ustilanlar
29 Mayıs 2020 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > MUSTAFA DAMLARKAYA > Düşünüp ibret almalıyız
MUSTAFA DAMLARKAYA

Düşünüp ibret almalıyız

06.04.2020 01:48 12 14 16 18 yazdır
Yazar : MUSTAFA DAMLARKAYA
Allah (C.C.) Hazretleri, kâinata hakimdir, kâinat her O’nun kontrol
altındadır.Kâinatta hiçbir şey, Allah’ın bilgisi dışında değildir. Allah,kâinatta istediği gibi tasarruf eder. Âmenna.
Allah, dünyada insana bir irade vermiştir. Kader ise, Allah’ın ölçü koyduğu bir sistemdir. Korona da bir kaderdir. Korona, Allah’ın yasaları doğrultusunda hareket eden bir varlıktır. Bu yüzden Müslümanlar ve tüm insanlar bundan korunmalıdırlar.
Korona bana bir şey yapmaz demek batıl bir inançtır. Rabbimiz “ Allah, aklını kullanmayanları pislik içinde bırakır. Yunus- 100”. buyurmuşlardır.
İslâmiyet’te, insanın canını koruması çok önemli bir prensiptir.
Evet, koronavirüs bir çeşit uyarı, Rabbimizin, insanların hadlerini aşmasından dolayı bize, bu dünyadaki gaflet, isyan ve günahlarımıza karşı vermiş olduğu bir cezadır. İlahi bir ikazdır, Yüce Allah’ın, kullarını bu derin uykudan uyandırma ameliyyesidir.
Bütün dünyayı bir virüsle cezalandırmakta, asi ve günahkâr kullarına gücünü ve kudretini göstermektedir.
Kadir-i Mutlak olan, Yüce Allah (C.C.), küfür, şirk ve her türlü isyanı görüp gözetlemekte ve her şeyden haberdar olduğunu, ancak hemen cezalandırmayıp bir süre verdiğini, zaman verse dahi, asla ihmal etmediğini ve etmeyeceğini
unutmamamız gerektiğini bu tür olaylarla göstermektedir.
Günahlarımızın büyüklüğü ve sürekliliği gayretullaha dokununca işte o zaman ceza ve helak etme süreci başlar. Ad, Semud, Lut (A.S.), Nuh (A.S.) ve Şuayb (A.S.) kavimlerini helak ettiği gibi.Rabbimiz “De ki: Yeryüzünde dolaşın da önceki
milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bakın. Onların çoğu Allah’a ortak koşan kimselerdi.
(Rum- 42)” buyurmaktadır. Yüce Rabbimiz, çok sabırlıdır, merhametlidir, affedicidir
aynı zamanda cezası şiddetlidir. İnsanlar, dünya sevgisi, makam, şan, şöhret, kibir ve şehvet, nankörlük ve ahlaksızlıklarından dolayı,isyan ederler. İşte bu yüzdendir
ki Rabbimiz, sonsuz merhametine rağmen, geçmiş kavimler gibi, bugünün insanını da ikaz etmiş, isyanlarında ısrar ettikleri zaman da onları cezalandırmıştır. Öyle ise insanlar, artık bu gafletten uyanmalıdırlar.
Bundan böyle, o beş yıldızlı otellerde, iftar çadırlarını kurmamalıdırlar. Artık bu paralar kimsesizlere harcanmalıdır. Herkes tasadduk etmelidir. Gün bu gündür. Böyle yapanlar Allah katında yükselirler. Korona belki bir mihenk taşıdır. Birçok
insan bu salgından dolayı işsiz kaldı.
Patronlar şartlarını zorlamalıdırlar.
Yanındakileri tutmalıdılar. Bugün fedakârlık günüdür. Yıllarca çalıştırdıkları insanlara, o yığılı paralarından harcamalıdırlar, onları kapının önüne koymamalıdırlar. Devletten yardım beklememelidirler.
Mesela elektrik, doğalgaz, su ve kredi kartı borçların ödemelidirler.
Bugün,böyle bir fedakârlığa,bir organizasyona ihtiyaç vardır.
Onlara: "Allah'ın size verdiği rızıktan sarfedin denince inkar edenler inananlara: ‘Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız’ derler. (Yâ-sin-47)” buyurulmaktadır. Yani, insanlar böyle
bir günde ve her günde, Allah’ın verdiği rızıktan insanlara harcamalıdırlar.
Yoksa Rabbimiz dileseydi,o yarattığı ve içinde müthiş bir enerji olan soluduğumuz oksijenin içerisine gıdayı koyardı, bizler de gıdaya ihtiyaç duymadan yaşardık. Ama ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını gidermek İslâmiyet adına çok önemli bir imtihandır. Bunu yapmayanlar, o inkarcılar gibi, demiş olurlar ki bu çok tehlikelidir.
Rabbimiz “Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut aç-açık bir yoksulu doyurmaktır.
(Beled-11, 12, 13, 14, 15, 16.)” buyurmuşlardır. Bu sarp yokuş, özgürlüğü omayana özgürlüğünü kazandırmak ve bir açlık gününde ( ki bugün) bir fakiri doyurmak ve yardım etmektir. Şu anda işsiz kalanların evlerine ateş düştü. Böyle olanlara el
atılmalı,Allah’ın verdiği nimetlerden insanlara yardım edilmelidir.
“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden
eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. (Bakara-155)”. Bugün bizler, imtihan oluyoruz, deneniyoruz. Bu mübarek ayetin gereğini yapanlar, o müjdeye layık olacaklardır. Bu yardımsevenlerin dışındakiler de fahiş fiyattan mal satmamalıdırlar, insanları sıkıntıya düşürmemelidirler.
“İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece ‘İman ettik’ demeleriyle
bırakılıvereceklerini mi sandılar?
(Ankebut-2 ”. Demek ki bu imtihan surecinde, Rabbimiz bizim yakamızı
bırakmayacaktır. İşte bugün, ihtiyaç sahiplerine yardım edilmelidir. Bunu
değerlendirmemiz gerekir. İslami açıdan ölmek bir felaket değildir. Rabbimiz
kalp ile nefsimizin arasına girer, bizleri yoklar. Bu salgın için dua da edebiliriz, bu da bir tedbirdir. Kur’ân’da cezalar, sadece böyle bir salgınla değil, yukarıda belirttiğimiz kavimlerde görüldüğü gibi, tabiat olaylarıyla da verilmiştir.
Peygamberimiz (S.A.V.) döneminde bir kıtlık oldu. İnsanlar yaprakları yediler. Fakat Efendimiz ve tüm Sahabe, mallarını ortaya koydular, fakirlere dağıttılar ve o kıtlığı yendiler. Bu bizler için, çok büyük bir örnektir. Milletçe, bugün, bunu birlikte yapmalıyız.
Çünkü biz, aziz, ve necip bir milletiz.
Biz, tarih boyunca büyük badirelerin üstesinden gelmişizdir.
“ Biz Bize Yeteriz Türkiyem ” yardım kampanyasına, bütün gücümüzle katılalım.
Yardımseverliğimizi ortaya koyalım.
Yardım bugün içindir. Milletçe elele verme günüdür. Allah’a emanet olunuz.
Allah, hepinizden razı olsun.
Âmin,Âmin !..
Evde kal Türkiye. Hayat eve sığar.
Selam ve saygılarımla…
Etiketler : mustafa damlarkaya
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.