ustilanlar
02 Aralık 2020 Çarşamba
Anasayfa > SAĞLIK > Ahmet Yıldız;30 Yıldır Çıkarılamayan Teşkilat Yasamızı İstiyoruz.

Ahmet Yıldız;30 Yıldır Çıkarılamayan Teşkilat Yasamızı İstiyoruz.

13.08.2009 00:39 12 14 16 18 yazdır
Ahmet Yıldız;30 Yıldır Çıkarılamayan Teşkilat Yasamızı İstiyoruz.

DİB Teşkilat Yasasının Biran Önce Çıkarılmasını İstiyoruz Etap Altınel Hotel’de düzenlenen basın toplantısı ile Diyanet-Sen’in Toplu Görüşme taleplerini kamuoyuyla paylaşan Yıldız, 1979 yılından beri Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yönetmeliklerle idare edildiğini belirterek “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın daha verimli ve etkili hizmet sunması, din görevlilerinin mali ve özlük haklarında iyileştirmelerin yapılabilmesi ve kurumdan kaçışların önüne geçilmesi ve uygulamadaki çelişkilerin giderilmesi için teşkilat yasasının bir an önce çıkarılması sağlanmalıdır.” şeklinde konuştu

Medeni Ülkelerin Hepsinin Ordusunda Din Subayı Var
 
Türk Silahlı Kuvvetlerine yeniden din subayı alınmasını isteyen Yıldız,Türk Silahlı Kuvvetleri’nin İlahiyat mezunu eğitimciler almasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek medeni ülkelerin hepsinin ordusunda din subayları da görev yapmaktadır. Askerlerin iyi bir eğitim ve gelişmiş teçhizatın yanında manevi motivasyona da ihtiyacı vardır.
Tarihte nice kalabalık ve mücehhez orduların, küçük ama moral ve motivasyonu iyi ordular tarafından darmadağın edildiklerini biliyoruz. AB sürecinde her alanda olduğu gibi bu alanda da AB’ye uyum sağlanmalı ve ordumuza din subayı olmalıdır. Çünkü; Avrupa başta olmak üzere 47 ülkenin ordusunun incelendiği rapora göre, sadece bir kaç komünist ülke ve Türkiye'de din subaylığı birimi bulunmuyor. Oysa Avrupa ülkelerinin tamamı ve ABD'de ise Müslüman askerler için bile Müslüman subay bulunuyor.
TSK’nın attığı olumlu adımı ileriye götürerek daha önce var olan din subayı kadrosuna yeniden işlev kazandırmasının askerlerimiz üzerinde olumlu sonuçlar vereceğine inanıyoruz” diye konuştu.
 
Hastanelere Din Hizmeti Sunulmalıdır
 
İnsanların özellikle hastalık döneminde moral ve manevi desteğe ihtiyaç duyduklarını belirten Yıldız sözlerine şöyle devam etti: Avrupa’da 20. yy. başından itibaren hastanelerde yatarak tedavi gören hastalara dini ihtiyaçlarını karşılamak, onlara moral vermek, ibadetlerini imkanlar ölçüsünde yerine getirmelerine yardımcı olmak ve yaşama dirençlerini desteklemek amacıyla din hizmeti sunulmaktadır.
Ülkemizde ise 1995 yılının başlangıcında kısa süreli de olsa hastanelerde yatarak tedavi gören hastalara din hizmeti verilmiştir. Ancak yasal boşluk yüzünden hastanelerde din hizmeti uygulaması devam ettirilememiştir. Hastanelerimizde Batı’daki uygulama ile paralel olarak din hizmeti uygulaması yeniden başlatılmalıdır. Çünkü hastanede yatan hastalar morale, yakın ilgiye ve manevi desteğe her zamankinden ve herkesten daha fazla muhtaçtırlar. AB sürecinde her alanda olduğu gibi bu alanda da AB’ye uyum sağlanmalı ve hastanelerimizde din hizmeti sunulmalıdır.
 
 
Müftülere de Nikah Kıyma Yetkisi Verilmelidir
 
“Özellikle kadının haklarını ve onurunu korumak için önce resmi nikah kıyılmalıdır. Resmi nikah olmadan dini nikah kıyılmamalıdır” diyen Yıldız, belediye memuruna, nüfus memuruna, hatta gemi kaptanına tanınan nikah kıyma yetkisinin müftülere de tanınmasını istedi.
Halkınızın din görevlisini söz, nişan ve düğününe çağırıp dini nikah kıymasını istediğini belirten Yıldız, “Bir nevi teamül haline gelmiş olan bu uygulama yasalarla çeliştiği için en çok din görevlilerini mağdur etmektedir. Halkın dini hassasiyetlerinden kaynaklanan ve uzun yıllardır teamül haline gelmiş olan bu uygulamaları kaldırmak mümkün olmadığına göre, uygulamaları suç olmaktan çıkaracak basit bir düzenleme yapmak mümkün gözükmektedir.
Sorunun çözümü; belediye memuruna, nüfus memuruna, hatta gemi kaptanına tanınan nikah kıyma yetkisinin müftülere de tanınmasıdır. Boş kadroların doldurulması, cami kadrolarının çift görevli sisteme geçirilmesi, Diyanet Radyo TV’nin Kurulması, Diyanet Akademisinin açılması, Kur’an Eğitimine getirilen yaş engelinin kaldırılması gibi bir çok taleplerini dile getiren Yıldız, “Memur-Sen ve Diyanet-Sen olarak bu güne kadar sadece ücret sendikacılığı yapmadıklarını ve ideolojik eylem sendikacılığını da benimsemediklerini kaydederek “Bundan sonra da ilkeli hizmet sendikacılığının gereği ne ise onu yapacağız.
Ücret konusunda istediğimizi tam olarak alamazsak bile sosyal ve hukuki konular görmezden gelinmemelidir. Bize göre, Hak kutsaldır. Hak mücadelesi de kutsal bir mücadeledir” dedi
 

DİYANET-SEN 2009 TOPLU GÖRÜŞME TALEPLERİNİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Kategorinin Diğer Haberleri