aynıydı. Ruslar da çok büyük kayıp verdi. Osmanlı cephede mağlup oldu ama siyasi olarak bir çok kazanım elde edildi.”

Malumunuz o siyasi kazanımlar, Bolşevik İhtilali sonucu, Rus Ordusu’nun apar topar geri çekilmek zorunda kalmasıdır.

Yani biz Rus’u geri püskürtmedik, mağlup etmedik. Mevla’nın bir hikmeti ne olduysa kendi içlerinde oldu ve Komünizm sayesinde Rus istilasından kurtulduk.

Tamam; çarpıştık. Tamam; bütün askerimiz tek kurşun atamadan şehit olduğu yanlış. Tamam; 90 hatta 60 bin değil, sadece 35 bin askerimiz şehit oldu. Tamam; Rus Ordusu da büyük kayıplar verdi.

Fakat sonuç ortada:

Kim ne kadar zorlarsa zorlasın ne İttihat’çıları aklayabilir, ne de Enver’e “büyük komutan, dahi asker” yakıştırması yaptıramaz.

O Enver Paşa değil miydi ki, “Sarıkamış’ta 90 bin asker şehit düştü ne diyeceksiniz?” diye soran gazetecilere, büyük bir pişkinlikle, “Ne yani zaten ölmeyecekler miydi, ha donarak öldüler, ha köylerinde” diye karşılık vermemiş miydi?

Ben demiyorum ki, Yavuz Hoca, Enver Paşa’yı “aklama”nın peşindedir. Yine ben demiyorum ki, Yavuz Hoca, İttihatçı bir iklime kaptırmış kendini…

Hayır…

Madem arşivler öyle söylüyor ve madem bu arşivleri okuyan güvendiğimiz bir hocadır, o halde söylediklerine itibar ederiz.

Lakin bu gerçek bugüne kadar niçin kimse tarafından (genelkurmay) dile getirilmedi?

Son on yıldan buyana her yıl düzenli olarak Sarıkamış Herakatı ile ilgili programlar yapılmakta, hatta film ve TV dizisi bile çekildi.

Hepsinde de “90 bin şehit” denildi.

Niçin gerçekler saklandı ki…

Yoksa 90 bin şehit lafı meseleyi daha mı dramatize ediyor; yani rakam yüksek olunca, mağlubiyet trajedisi daha mı anlamlı oluyor?

Yavuz Hocam kusura bakmasın ama beni asıl ilgilendiren kısım, bu harekatın nedenleridir.

Ve en önemlisi de Enver Paşa’nın, koskoca bir imparatorluğu sürüklediği bahtsız durumdur.

Şehit düşen asker sayısı 90 değil de 35 bin olduğu için sevinelim mi, nedir yani bizim bu araştırmadan çıkaracağımız sonuç?

Niçin o kadar itiraza rağmen Enver Paşa, bu savaşta bu kadar ısrarcı olmuştur?

Bir gün Teyo Pehlivan anlatıyordu:

“Seferberlik’te  PKK bizim beş yüz koyunu çaldı.”

Pehlivanı dinleyenler hemen itiraz ettiler. Demek istediler ki, “Penlivan tamam biliyoruz ki sallıyorsun, fakat bu kadarı fazla. Zira Seferberlik’te PKK yoktu”

Teyo bu itirazın geleceğini bildiği için karşı atağı hazırdı:

“O zaman bizim koyunları kim çaldı?”

Sarıkamış’ta binlerce askerimizin savaşarak veya donarak öldüğü doğru mu, doğru…

Ama soru şu:

O askerlerimiz niye oraya gitti ve niye savaşarak ya da donarak öldü?

Yani 90 bin yerine 35 bin askerimizi yitirmemiz, Enver Paşa’yı masum  mu kılmaktadır.

İttihat’çıların maceraperestliği yüzünden, onca bela başımıza gelmedi mi?

Ne yani…

Şimdi bu bilgiler karşısında Enver Paşa’yı alkışlayalım mı? Şükran mı duyalım Paşa’ya,  90 yerine 35 bin vatan evladını şehit ettirdi diye?

Sonuca bakıyorum ve görüyorum ki, sonuç tam bir hezimet…

90 bin yerine, 35 bin askerin şehit olduğu gerçeği sadece teselli ikramiyesi oluyor.

Neticede Osmanlı Ordusu sonucu bilinen bir harekatta bile bile “lades” demişti.

Enver Paşa ise, o sonucun tek sorumlusudur.

 

Kim hangi deterjanı kullanırsa kullansın, Enver Paşa’yı temizleyemez.

Yazarın Son Yazıları